Terör devleti İsrail'in katliam savunması: Hasbara

0
Terör devleti İsrail'in katliam savunması: Hasbara
Terör devleti İsrail'in devlet aygıtları ve sivil toplum kanallarıyla yürüttüğü Hasbara endoktrinasyonu, toplumsal bilinci 'ebedi mağduriyet' ve 'mutlak savunma' ekseninde mühürledi.

Derin olan, karanlık olan, kanlı olan şey, kendini en parlak kelimelerle gizliyor. Dil değişince gerçek de değişmiş gibi oluyor. Gazze'de molozların altından hâlâ isimler değil, parçalanmış oyuncaklar ve sayılamayan bedenler çıkarılırken; dünyanın önüne bembeyaz, ütülü ve steril bir dil sürülüyor.

Sabah gazetesinin haberine göre Orhan Turan'ın haberine göre bu dil, kan kokusunu bastırmak için icat edilmiş devasa bir laboratuvar ürünü. Hasbara, İbranice'de açıklama ya da izah etme anlamına geliyor. Ancak uluslararası siyasette bu terim, özellikle İsrail'in kamu diplomasisi ve iletişim stratejisi için kullanılmaya başlanmıştır. Ajans haberleri, gazete ve televizyon anlatıları, filmler ve milyar dolarlık enformasyon makinası her bir kelimeye işte bu parfümden sıkıyor.

Soykırım yerine "Operasyon" yıkım yerine "savunma", katliam yerine "güvenlik ihtiyacı" başlıklarıyla anlatılır hikâye... Fiil pasifleşir. "İsrail çocukları öldürdü" denmez. "Çatışmalarda çocuk ölümleri yaşandı" denir. Ölüm olur ama öldüren ortada yoktur. Sanki deprem olmuş gibi, sanki sel gelmiş gibi. Bu dil tesadüf değil. Öğretiliyor. Planlanıyor. Yayılıyor.

1948'e gidelim. İngiliz manda yönetimi himayesinde Filistinlilere yönelik terör, katliam ve en önemlisi işgalle geçen bir soykırım pratiği ardından bir devlet ilan ediliyor. O dönemde terörör örgütü Haganah, ertesi sabah İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) dönüveriyor. Radikal Yahudi siyonistler ise terörist kıyafetlerini çıkarıp, üniformalarını giyerek IDF'ye dönüşüyor.

Filistin topraklarına yönelik işgal, tehcir ve katliamı içine alan bu süreci dünyaya meşru gerekçelere dayandırmak için İsrail kendi propaganda sistematiğini ortaya koyuyor. Tam bu noktada çare Hitler'in propaganda bakanı Goebbels'in icat ettiği "kurgulanmış gerçeklik" fabrikasında bulunuyor.

Yahudi davasının dünyaya sadece 'askeri başarı' olarak değil, bir 'ahlaki zorunluluk' olarak anlatılması gerektiğini söyleyen Nahum Goldmann'ın belki de dünyayı aldatma konusunda giriştiği en büyük başarı bu oldu. Artık sahada neler olduğunun pek bir önemi yoktur ve asıl olan dünyaya ne anlatıldığıdır. İşte bu anlatı zamanla bir refleks olmaktan çıkarak kurumsallaştı.

İsrail'in devlet aygıtları ve sivil toplum kanallarıyla yürüttüğü Hasbara endoktrinasyonu, toplumsal bilinci 'ebedi mağduriyet' ve 'mutlak savunma' ekseninde mühürledi. Bu müfredatla harmanlanan İsrail halkı, dünyayı bir tehdit merkezi olarak algılayan ve hayatta kalma güdüsüyle her türlü hukuksuzluğu meşrulaştıran histerik bir yankı odasına hapsedildi. İsrail'de "hakikat", henüz ilkokul sıralarında Morasha (Mirasımız) dersleriyle kurşuna diziliyor; çocuklar ebedi mağduriyet ve sözde ahlaki üstünlük ninnileriyle büyütülüyor.

ÇOCUKLUKTAN KIŞLAYA ALGI SUİKASTI

Yedi yaşından itibaren "hafıza ve meşruiyet" öğretiliyor. Holokost anlatısı, her askeri eylemi peşinen haklı kılan bir zihin haritasına dönüştürülüyor.

Lise çağına gelindiğinde ise Gadna ve IDF hazırlık programları ile genç zihinler, birer askeri mühimmat oluveriyor.
Burada "Public Diplomacy" adı altında verilen Hasbara eğitimi, öğrencilere yabancı medyayı nasıl manipüle edeceklerini ve işgali hangi kelimelerle ambalajlayacaklarını bir ezber olarak öğretiyor.

  • Next Social

Yorum Yazın