Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu yatırım fonlarının tasfiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin belirlenen ilkeler doğrultusunda ilerlediğini ifade eden Şimşek, tasfiyede şeffaflığın temel öncelik olduğunu ve kamu kaynaklarının kullanılmayacağını vurguladı.
Tasfiye işlemlerinde küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarında bulunan yatırımcılara öncelik verileceğini belirten Şimşek, nihai ödemelerin zaman alabileceğini, bu nedenle ara ödeme yönteminin uygulanacağını söyledi.
10 milyon lira ve üzeri kazanç sağlayanlara iade çağrısı
Piyasa bozucu faaliyetlerden elde edilen kazançların geri alınmasına yönelik çalışmalara değinen Şimşek, belirli eşik değerlerin oluşturulduğunu belirtti.
Şimşek, “Önemli kaynak, belli eşik değerler belirlendi. Bu fonların doğumundan sonuna kadar ilk aşamada 10 milyon TL ve üzerinde getiri kazananlara başvurulacak. 10 milyon TL ve üzeri kâr sağlayanlar için süreç başlatıldı, gönüllü iade hesabına ödeme yapılması istenecek” ifadelerini kullandı.
Bakan Şimşek, gönüllü iadenin gerçekleşmemesi hâlinde Adalet Bakanlığının ilgili hukuki süreçleri işleteceğini bildirdi. Fonlardan hukuka aykırı şekilde kazanç sağlayan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların geri alınmasının önemine dikkat çeken Şimşek, fonlarda yeterli kaynak bulunmaması durumunda bu kişilerin mal varlıklarına başvurulabileceğini belirtti.
45 bin 747 hesaba 40,8 milyar lira ödendi
Tasfiye sürecindeki gelişmelere ilişkin bilgi veren Şimşek, toplam 7 portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fonun tasfiye kapsamına alındığını hatırlattı.
Bu fonlardan 66’sının tasfiye işlemlerinin tamamlandığını belirten Şimşek, A1 Capital, Pardus ve Bulls bünyesindeki fonlarda sürecin sonuçlandırıldığını kaydetti.
Şimşek, “45 bin 747 hesaba 40,8 milyar TL ödendi. Normal tasfiye başarılı şekilde gerçekleşti” dedi.
Tasfiye edilen fonların performansına ilişkin de değerlendirmede bulunan Şimşek, para piyasası fonu yatırımcılarının 17 Eylül’deki değerlerine göre yüzde 1,43 ek getiri elde ettiğini açıkladı.
Hisse senedi ağırlıklı fonlarda ise farklı bir tablonun ortaya çıktığını belirten Şimşek, bu fonlardaki yatırımcıların 17 Eylül’deki değerler üzerinden yaklaşık yüzde 58 oranında ödeme alabildiğini, yüzde 42’lik farkın hisse senedi değerlerindeki düşüşten kaynaklandığını ifade etti.
Şimşek, tasfiye sürecinde küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarında bulunanların önceliklendirilmesi ilkesinin sürdürüleceğini bildirdi.
Hedef Portföy’ün de olağan tasfiye kapsamına alınacağını belirten Şimşek, şirket bünyesindeki 31 fondan 4’ünün para piyasası fonu olduğunu söyledi. Böylece 7 portföy yönetim şirketinden 4’ünün tasfiye işlemlerinin hafta sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini aktardı.
Atlas Portföy’ün sahiplerinin de tasfiye işlemlerini yürüten kurumla görüşmeler yaptığını belirten Şimşek, kaynakların geri konulması konusunda irade ortaya konulduğunu ancak konuya ilişkin değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu kaydetti.
Şimşek, kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesinin ardından küçük yatırımcılar ve para piyasası fonlarının önceliklendirilerek ödemelerin hızlandırılacağını ifade etti. Bu kapsamda yaklaşık 390 bin hesabın daha tasfiye edilmesinin planlandığını bildirdi.
Çalışmaların TMSF, Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) başta olmak üzere ilgili kurumların koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Şimşek, tasfiye sürecinin önemli bölümünün bu adımlarla tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.
Şimşek, fon tasfiyesinin yanı sıra sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesine yönelik kalıcı düzenlemeler üzerinde de çalışıldığını açıkladı.
Türkiye ekonomisinin büyüklüğü dikkate alındığında finansman ihtiyacının yalnızca bankacılık sektörü üzerinden karşılanamayacağını belirten Şimşek, sermaye piyasalarının gelişmesinin önemine işaret etti. Şimşek, orta ve uzun vadede finansman ihtiyacının yüzde 30 ila 40’ının sermaye piyasaları üzerinden karşılanmasının hedeflenmesi gerektiğini ifade etti.
Piyasa bozucu faaliyetler, koordineli işlemler ve içeriden edinilen bilgilerle gerçekleştirilen alım satımlara yönelik yaptırımların artırılacağını belirten Şimşek, gözetim ve denetim mekanizmalarının da güçlendirileceğini söyledi.


