Katar’dan Mekke İttifakı’na destek: Genişlerse ilk katılan ülkelerden oluruz

0
Katar’dan Mekke İttifakı’na destek: Genişlerse ilk katılan ülkelerden oluruz
Katar merkezli Orta Doğu Küresel İlişkiler Konseyi İcra Direktörü Halid el-Cabir, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan Mekke İttifakı’nı bölgesel güvenlik ve istikrar açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Katar, Bahreyn ve Kuveyt’in girişimi olumlu karşıladığını belirten Cabir, ittifakın daha geniş bir bölgesel yapıya dönüşmesi durumunda Katar’ın ilk katılan ülkeler arasında yer alacağını söyledi.

ABD ile İran arasındaki sürecin belirsizliğini koruduğunu vurgulayan Cabir, tarafların mevcut tutumlarında ısrar etmesinin diplomatik çözümü zorlaştırdığını dile getirdi.

“ABD ile İran arasında ne savaş ne de barış hâlindeyiz. ABD-İran uzlaşamazsa savaş yeniden başlayabilir” diyen Cabir, Pakistan’ın öncülüğünde başlatılan ve daha sonra Katar’ın da dahil olduğu arabuluculuk girişimlerinin önemine dikkat çekti.

Tarafların kendi pozisyonlarını koruduğunu belirten Cabir, ABD’nin şartlarından geri adım atmadığını, İran’ın ise Hürmüz Boğazı ve kendisine bağlı silahlı grupları önemli kozlar olarak gördüğünü ifade etti.

Husilerin de sürece dahil olması ve Babülmendep Boğazı’ndan geçen gemilerin hareketlerinin engellenmesinin krizi daha karmaşık hâle getirdiğini savunan Cabir, çatışmaların siyasi, askerî, güvenlik ve ekonomik açıdan bölge ülkelerini yıprattığını söyledi.

Körfez ülkelerinin petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığında ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Cabir, gerilimin yükselmesi ve yeni aktörlerin çatışmaya katılmasının krizi daha da derinleştirebileceği uyarısında bulundu.

“Mekke İttifakı desteklenmeyi hak ediyor”

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke İttifakı’nı bölgesel işbirliği açısından önemli bulan Cabir, girişimin ortak güvenlik yaklaşımı geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Katar, Bahreyn ve Kuveyt’in de ittifakı benimsediğini aktaran Cabir, şu değerlendirmede bulundu:

“Bölgenin üç büyük ülkesi Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında koordinasyon sağlanması, tehditlere ilişkin ortak bir bakış geliştirilmesi, güvenlik ve istikrar konusunda buluşulması önemli. Bu, desteklenmeyi ve takip edilmeyi hak eden bir adım.”

İttifakın ilerleyen dönemde başka ülkelerin katılımıyla büyüyebileceğini belirten Cabir, “Mekke İttifakı’nın oluşturduğu şemsiyenin gelecekte genişleyerek bölgesel bir yapıya dönüşmesi hâlinde Katar’ın ilk katılan ülkeler arasında olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Mısır’ın Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle dayanışmasını da olumlu değerlendiren Cabir, özellikle İran destekli Husilerden kaynaklanan tehditlere karşı ortak hareket edilmesinin daha kapsamlı bölgesel işbirliğinin önünü açabileceğini dile getirdi.

Körfez ülkelerinin ABD’nin güvenlik garantilerine duyduğu güvenin son çatışmalardan nasıl etkilendiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Cabir, Washington ile stratejik ortaklığın devam edeceği görüşünü paylaştı.

Yaklaşık yarım asırlık geçmişe sahip bu ilişkinin bölge ülkeleri açısından önemli olduğunu belirten Cabir, Körfez ülkelerinin ABD’nin savunma ve güvenlik sistemlerinden büyük ölçüde yararlandığını söyledi.

Cabir, “Bu savaşın ele alınış biçimine ilişkin bütün eleştirilere rağmen ABD, Çin, Rusya ve diğer aktörlerle karşılaştırıldığında bölge güvenliğinin en büyük garantörü olmaya devam ediyor” değerlendirmesini yaptı.

Çin’in Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından en fazla etkilenen ülkeler arasında bulunmasına rağmen çatışmaların sona erdirilmesi konusunda belirleyici bir rol üstlenemediğini belirten Cabir, diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

ABD ve İran’ın krizin çözülmesinin ve savaşın sona ermesinin bütün tarafların çıkarına olduğunu kabul etmesi gerektiğini belirtti.

İsrailli yetkililerin Katar açıklamalarına tepki

İsrailli yetkililerin Katar’ı hedef alan açıklamalarını da değerlendiren Cabir, söz konusu söylemlerin İsrail’deki seçim gündemiyle bağlantılı olduğunu vurguladı.

“Bunların bir değeri olduğunu düşünmüyorum. İsrail’deki seçimlerle bağlantılı açıklamalar. İsrailliler söylemleriyle Katar’a saldırmaya çalışıyor” diyen Cabir, Doha’nın Filistin meselesindeki tutumunun ve arabuluculuk faaliyetlerinin bilindiğini ifade etti.

 

Yorum Yazın