Ersin Çelik: Milli Eğitim Bakanlığı trans öğretmenlere karşı hukuki çerçeve oluşturması gerekiyor

0
Ersin Çelik: Milli Eğitim Bakanlığı trans öğretmenlere karşı hukuki çerçeve oluşturması gerekiyor
"Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlik mesleğinin pedagojik sınırlarını, ailelerin haklarını ve çocukların üstün yararını esas alan açık bir hukuki çerçeve oluşturması gerekiyor."

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ersin Çelik "Trans öğretmen meselesi: Bir eşik aşıldı" başlıklı yazısında, İstanbul'daki bir okulda cinsiyet değiştiren bir öğretmenin derslere girmeye devam etmesine ve okul yönetiminin bunu normalleştirmesini yazdı. Çelik mevzuattaki açığa dikkat çekiyor:

"İstanbul'da faaliyet gösteren özel bir okulda görev yapan İngilizce öğretmeninin, cinsiyetini terk etme sürecinin ardından derslere trans olarak girmesi ve okul yönetiminin velilere bu dönüşümü olağanlaştırmak amacıyla seminer düzenlemesi, Türkiye'nin eğitim sistemi açısından yeni bir tartışmanın kapısını araladı.

Söz konusu okul, İstanbul’un farklı noktalarında yerleşkeleri bulunan Açı Okulları’nın Sarıyer Göktürk Kampüsü. İstanbul’un önde gelen ailelerinin yanı sıra çok sayıda muhafazakâr aile de çocuklarını bu kuruma emanet ediyor. Çünkü okul, akademik başarısının yanında internet sitesinde de açıkça ilan ettiği “değerler eğitimi” anlayışıyla da biliniyor.

Bu durumda şu soru biraz daha önem kazanıyor:

Böylesine hassas bir eğitim ortamında, gelişim çağındaki çocuklara biyolojik cinsiyetini terk etmiş bir öğretmenin rol model olarak sunulması hangi pedagojik ilkelere dayanıyor?
Üç veliyle görüştüm. İki baba, bir anne... Birçok ebeveyn adına da konuştular. Çok tedirginler. Okul idaresine öfkeliler. “Bizi çocuklarımız ilgilendiriyor” diyorlar.

Velilerin birbirlerine sordukları soru oldukça çarpıcı:

“Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış çocuklarımızın zihin dünyasından maruz kaldıkları bu tabloyu nasıl sileceğiz? Okul yönetimi benzer bir durumun tekrar yaşanmayacağına dair bize hangi güvenceyi verebilir?”

Bu arada okulun sahipleri ne kadar farkında bilmiyorum ancak markalarına LGBT renkleri bulaştı. Düşünsenize, o okulda okuyan, mezun olacak ya da olan bir öğrencinin akademik kariyerinde önlerine gelebilecek bir anormallik söz konusu.

Olay ortaya çıktığından beri sosyal medyada dolaşan şu soru daha mühim: “Yarın aynı durum başka bir özel okulda yaşanırsa ne olacak?”

Ben de bir soru ekleyeyim: Benzeri bir dönüşüm daha sonra bir devlet okulunda yaşanırsa hangi mevzuat uygulanacak?
Yanıtı can sıkıcı.

Mevcut mevzuatta, “cinsiyet geçiş süreci” yaşayan öğretmenlerin görev yapmasına ilişkin özel ve açık bir düzenleme bulunmuyor.
Anayasa’nın 41. maddesi çocuğun üstün yararını devlete görev olarak yüklüyor. O halde devlet, pedagojik risk oluşturduğu iddia edilen durumlarda hangi ölçütlerle hareket edeceğini de belirlemek zorunda.

Mesela, çocukların üstün yararının sınırları böylesi öğretmenlere karşı nasıl belirlenecek?

Yeni bir düzenleme kaçınılmaz. Hem de en hızlısından.

Bana kalırsa bir öğretmen ve destekçisi birkaç idareci üzerinden düğmeye basıldı. Psikolojik eşiklerden biri aşıldı. Yol yordam gösterildi.

Bir kez emsal oluştuğunda benzer kalkışmaların başka okullarda yaşanmayacağını kim garanti edebilir?
Bu arada edindiğim bir bilgiyi de paylaşayım:

Açı Okulları’nın yönetim kurulu da yaşanan süreçten rahatsız olmuş. Translığa geçen öğretmenle sözleşme yenilenmemiş. Velilere seminer veren rehberlik servisi çalışanları ile okul müdürünün de iş akitleri feshedilmiş. Demek ki okul yönetimi de yaşanan sürecin yanlış yönetildiğini kabul etmiş durumda.

Diyelim ki kamuoyu baskısıyla okul kendi içinde bazı tedbirler aldı.

Peki ya yarın?

Başka bir şehirde, başka bir özel okulda ya da herhangi bir devlet okulunda benzer bir olay yaşandığında hangi mevzuat uygulanacak?

Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlik mesleğinin pedagojik sınırlarını, ailelerin haklarını ve çocukların üstün yararını esas alan açık bir hukuki çerçeve oluşturması gerekiyor.

Mevzuattaki boşluğun dolması elzem. Çocukların üstün yararını ilgilendiren konularda belirsizlik varsa ve bu büyürse önü alınamaz."

Yorum Yazın