Dijital İkizler: Vizyonun temsiliyeti

Ülkemiz bu küresel yarışta; başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmayı reddeden, kendi oyun kurucu rolünü dijital kodlarla tahkim eden iddialı bir duruş sergiliyor. Türkiye, 2026 stratejik hedeflerinin merkezine yerleştirdiği "İkiz Dönüşüm" (Dijital ve Yeşil Dönüşüm) hamlesiyle, sanayisini sadece modernize etmiyor; onu geleceğin dünyasına yeniden formatlıyor.

Nazım Elmas: Türkiye ile işbirliği yapmayan dijital mecralar için yeni düzenlemeler kapıda

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, çocukların korunmasının milli bir görev olduğunu belirterek Türkiye’de faaliyet gösteren dijital platformların ülkenin yasalarına ve toplumsal değerlerine uyması gerektiğini söyledi. İş birliği yapmayan platformlar için yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini açıkladı.

SEO’nun saltanatından GEO’nun zekasına

Klasik SEO’da mücadele arama sonuç sayfasındaki (SERP) konum içindi. GEO’da ise “zihinsel temsiliyet” savaşı var: Yapay zekâ sizi çözüm ortağı olarak tanıyor mu? Markanız, yapay zekânın akıl yürütme sürecine dahil olabiliyor mu? Bu değişim ölçüm anlayışımızı da dönüştürüyor.

Sosyal medyada kimlik doğrulaması: Yeni bir düzen mi başlıyor?

Yeni düzenleme ile asıl hedef, fake hesaplar, trol ağları ve organize dezenformasyon yoluyla saçılan kirliliği azaltmaktır. İddia ortaya atan kişi, ispatıyla konuşmak zorunda kalacak ve yeni sistemde kim olduğunu da ortaya koyarak bir tez sunacaktır. Kimlik doğrulaması yapılmış bir hesap yine belirli ölçüde anonim kalabilecek, ancak sorumlu davranmak zorunda olacaktır. Zaten isteyen, istediği şekilde kendi gerçek kimliğiyle, kanunlara uygun biçimde eleştirisini yapabilmektedir ve öyle yapmaktadır.

Dijital mühür çağı başlıyor: 2026’da deepfakelerden kurtulacak mıyız?

Şu son aylarda “deepfake”ler resmen her yeri ele geçirdi. Bir bakıyorsunuz ekranında bir cumhurbaşkanının ağzından “Yarın herkes maaşını alsın” diye bir video dolaşıyor, ertesi gün annenin sesiyle “Kızım acil para gönder” diye bir arama geliyor… Ve en korkuncu: Bunlar artık nadir nadiren yaşanan şeyler değil.

Sorun teknolojinin yetersizliği değil, dijital okuryazarlık

Türkiye’de her yıl milyarlarca lira “dijital dönüşüm” başlığı altında harcanıyor. Ama gerçek şu ki, o paranın çoğu demirbaş değil, boşluğa savruluyor. Boşluk nerede? Bir sunucuda, bir fiber kabloda, bir lisans anahtarında değil; insanların zihninde, alışkanlıklarında, korkularında ve konfor alanlarında.

Gerçeğin üstünü örtmeye çalışan görünmez güç: Dijital oligarklar

Hakikatin üzeri her zamankinden daha çok örtülmeye çalışılıyor. Bir annenin elinden kayan çocuğu, bir babanın titreyen elleri, bir evin üstüne düşen bombalar ve hatıraların üzerine dökülen beton…

İmamoğlu’nun ‘dijital casusluk’ soruşturması: İstanbul’un verileri ABD ve Almanya’ya aktarılmış

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasında, 15 milyon İstanbulluyu ilgilendiren geniş çaplı bir dijital casusluk ağı ortaya çıkarıldı.

Kadın liderler dijital dönüşümün neresinde?

Kendi kariyerimde karşılaştığım zorluklar da sektörün genel yapısını yansıtıyor. Dijital dönüşüm projelerinde liderlik ettiğim ekiplerde, kadın meslektaşlarımın teknik yetkinlikleri tartışılmaz olsa da, terfi süreçlerinde görünmez engellerle karşılaşıyoruz.

Sumud Filosu'nun dijital direnişi: Teknoloji, ablukayı kırmanın yeni silahı

Sumud’un teknolojik kalbi, filo gemilerinin konumunu anlık paylaşan tracker platformlarında atıyor. Resmi sitede entegre edilen “Global Sumud Flotilla Tracker”, GPS verilerini kullanarak gemilerin rotasını haritalandırıyor.