Rusya Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın St. Petersburg Başkonsolosluğu’nun faaliyetlerine izin veren kararın 29 Ağustos itibarıyla geri çekildiğini açıkladı.
Bakanlık, başkonsolosluğun en geç 18 Eylül’e kadar faaliyetlerini tamamen sonlandırması ve çalışanlarının da aynı tarihe kadar Rusya’dan ayrılması gerektiğini bildirdi. Kararın, Berlin’in Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğu ile Berlin’deki Rus Evi’ni kapatma girişimine misilleme olarak alındığı belirtildi.
Moskova yönetimi ayrıca Almanya’nın Rusya’daki Goethe-Institut kültür merkezlerinin faaliyetlerine son verilmesini kararlaştırdı.
Merkezlerde görev yapan çalışanların 13 Eylül’e kadar Rusya’yı terk etmeleri istendi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın attığı adımları “dostça olmayan eylem” olarak nitelendirirken, yeni kararların Berlin’in politikalarına karşılık niteliğinde olduğunu savundu.
Bakanlık açıklamasında, “İkili ilişkilerde yeni bir gerilim turunu bir kez daha Almanya makamları tahrik etti” ifadelerine yer verilirken, ortaya çıkacak sonuçlardan Almanya hükümetinin sorumlu tutulacağı belirtildi.
Gerilimin merkezinde Leipzig/Halle olayı var
Berlin ile Moskova arasındaki son gerilimin temelinde, 4 Ağustos’ta Leipzig/Halle Havalimanı yakınlarında yaşanan insansız hava aracı olayı bulunuyor.
Alman makamları, Ukrayna’ya askeri malzeme taşımacılığında kullanılan bir Antonov tipi kargo uçağının yakınında patlayıcı yüklü bir İHA bulunduğunu açıklamıştı. Olay sırasında havalimanındaki hava trafiği geçici olarak durdurulmuş, DHL’ye ait bir kargo uçağı ise inişini iptal ederek Hannover’e yönelmişti.
Almanya, olayın Rusya bağlantılı bir sabotaj girişimi olduğunu değerlendirirken Moskova bu suçlamaları reddetti. Rusya, Berlin’in iddialarını “absürt bir uydurma” olarak nitelendirdi.
Karşılıklı misillemeler sürüyor
Rusya ile Almanya arasındaki karşılıklı adımlar, Ukrayna savaşı sonrasında zaten gerilen ilişkilerin daha da kötüleştiğine işaret ediyor. Goethe-Institut merkezlerinin kapatılması ve başkonsoloslukların faaliyetlerine son verilmesi, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yanı sıra kültürel temasları da doğrudan etkiliyor.


