Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda Fon Koordinasyon Kurulu'nun çalışmaları hakkında hükümet adına yaptığı bilgilendirmede, sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu vurgulayan Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını ifade etti.
"Soruna olduğundan büyük veya küçük anlam atfetmeyelim"
Sermaye piyasalarında yaşanan sorunların gerçekçi ve sağlıklı bilgiler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Soruna olduğundan büyük veya olduğundan küçük bir anlam atfetmeyelim. Gerçekçi olalım ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapalım." çağrısında bulundu.
Sorunlu fonların tasfiyesi sırasında piyasaların geneline zarar verilmemesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, işini düzgün yapan fonlar ve yatırımcıların da korunmasının ortak sorumluluk olduğunu kaydetti.
Yılmaz, "Türkiye, kalkınma sürecimizin asli bir unsuru olan sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden asla geri adım atmayacaktır." dedi.
131 fon tasfiye sürecinde
5 Ekim 2026 itibarıyla tasfiye halindeki 131 fonun, toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturduğunu açıklayan Yılmaz, söz konusu fonların hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne karşılık geldiğini bildirdi.
Sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde yaşandığını belirten Yılmaz, buna rağmen yatırımcıların tasarruflarını etkileyen ve piyasa güvenini zedeleyen işlemlerin üzerine kararlılıkla gidileceğini söyledi.
"Yatırımcıların hakları fonların kendi kaynaklarından karşılanacak"
Tasfiye sürecinde Hazine kaynağının kullanılmayacağını özellikle vurgulayan Yılmaz, risk düzeyi yüksek serbest fonlarda devlet garantisinin bulunmadığını hatırlattı.
Yılmaz, yatırımcıların haklarının öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarıyla karşılanacağını belirterek, "Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların halihazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakları kullanılacaktır." ifadesini kullandı.
Bunun yanı sıra haksız veya fahiş gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek gelirlerin de tasfiye sürecinde kullanılacağı bildirildi.
1 milyon liraya kadar anapara ödemesi planlanıyor
Fon Koordinasyon Kurulu'nun tasfiye sürecine ilişkin yol haritasını da paylaşan Yılmaz, sürecin şeffaf, adil ve mümkün olan en hızlı şekilde yürütüleceğini söyledi.
Yatırımcılara payları oranında dağılım yapılmasının genel ve kanuni ilke olduğunu belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise 1 milyon liraya kadar anaparanın ara ödeme yoluyla geri verilmesinin planlandığını açıkladı. Ödemelerde küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini kaydetti.
Kanun teklifinin yasalaşması halinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin ekim ayı içinde yapılabileceğini belirten Yılmaz, teknik hazırlıkların tamamlandığını bildirdi.
10 müfettiş sahada çalışıyor
Süreçteki denetim çalışmalarının Devlet Denetleme Kurulu tarafından sürdürüldüğünü açıklayan Yılmaz, sahada 10 müfettişin görev yaptığını söyledi.
Sermaye piyasalarında yaşanan sorunların ilgili kurumların sorumlulukları ve denetim mekanizmaları kapsamında incelendiğini belirten Yılmaz, daha önce alınan önlemler sayesinde sorunun büyümesinin önüne geçildiğini ifade etti.
131 fonun tasfiyesine karar verildi
Yılmaz, SPK tarafından sistemik riski azaltmak amacıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini açıkladı. Söz konusu şirketlere ait diğer fonların da TEFAS'ta işleme kapatıldığını belirten Yılmaz, böylece sorunlu veya risk oluşturabilecek fonların sistemden izole edildiğini aktardı.
Süreç kapsamında bazı bankalar ve faktoring şirketlerinin TMSF'ye devredildiğini, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası'nın devir süreçlerinin de başlatıldığını bildirdi.
220 kişi hakkında işlem yapıldı
Adli süreçlere ilişkin de bilgi veren Yılmaz, sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı. Bu kişilerden 85'inin tutuklandığını, 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğunu, 81 kişi hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını söyledi.
15 Eylül-2 Ekim döneminde yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının önlenmesi amacıyla çok sayıda taşınır, taşınmaz ve finansal varlığa el konulduğunu belirten Yılmaz, tasfiye edilen fonlara ilişkin yatırımcı verilerinin ilgili kamu kurumlarıyla paylaşıldığını kaydetti.
İş Bankası ve Ziraat Bankası tasfiyeleri yönetecek
Tasfiye sürecindeki 7 şirket ve 131 fonun yönetimi için İş Bankası ve Ziraat Bankası'nın belirlendiğini açıklayan Yılmaz, TERA kapsamındaki 6 fonun tasfiyesinin İş Bankası, kalan 125 fonun tasfiyesinin ise Ziraat Bankası tarafından yürütüleceğini bildirdi.
İlk aşamada A1 Capital, Bulls ve Pardüs'ün olağan tasfiye sürecine alınacağını belirten Yılmaz, bu kapsamda 17 fonun tasfiye edilmesinin ve yatırımcılara ödemelerin yapılmasının öngörüldüğünü söyledi.


