Suriye Başmüftüsü Usame er-Rıfai: Suriye'nin eski rejimden kurtulması ve yeniden inşa edilmesi sürecinde Türkiye'nin desteğini gördük

0
Suriye Başmüftüsü Usame er-Rıfai: Suriye'nin eski rejimden kurtulması ve yeniden inşa edilmesi sürecinde Türkiye'nin desteğini gördük
Suriye Başmüftüsü Usame er-Rıfai, İstanbul'da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, Suriye'nin eski rejimden kurtulması ve yeniden inşa sürecinde Türkiye'nin verdiği desteğe dikkati çekti.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından "Küresel Krizlere Kur'ânî Çözümler" temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, dünyanın farklı coğrafyalarından akademisyen, alim, araştırmacı ve fikir insanlarını İstanbul'da bir araya getirdi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan sempozyuma, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve çok sayıda davetli katıldı.

Sempozyuma 5 kıta ve 60 ülkeden katılım sağlandı.

KARADAĞİ, İNSANLIĞIN ORTAK SORUNLARINA ORTAK ÇÖZÜMLER ÇAĞRISI YAPTI

Karadaği, sempozyumda yaptığı konuşmada, dünyanın insani, inanç, ahlak ve fıtri krizlerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, İslam'ın insanlığa çözüm sunabileceğini söyledi.

Dünyanın "küçük bir köy" haline geldiğini ifade eden Karadaği, sorunların yalnızca Müslümanların değil bütün insanlığın ortak sorunları olduğunu vurguladı.

Karadaği, "Bu konferansta sadece İslam ümmetinin sorunlarına değil, bütün insanlığın sorunlarına çözüm aramalıyız. Çünkü dünya artık küçük bir köy haline geldi ve sorunlarımız ortaktır, dolayısıyla çözümlerimiz de ortak olmalıdır." dedi.

İslam ümmetinin birlik içinde hareket etmesi ve insanlığa ortak çözümler sunması gerektiğini belirten Karadaği, "İslam ümmeti için Kur'an ve sünnete dayalı fikri birliğe doğru pratik adımlar atmalıyız." ifadelerini kullandı.

Bu birlik anlayışının yalnızca ibadet hayatıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Karadaği, bunun medeniyet, bilim, üretim, yenilik ve yaratıcılığı da kapsaması gerektiğini söyledi.

İnsanlığa yönelik çözüm önerilerinin de geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Karadaği, "İnsanlığa iman, fıtrat, aile, olgun düşünce ve Allah'la barışık insan üzerinden bir düşünce ve proje sunmalıyız." dedi.

"İSLAMİ BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLER" ÖNERİSİ

Karadaği, uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına katkı sunacak "İslami bir Birleşmiş Milletler" kurulmasını önerdi.

Birleşmiş Milletler sistemini eleştiren Karadaği, "Bugünkü Birleşmiş Milletler sistemi, beş ülkenin veto hakkına sahip olması nedeniyle temelde ırkçı bir anlayış üzerine kurulmuştur." dedi.

İslam dünyasının uluslararası barış ve güvenliğe katkı sağlayacak bir yapı oluşturması gerektiğini belirten Karadaği, bu önerilerin hayata geçirilmesi için alimler ve hukukçuların yer aldığı bir komite veya yapı oluşturulmasını istedi.

Karadaği, "Bu projeleri açıklayacak, geliştirecek ve hayata geçirecek bir komite veya yapı oluşturmalıyız. Bu yapıda alimler ve hukukçular yer almalıdır." diye konuştu.

Müslümanların temel sorununun alternatif projeler ortaya koyamamak olduğunu ifade eden Karadaği, ekonomik sistemleri örnek göstererek İslam'ın yalnızca yasak koyan değil, alternatif sunan bir anlayışa sahip olduğunu söyledi.

Karadaği, "Allah faizi haram kıldığında sadece 'faiz haramdır' demedi, 'Allah alışverişi helal kıldı' dedi. Önce alternatifi sundu, sonra yasağı getirdi." ifadelerini kullandı.

KARADAĞİ, GAZZE'DEKİ SALDIRILARA DİKKATİ ÇEKTİ

Gazze'de yaşananların dünyanın karşı karşıya olduğu insani ve ahlaki krizin açık göstergelerinden biri olduğunu belirten Karadaği, uluslararası toplumun saldırıları durdurmakta yetersiz kaldığını söyledi.

