Ahlâkın kaynağını değiştiren medeniyet

Batı, ahlâkın kaynağını Tanrı’dan alıp insana teslim etmiştir. Peygamberlerin, mukaddes metinlerin ve semavî ölçülerin belirleyici olmadığı bir ahlâk tasavvuru ortaya çıkmıştır. Batılı insan, kendi ahlâkını kendisi yazmak istemiştir. Bu yüzden dinî metinler ya tahrif edilmiş ya da bütünüyle etkisizleştirilmiştir. Hak peygamber Hazreti İsa’nın şahsiyeti gölgelenmiş, onun tebliğ ettiği hakikat geri plana itilmiştir.

Prof. Dr. Sami Şener: Modern anlayış, ihtiyaç ve zevkler üzerine bina edilen dar bir hayat tasavvuru üretti

Ekip Haber’e konuşan Prof. Dr. Sami Şener, Batı’nın sekülerleşme sürecinden başlayarak ahlakın nasıl “vitrin”e dönüştüğünü, hukukun güçle kurduğu problemli ilişkiyi ve modern insanın sınırsız arzu merkezli tanımının hangi içtimai sonuçlara yol açtığını sorguluyor.

Ömer Emre Akcebe: Epstein dosyası ‘Batı Medeniyeti’nin gerçek yüzüdür

Bu mülâkat, yalnızca Jeffrey Epstein dosyasının karanlık ayrıntılarını aralayan bir röportaj değil; modern gücün, denetimsiz kaldığında nasıl bir ahlâk çölü ürettiğini gösteren “medeniyet” eleştirisidir. Aylık Baran Dergisi yazarı Ömer Emre Akcebe, Epstein etrafında cereyan eden hâdiseleri magazinel boyutundan çıkarıp, onu hukuk, ahlâk ve insan tasavvuru ekseninde okuyan güçlü bir fikir zemini üzerine oturtuyor. Ekip Haber’e konuşan Akcebe, Epstein dosyasının Batı Medeniyeti’nin gerçek yüzü olduğunu ifâde ediyor.

Estetik, ahlâk ve istikamet meselesi

Estetik duyuşun ahlâkî idrakten koparıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Geriye kalan, çoğu zaman kendi içini dolduramayan bir süslü görünüş… Nice insanlar görüyoruz ki elbiseleri ihtişamlı fakat içleri boş.

Kültür endüstrisi ve ahlâkî çöküş

Batı’nın batakhanelerinde sergilenen ahlâksızlıklar, günümüz Türkiye’sinde “medeniyet” kisvesi altında meşrulaştırılmakta, görsel ve dijital yayınlar aracılığıyla yaygınlaştırılmaktadır. Televizyon programları, diziler, reklamlar ve günümüzde her ferdin cebine kadar girmiş olan sosyal medya platformları, ahlâksızlığı teşhir etmenin çok ötesine geçerek, onu övmenin, meşrulaştırmanın ve gündelik hayatın olağan bir parçası hâline getirmenin en etkili vasıtalarına dönüşmüştür.