Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yahya Bostan bugünkü "Yeni hamle hazırlığı: ABD Mekke İttifakı’ndan rahatsız mı oldu?" başlıklı yazısında, ABD Başkanı Trump'un bölgeye dair yeni planında Mekke İttifakı'nı kullanmaya çalışacağını yazdı:
"Aslında ABD Başkanı Trump’ın Mekke Savunma İttifakı’na ilk tepkisi pozitifti. Açıklamasında “Nihayet…” ve “Çok mutluyum” vurguları dikkat çekiyordu. Trump’ın bölgesel meselelere ilişkin gayri resmi sözcüsü Thomas Barrack da İttifak’ı olumlamıştı. Bu yüzden ABD’yi “İttifak’tan rahatsız olan ülkeler” listesine yazamazdık. Ancak geçtiğimiz günlerde üzerinde pek durulmayan önemli bir haber yayınlandı. Trump’ın İran savaşı sonrasına ilişkin bir çalışma yaptığı sızdırıldı. Hedef, ABD garantörlüğünde, İran’ı enterne edecek bölgesel bir uyum/hizalanma/eksen oluşturulmasıydı. ABD’nin kurgusu Mekke İttifakı’yla konuşur mu yoksa çelişir mi? Analiz edeceğiz ama önce elimizdeki verileri yeni bilgilerle harmanlayarak bir fotoğraf çekelim…
BİR SÜRE YENİ ÜYE ALINMAYACAK
Bir. Türkiye, Pakistan, S. Arabistan arasında oluşturulan Mekke Savunma İttifakı kurumsallaşma çalışmalarına başladı. Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi (İttifak’ın karar organıdır) İstanbul’da 31 Ağustos’ta toplandı. S. Arabistan’da sekreterya kuruldu, Genel Sekreterliği üç yıllık süre için Pakistan üstlendi, İttifak’ın yol haritası oluşturuldu.
İki. Mekke İttifakı, yeni katılımlara açık olarak kurgulandı. Dışişleri Bakanı Fidan bunu birden çok kez söyledi. Hatta Mısır dile getirildi (Mısır Bölgesel Dörtlü/R4 mekanizmasının parçası). Hangi ülkelerin İttifak’a katılabileceğine yönelik analiz çok. Ancak şu bilgiyi vermem gerekiyor: İttifak’ın üç kurucu üyesi, kurumsallaşmaya (mevzuat çalışmasından yapılanmaya kadar…) önem veriyor. Önce kurumsallaşmanın tamamlanması isteniyor. Bu aşama geçilinceye kadar yeni üye kabulü muhtemelen yapılmayacak. Kurumsallaşma faaliyetleri yaklaşık bir yıl sürebilir.
İSRAİL’İN İTTİFAKA BAKIŞI
Üç. İsrail ve Yunanistan’ın imza attığı Aşil Kalkanı hava savunma sistemi anlaşması, Mekke İttifak İstanbul toplantısıyla aynı zamana denk geldi. İsrail İttifak’tan rahatsız. Ancak bunu açık bir şekilde dile getirmekten kaçınıyor. Açıklamalar Türkiye’yi hedef alıyor ancak Mekke İttifakı’nı pas geçiyor. Sebebi, İsrail’in S. Arabistan’la normalleşme umudunu korumasıdır. BAE, İttifak’a katılma ihtimali düşük ülkelerden biri. Negatif resmi bir açıklama yok. Ancak BAE medyası Mekke İttifakı ile ilgili soru işaretlerini çok sık dile getiriyor. İran ise İttifak’ı “Bölge ülkelerinin ABD etkisinden çıkma çabası” vurgusuyla olumladı. Ancak bu resmi söylemdir. İran ve vekil güçlerinin hedef aldığı S. Arabistan’ın “karşılıklı savunma” maddesi içeren bir ittifaka katılması Tahran’ı memnun etmez.
Dört. Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Çin Devlet Başkanı Jinping’i ağırladı (çok önemlidir.) Trump’la ilişkileri sıcak. Önümüzdeki günlerde Yunan ve Rum liderlerle Mısır’da buluşacak. İsrail’e tepkili ama Ebu Zuhur saldırısını -davet gitse de- kınamadı. Çelişik gibi görünse de değil. Çok kutuplu/ittifaklı yeni düzenin doğası bu. Kahire tüm bu akslarla dirsek temasını sürdürerek elini güçlendirmek istiyor. Peki bu durum Mısır’ı Mekke İttifakı’ndan uzaklaştırır mı? Hayır. Mısır, Bölgesel Dörtlü’nün parçası. Gazze, Kuzey Afrika, Afrika Boynuzu, Körfez’in güvenliği gibi başlıklarda fikirleri İttifak’la örtüşüyor. Öte yandan… NATO üyelerinin birçok başlıkta fikir ayrılığı yaşaması gibi… Mekke İttifakı üyelerinin de her konuda aynı fikre sahip olması gerekmiyor. Mısır’ı İttifak’a üye yapmak, fikir ayrılıklarının minimize edilmesi için faydalı olacak.
ABD İTTİFAK’I ÇEKİŞTİRECEK
Şimdi o haberi konuşalım… Axios diyor ki… Trump, İran savaşı sonrası için “İran’ı çevrelemeye ve İsrail ile komşuları arasındaki normalleşme sürecini genişletmeye odaklanan bölgesel bir strateji üzerinde çalışıyor.” Trump’ın planının üç ana başlığı varmış? Bir. İran’ı çevrelemek amacıyla ABD’nin garantörlüğünde bölgesel bir uyum/hizalanma/eksen oluşturulması. İki. Gazze Barış Planı’nın devamı, İsrail-Suriye, İsrail-Lübnan anlaşmalarının kotarılması. Üç. İbrahim Anlaşmaları’nın hayata geçirilmesi.
Bu haber bize ne söylüyor? Şöyle analiz ediyorum: Mekke İttifakı, ABD’nin ayağına basmıyor. Hatta “külfet paylaşıyor.” Ama kontrol ABD’de değil. Bu yüzden Washington memnun ama içi rahat değil. Son tahlilde Mekke İttifakı İran’ı hedef almıyor. ABD bir “hizalanma” yaparken muhtemelen Mekke İttifakı’nı İran’a doğru çekiştirecektir. O yöne gelmezse, daha geniş bir ittifakla Mekke İttifakı’nın “alt katman/mikro ittifak” düzeyinde kalmasını sağlamaya çalışabilir.
İma edilen “daha geniş ittifak” İbrahim Anlaşmaları’dır. Ancak gerçekçi mi? İsrail bu politikalarını sürdürdüğü müddetçe zor. Üstelik Trump da bunun farkında: S. Arabistan’la nükleer anlaşma yaparken İbrahim Anlaşmaları şartını kaldırmak zorunda kalmıştı. Aksi durumda Riyad’la anlaşamayacaktı.
Ama yine de vazgeçmiyor. Çünkü; İsrail’in yeni düzende oyun bozan olmasını istemiyor. Tel Aviv’e “Seni izolasyondan kurtaracağım, ama makul ol” diyor. Trump umudunu 27 Ekim’deki İsrail seçimine bağlamış görünüyor. Planı Netanyahu’nun devrilmesine göre yapıyor. Netanyahu giderse İsrail normalleşir mi? Belki dil değişir. Ama “hegemonya mücadelesi” bitmeyecek."


