Francken, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin kredi destekli SAFE-2 savunma programına dahil edilmesini desteklediğini belirterek, "Türkiye'nin SAFE-2 programında yer alması gerekiyor. SAFE-1'e dahil edilmemesi bir hataydı. Türkiye'nin savunma teknolojisinden öğreneceğimiz çok şey var." ifadelerini kullandı.
NATO'nun zorlu bir dönemden geçtiğini dile getiren Francken, zirvenin en önemli mesajının müttefikler arasındaki birlik olması gerektiğini beyan etti. Savunma harcamalarının artırılması, hava savunması, yeni teknolojiler ve savunma sanayisi üretiminin güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını söyledi.
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltmasının ardından Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Francken, Belçika'nın NATO Kuvvet Modeli kapsamında hava yakıt ikmal uçakları, F-16 savaş uçakları, MQ-9B SkyGuardian insansız hava araçları ile istihbarat ve gözetleme kabiliyetlerini ittifakın hizmetine sunacağını açıkladı.
Türkiye'nin NATO içindeki stratejik önemine de dikkat çeken Francken, Ankara'da düzenlenecek zirvenin başarılı geçeceğine inandığını ifade etti. Daha önce Belçika'da ziyaret ettiği TCG Burgazada korvetinden övgüyle söz eden Francken, Türkiye ile ortak eğitim, savunma sanayisi ve tedarik alanlarında işbirliğinin artırılabileceğini belirtti.
Geçtiğimiz ay Türkiye'ye gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu'nun somut sonuçlar verdiğini kaydeden Francken, iki ülke arasındaki savunma ve ekonomik işbirliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesini beklediğini söyledi.