Karadaği, "Gazze'ye baktığımızda, dünyanın sessizliğini gördüğümüzde bunun için başka bir delile ihtiyacımız yok. Adaletsizlik bütün sınırları aşmıştır." dedi.

Dünyanın büyük bölümünün, hatta bazı Arap ülkelerinin dahi bu adaletsizlik karşısında sessiz kaldığını ifade eden Karadaği, insanlığın ve İslam ümmetinin yaşananları durdurmakta yetersiz kaldığını dile getirdi.

Bediüzzaman Said Nursi'nin "Şam Hutbesi"nde İslam toplumunun karşı karşıya bulunduğu altı hastalığı teşhis ettiğini belirten Karadaği, Nursi'nin bu hastalıklara Kur'an'dan hareketle çözüm sunduğunu söyledi.

Karadaği, Nursi'nin sorunların temelinde insanın "benlik" anlayışını gördüğünü belirterek, "Bediüzzaman, önce 'ben'i düzeltmeye başlıyor. Çünkü dünyanın anahtarı insanın elindedir." ifadelerini kullandı.

RIFAİ, BEDİÜZZAMAN'IN İSLAM'IN DEĞERLERİNİN KORUNMASINDAKİ ROLÜNÜ ANLATTI

Suriye Başmüftüsü Usame er-Rıfai de sempozyumda yaptığı konuşmada, Bediüzzaman Said Nursi'nin İslam'ın inanç, ahlak ve değerlerinin korunmasındaki rolüne dikkati çekti.

İslam'ın ilk dönemlerinden yaklaşık iki asır öncesine kadar Müslüman toplumlarda yaşanan medeniyet değişimlerinin din, inanç, şeriata bağlılık, ahlak ve gelenekler üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturmadığını belirten Rıfai, bu dönemde Müslüman medeniyetinin başka medeniyetleri etkileyen bir konumda bulunduğunu söyledi.

Son iki yüzyılda Batı öncülüğünde yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin din, inanç, ahlak ve değerlere yönelik olumsuz etkileri beraberinde getirdiğini savunan Rıfai, Bediüzzaman Said Nursi'nin bu süreçte İslam'ın inanç ve ahlaki değerlerinin korunmasına yönelik önemli çalışmalar yaptığını ifade etti.

Rıfai, "Son iki asırda Batı'nın öncülüğündeki büyük medeniyet, bilim ve uygulamalı bilim sıçramaları, dinimize, inancımıza, ahlakımıza ve bağlılığımıza yönelik olumsuz etkileri de beraberinde getirdi." dedi.

Bediüzzaman'ın yanı sıra İslam dünyasındaki alim ve düşünürlerin bu gelişmelere karşı mücadele ettiğini belirten Rıfai, günümüzde de Müslüman ülkeler, dini ve kültürel kurumlar ile alimlerin işbirliği yapması gerektiğini söyledi.

Rıfai, "Bugün kültür, din, medeniyet ve tarihle ilgilenen bütün devletlerin ve kurumların koordinasyon içinde olması, dinimizi, inancımızı, ahlakımızı ve değerlerimizi tehdit eden fırtınalardan mevcut nesli koruması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Özellikle genç nesillerin korunması için eğitim müfredatları hazırlanması gerektiğini belirten Rıfai, "Fikirlerden ve şüphelerden koruyacak müfredatlar hazırlamalıyız." dedi.

RIFAİ, TÜRKİYE'NİN SURİYE'YE DESTEĞİNE TEŞEKKÜR ETTİ

Suriye'deki gelişmelere de değinen Rıfai, Türkiye'nin Suriye'ye verdiği desteğe teşekkür etti.

Rıfai, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk hükümetine ve Türk halkına teşekkür ediyoruz. Suriye'nin eski rejimden kurtulması ve yeniden inşa edilmesi sürecinde Türkiye'nin desteğini gördük." dedi.

Suriye'nin zaferinde farklı kesimlerin desteği bulunduğunu belirten Rıfai, Türkiye'nin bu desteğin başında geldiğini söyledi.

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılış programı Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirildi. Akademik oturumlar ise 5-6 Ekim'de İstanbul'da devam edecek.

Sempozyumda "Yeni Dünya Düzeninde Medeniyet Tasavvuru", "Vahiy Merkezli Toplum ve Aile", "Modern Çağın Sosyal Meseleleri" ve "Modern Çağın Mânevî Meseleleri" başlıkları altında oturumlar gerçekleştiriliyor.

Yorum Yazın