22 yıldır Venezuela’da yaşayan ve Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Temsilcisi olan Eser, sarsıntı anında büyük bir panik yaşandığını belirterek, “Buzdolabı ve dolapların üzerime devrildiğini gördüm. Aklıma hemen ailem geldi ve koşarak yanlarına gittim” dedi.
Ailesini güvenli bir bölgeye bıraktıktan sonra tekrar deprem alanına döndüğünü anlatan Eser, yolda binalardan düşen eşyalar ve insanların oluşturduğu yıkıcı manzarayla karşılaştığını ifade etti. Komşularının yardım çığlıkları üzerine enkaz altındaki kişilere müdahale ettiğini belirten Eser, o gece 38 kişiyi göçük altından çıkararak güvenli bölgeye taşıdığını söyledi.
Yaşananları “savaş ortamına” benzeten Eser, “Her yerden çığlıklar yükseliyordu, insanlar molozların altında hayat mücadelesi veriyordu” ifadelerini kullandı. Enkaz altında sesini duyduğu bir kişiyi kurtarmak için uzun süre çaba harcadığını ancak yeterli ekipman olmadığı için başarılı olamadığını da aktardı.
Eser ayrıca deprem bölgesine yakın bir otelde bulunan Türk Hava Yolları mürettebatının da güvenli alana tahliye edilmesine yardımcı olduğunu belirtti. Türkiye’nin Caracas Büyükelçiliği ile iletişim sorunları nedeniyle doğrudan temas kuramadığını söyleyen Eser, Türkiye’den kendisini merak edenlere de teşekkür etti.
Türk arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarına da değinen Eser, AFAD, UMKE, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kızılay’ın sahadaki varlığının önemli olduğunu vurgulayarak, “Burada yaşananları yerinde görmekle ekranlardan izlemek çok farklı. Gerçek tablo çok daha ağır” dedi.


