Murat Özer: Kürtler rahat bir nefes alacak

0
Murat Özer: Kürtler rahat bir nefes alacak
"Yaklaşık bir asırdır Suriye Devleti tarafından çoğu vatandaş bile kabul edilmeyen Kürtler artık ülkenin saygın bir yurttaşı oldular."

Akşam gazetesi yazarı Murat Özer bugünkü yazısında, Suriye'deki SDG terör unsurlarının tasfiyesiyle Kürt halkının rahat bir nefes alacağını yazdı:

"SDG'nin tasfiye edilip Suriye'de toprak bütünlüğü sağlandığında aslında ilk nefes alacak olanlar Kürtler. Yaklaşık bir asırdır Suriye Devleti tarafından çoğu vatandaş bile kabul edilmeyen Kürtler artık ülkenin saygın bir yurttaşı oldular.

Bu durum Terörsüz Türkiye ve Bölge vizyonumuza da çok büyük bir katkı sağlayacak. Hatta DEM'in sırtında taşıdığı terör kamburundan kurtulmak için bir fırsat bu. Şimdi biraz gürültü çıkarsalar da Suriye'de işler durulduğunda bunun faydasını göreceklerin başında DEM bulunuyor. Çünkü namluların gölgesinin kalktığı bir ortamda konuşmak çok daha kolay ve yapıcı olacak.
Kürtlerin varlıklarını kanıtlamaya ihtiyacı mı var?

Suriye PKK'sının tasfiye edilme sürecinde oluşan gerilimden istifade eden birtakım ırkçı/inkârcı tayfa o bilindik saçmalıklarını anlatmaya hız verdi. Kimisi Kürtlerin dağlı Türkler kimisi ise İranlı bir kavim olduğunu ispat etmeye çalışıyor.

Böylesi bir cehalete cevap vermek bile anlamsız. Kürtlerin dili, grameri, Kürtçenin kelime hazinesi apaçık ortada. Kürtlerin tarihte kurdukları beylikler, haklarında kalem alınmış on binlerce arşiv belgesi şuracıkta duruyor. Her şeyden önce milyonlarca Kürt tarihi coğrafyasında yaşamlarını sürdürüyor. Kime neyi kanıtlayacaklar?

Aynü'l Arab mı Kobani mi?

Halep'in bu küçük ilçesi DEAŞ ve PKK gibi iki terör örgütünün sırf alan hakimiyeti için 2014'te savaştığı bir yer olmasaydı muhtemelen hiçbir şekilde dünyanın gündeminde yer etmezdi. Demirtaş'ın sokak çağrısıyla başlayan ve başta Yasin Börü olmak üzere çok sayıda insanımızın hayatına mâl olan provokasyonun adı da bu yüzden Kobani'ydi. Bu yüzden olsa gerek Kürtçü bölücülük için bu isim sembolik bir anlam taşıyor.

Kürtçülerin iddiasına göre Kobani Kürtçe bir isim ve bölgenin bir Kürt yerleşimi olduğunun kanıtı. Tarihçiler için ise bu iddia gülünç. Çünkü Kobani ismi Kürtçe olmadığı gibi herhangi bir dile de ait değil. Kasabanın adı tüm tarihi kayıtlarda "Arap Pınarı" olarak geçiyor. Suriye Devleti kurulduktan sonra ise bu ismin tam Arapça karşılığı olan Ayn'ül Arap olarak değiştirildi.

Merak edenler için Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nde bölge hakkında çok sayıda belge var. Bunlar içinde Osmanlı Devleti'nin son yıllarına ait (Gnkur Atase/110-9-1-10/75-0-49) numaralı Rabiulahir 1337 (30 Ocak 1919) tarihli bir belgede açıkça kasaba için "Arap Pınarı" ismi geçiyor.

Önceki dönemlere ait çok sayıda evrakta da isim aynı. Ben bu belgeyi seçtim. Çünkü Arap Pınarı'nın İngiliz işgaline uğrayıp elimizden çıktığı ve düşmanın Nusaybin, Rasulayn ve Diyarbakır'a doğru ilerleyeceğini haber veriyor. Resmi yazı Dahiliye'den Hariciye'ye yazılmış. Yani İç işleri Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı'nı bilgilendirip tedbir alma konusunda yapılabilecekleri değerlendiriyor.

Öyleyse Kobani ismi nereden çıktı? Bağdat Demiryolu'nu inşa eden Alman şirketinin adı (Şirket = Company) bölge halkının ağzında zamanla Kobani'ye dönüştü. Tuhaf ama gerçek. Arap Pınarı'nın topraklarımızda kalan kısmının ismi ise Mürşit Pınar."

  • Next Social

Yorum Yazın