Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında, Özata Denizcilik hisselerinde yüksek tutarlı alım-satım işlemleri gerçekleştirdikleri ve bu işlemlerden, 63,4 milyon liralık yatırım karşılığında 1,344 milyar lira, eşinin ise yaklaşık 99,7 milyon liralık yatırım karşılığında 826 milyon lira çektiği tespit edildi.
Fon soygunu soruşturmasında ortaya çıkan haksız kazanç neticesinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya partideki tüm görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı.
Kaya çifti dün şüpheli sıfatıyla ikinci kez ifade verdi. Fatma Betül Sayan Kaya, 'suç örgütüne üye olmak' ve 'SPK kanununa muhalefet' suçlamalarıyla tutuklandı.
Kaya'nın eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise yurt dışı çıkış yasağıyla adli kontrol talep edildi.
İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve sermaye piyasası araçlarının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde rapor düzenleyerek suç duyurusunda bulunduğu kaydedildi.
Savcılığın mahkemeye sevk yazısında Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğü, Tera yöneticilerinden Erdin Özel ile daha öncesinden tanışıklığı olduğu da belirtildi.
Sevk yazısında savcılık şu fon soygununa dair Fatma Betül Sayan Kaya'nın oynadığı rolü şu ifadelerle anlattı:
"'Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma', 'Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet' suçundan tutuklama talep ettiği sevk yazısında; Özata Denizcilik San. ve Tic. A.Ş. isimli şirket hissesinde işlem verileri ve bulgular neticesinde şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve Sermaye Piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından rapor düzenlendiğini belirtti. Sevk yazısında, “Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunulduğu, ilgili hissede yapılan işlemler ve KAP'taki (Kamu Aydınlatma Platformu) sermaye ve ortaklık yapısı incelendiğinde Tera grubunun şirket ve fon bazında OZATD hissesinde yoğun miktarda hisse alım işlemi gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
İlgili hissenin hisse değerinin yükselişinin 2026 yılının Nisan ayında başladığı ve düşüş eğiliminin ise fonlarla ilgili olarak alınan tasfiye kararını yani 17.09.2026 tarihinden 1 gün öncesi olan 16.09.2026 tarihine kadar devam ettiği, şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın OZATD hissesini alış zamanı 2026 yılının Nisan ayı olup, almış olduğu hissenin satış tarihinin ise 16.09.2026 tarihi olduğu, ayrıca bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş tarafından alındığı ve hisse değerininde şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı, Öncelikle OZATD hissesinin T+2 pozisyonunda olduğu, yani hisse satış işleminin gerçekleşmesinden sonraki 2 iş günü süren takas süresinde satış sonucu elde edilen miktarın hesaba geçtiği bir durum söz konusu olmasına rağmen şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'ya ait hisselerin satışının T+0 pozisyonunda yani virman şeklinde yapılarak bakiyenin aynı gün içerisinde hesaba geçtiği, bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş'ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığı tespit edilmiştir.
Burada yapılan satış işleminin 16.09.2026 tarihi olduğu yani tasfiyeden 1 gün önce bu işlemin gerçekleştiği, yukarıda da belirtildiği üzere şüphelinin Tera grubu yöneticileri ile diyalog halinde oluşu, ilk defa borsa yatırımcısı olmasına rağmen yatırım miktarının yüksek değerde oluşu dikkate alındığında şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir. Bu kapsamda şüphelinin kaçma ve delil karartma şüphesi dikkate alındığında hakkında uygulanacak adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz olacağı, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda da üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmaktadır."


