Kültürel hegemonya: Dil, sinema ve küresel algı inşası

Modern çağda güç yalnızca askeri kapasiteyle ya da ekonomik hacimle ölçülmemektedir. Küresel sistemde belirleyici olan, zihinleri şekillendirme kudretidir. Sanat, dil, sinema, medya ve dijital platformlar aracılığıyla inşa edilen kültürel iklim; toplumların kendilerini ve dünyayı algılama biçimleri üzerinde tesirlidir.

Sanat, mânâ ve mihrak problemi

Doğu’da -özellikle İslâm irfan geleneğinde- sanatın beslendiği kaynak bambaşkadır. Burada sanatçı, âlemi mânâlandırma meselesini baştan çözmüş gibidir; çünkü hareket noktasını tayin etmiştir. Pergelin bir ayağı tevhîde sabitlenmiş, diğer ayağı ise mevcudiyet sahasında serbestçe dolaşmaktadır. Bu muvazene, sanatçıyı ne dünyadan koparır ne de dünyaya hapseder. Aksine, her şeyin yerli yerinde durduğu bir idrak zemini inşa eder.