MHP’nin MYK-MDK üyeleri ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen ortak toplantının ardından konuşan Devlet Bahçeli, partinin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın tarihini açıkladı.
İl ve ilçe kongrelerinin tamamlandığını belirten Bahçeli, toplantıda Türkiye’yi ve bölgeyi ilgilendiren siyasi, sosyal ve jeopolitik gelişmelerin ele alındığını aktardı.
Bahçeli, partisinin temel önceliklerini şu sözlerle anlattı:
“Milliyetçi Hareket Partisi, tarih boyunca taşıdığı millî sorumluluğun şuuruyla, dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin bekasını, milletimizin huzur ve refahını, devletimizin bağımsızlığını ve Türk dünyasının birlik ve dirliğini temel mesele olarak görmektedir.”
“Türkiye’yi edilgen konuma sürüklemek isteyen hesaplar…”
Doğu Akdeniz’den Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Kafkasya ve Türkistan’a uzanan bölgede yaşanan gelişmelere değinen Bahçeli, Türkiye’nin stratejik açıdan baskı altına alınmak istendiğini vurguladı.
Türkiye’nin güvenliğini ve egemenlik haklarını korumak için gerekli adımları attığını ifade eden Bahçeli, ülkenin bölgesel gelişmelerin dışında tutulmasına yönelik girişimlere karşı uyarıda bulundu.
Bahçeli, “Türkiye’yi kendi coğrafyasında edilgen bir konuma sürüklemek, hareket alanını daraltmak ve bölgesel gelişmelerin dışında tutmak isteyen hesaplar, devletimizin tarihî birikimini ve milletimizin iradesini hesaba katmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Mekke Antlaşması ve Bedir Mutabakatı vurgusu
Mekke Antlaşması ve Bedir Mutabakatı’na da değinen Bahçeli, bu gelişmelerin Türkiye’nin bölgesel sorumlulukları ve dayanışma anlayışı açısından ehemmiyet taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin güvenliğini koruma, millî haklarını savunma ve bölgesel istikrara katkıda bulunma iradesine sahip olduğunu kaydeden Bahçeli, Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını da değerlendirdi.
Söz konusu onayın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hakları ve bölgesel iş birliği bakımından önemli olduğunu belirten Bahçeli, gelişmenin bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığını söyledi.
Bahçeli, Türkiye’nin tutumunu şu sözlerle ortaya koydu:
“Türkiye, uluslararası hukuktan doğan haklarını korumakta, deniz yetki alanlarındaki meşru menfaatlerini savunmakta ve kendi geleceği hakkında başkalarının karar vermesine müsaade etmemektedir.”
“Türkiye’siz bir Türk dünyası hesabını dikkatle izliyoruz”
Türk dünyası ülkeleri arasındaki ilişkilere de geniş yer ayıran Bahçeli, Türkiye’yi Türk dünyasından ayrı değerlendiren yaklaşımları eleştirdi.
“Türkiye’yi Türk dünyasından ayrı değerlendiren, Türkiye’siz bir Türk dünyası hesabını hayata geçirmeye çalışan yaklaşımları da dikkatle izliyoruz” diyen Bahçeli, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, eşit ortaklık, güven ve kardeşlik temelinde gelişmesi gerektiğini vurguladı.
Önümüzdeki hafta Ankara’da yapılması planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin ortak gelecek iradesi açısından önem taşıdığını belirten Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i zirveye davet etmesini de değerlendirdi.
“Millî birlik ve beraberlik temel önceliğimiz”
Türkiye’nin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümsüz olduğu yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkan Bahçeli, ülkenin sorunları aşabilecek devlet tecrübesine ve siyasi iradeye sahip olduğunu söyledi.
Kamuoyunun dikkatini asıl gelişmelerden uzaklaştırabilecek gündemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın sorumluluklarına işaret etti.
Bahçeli, açıklamasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve egemenliğini korumanın, millî birlik ve beraberliği güçlendirmenin, vatandaşların huzur ve refahını artırmanın ve Türk dünyasının geleceğine katkı sunmanın öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.


