Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/60355 sayılı soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Muhittin Böcek, 16 Ağustos 2026 tarihinde yeniden savcılığa ifade verdi. Böcek, 27 Haziran 2026 tarihli önceki ifadesinde 2024 yerel seçimleri öncesindeki belediye başkan adaylığı sürecine ilişkin beyanda bulunduğunu, daha sonra hatırladığı bazı hususları anlatmak amacıyla cezaevinden ek ifade talebinde bulunduğunu söyledi.
Böcek'in ifadesine göre süreç, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğü ve belediye başkan adaylıklarının belirlenmesine ilişkin birtakım güvenceler aldığı yönünde bilgi edinmesi üzerine başladı. Böcek, bunun ardından 30 Kasım 2023'te özel kalemi Yasin Yellice ile İstanbul'a gittiğini ve Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü belirtti.
Böcek, bu görüşmede İmamoğlu'nun başka birine adaylık sözü vermediğini, tercihini kendisinden yana kullanacağını ancak bunun için yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini öne sürdü.
Böcek, "Ben de elimden geldiğince zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim." ifadelerini kullandı.
Böcek ifadesinde şunları söyledi:
"Ben daha önceki ifademde de beyan ettiğim üzere Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü ve belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine bir takım güvenceler verdiğini ve başkan adaylığı karşılığında ödeme gerçekleştireceğini öğrenmem üzerine 30/11/2023 tarihinde özel kalemim Yasin Yellice ile birlikte İstanbul'a havayolu ile gittim.
İstanbul'da görüşme gerçekleştirdim!
İstanbul'da kendisi ile hatırladığım kadarıyla aynı gün Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de bir görüşme gerçekleştirdim. Bu görüşmede Ekrem İmamoğlu başka birine adaylık sözü vermediğini, tercihini benden yana kullanacağını ancak bunun için yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini söyledi. Ben de elimden geldiğince zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim.
Bir dostumda seçim bütçem için ayırdığım bir miktar param vardı
Bu görüşmeden sonra Antalya'ya döndüm. Bir dostumda seçim bütçem için ayırdığım bir miktar param vardı. Bu dostuma İstanbul'da 5 milyon euro ödemem olduğunu, seçim bütçem için kendisine emanet olarak bıraktığım para ile İstanbul'da ödeme yapacağımı söyledim. İsmini vermek istemediğim bu dostumda seçim bütçem için ayırdığım para 5 milyon euronun altında olduğu için üstünü de kendisinin borç olarak tamamlamasını rica ettim.
Dostum ricam üzerine bana seçim bütçem için ayırdığım param ile birlikte toplam 5 milyon euro para vermeyi kabul etti. Bu dostum orada bana havala isimli bir sistemden bahsetti. Parayı elden götürüp teslim etmek yerine bu sistemi kullanarak daha güvenli ve hızlı bir şekilde parayı teslim edebileceğimizi söyledi. Ben de kendisine güvendiğim için bu talebi kabul ettim.
100 TL paranın fotoğrafını çekti
Bunun üzerine yanında bulunan 100 TL paranın fotoğrafını çekti. İstanbul'da ödemeyi yapacak kişiye göndereceğini söyledi. Aynı 100 TL'yi üzerine bir isim ve telefon numarası yazılı bir not kağıdı ile birlikte bir zarfın içerisine koyarak bana verdi. Daha sonra bana "bu zarfı ödeme yapmak istediğin kişiye ver, onlar bu parayı
İstanbul Kapalıçarşı'da zarfı vererek teslim alabilirler" dedi. Şüphelinin havala sistemini kullandığını bahsettiği şahsın kim olduğu, zarfın içerisinde bulunan not kağıdında yazılı isim ve telefon numarasının ne olduğu hususları olayın aydınlatılması sebebiyle soruldu: parayı aldığım ve bana havala sistemini kullandıran dostumun kimlik bilgilerini vermek istemiyorum. Zarfın üzerindeki telefon numarasını üzerinden yaklaşık 2 yıl geçtiği için hatırlamıyorum. İsim olarak ise hatırladığım kadarıyla not kağıdında Taç Döviz yazılıydı.
Havala sisteminin İstanbul ayağında para kapalı çarşıda bulunan Taç Döviz isimli iş yerine gönderilmiş olabilir. Paranın daha sonra teslim alınıp alınmadığını bilmiyorum. Para transferini bu şekilde havala sistemiyle gerçekleşmesi üzerine 16/12/2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradım.
Yüz yüze görüşmek için randevu istedim. Kendisinin bana 17/12/2023 tarihinde randevu vermesi üzerine bu tarihte yine havayoluyla Yasin Yellice ile birlikte İstanbul'a gittik. İstanbul'da Ekrem İmamoğlu ile seçim ofisi olarak hatırladığım yüksek katlı bir plazanın giriş katında baş başa görüştük. Burada kendisine dostumun bana vermiş olduğu içerisinde 100 TL para ve not kağıdı bulunan zarfa kendisine teslim ettim.
Talep edilen paranın kalan kısmını daha sonra Cumhurbaşkanlığı adaylık süreci olduğu takdirde halledeceğimi söyledim. Daha sonra Ekrem İmamoğlu tutuklandığı için kalan ödemeyi kendisine yapmadım."


