Başkan Erdoğan: Türkiye’nin Ay uzay aracında kritik aşama tamamlandı

0
Başkan Erdoğan: Türkiye’nin Ay uzay aracında kritik aşama tamamlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Ay hedefi kapsamında geliştirilen uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını açıkladı. Erdoğan, yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki aracın yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip olduğunu ve sistem seviyesindeki çevresel testlerin sürdüğünü bildirdi.

Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin açılış töreninde konuşan Erdoğan, Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında yürüttüğü çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Türkiye’nin kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten ülkeler arasında yer aldığını belirten Erdoğan; İMECE, GÖKTÜRK, TÜRKSAT 5A, TÜRKSAT 5B ve TÜRKSAT 6A projelerini örnek gösterdi.

Başkan Erdoğan şunları söyledi:

Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan uzaydır. Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor.

Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum.

Kıymetli dostlar, Türk milleti olarak gök bilimlerinde fevkalade zengin bir birikimi tevarüs ediyoruz. Atalarımız asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında Güneş'in ve Ay'ın hareketlerini takip ettiler, kayıt altına aldılar. Yıldızların dilini çözmeye çalıştılar.

 Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda, 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminden özellikle astronomik gözlemlere ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz. Esasında tek başına Göktürk ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir. Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilgi, milletimizin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal almıştır.

Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok alim, gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız, devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilm-i heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır.

Mesela Ay'ın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır.

Trigonometri ilminin babası, ekliptik ile ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayan Takiyüddin ise 16. yüzyılda İstanbul'da rasathane kurarak bu geleneği daha da ileri taşımıştır. İsimlerini burada tek tek sayamayacağımız binlerce bilim insanımız daha sonra gökyüzünün sırlarını çözmek için büyük uğraşlar vermiştir.

Bundan 8 sene evvel ebediyete uğurladığımız rahmetli Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızın gayretleriyle kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, bu zengin mirasa ışık tutan önemli bir merkezdir. İmkanı olan veya yolu İstanbul'a düşen misafirlerimizin müzemizi ziyaret etmelerini kendilerine özellikle tavsiye ediyorum.

Kıymetli misafirler, bir taraftan sahip olduğumuz bu zengin ve köklü mirasla gurur duyarken diğer taraftan bunu daha da zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz günden itibaren her alanda geçmişle gelecek arasında güçlü köprüler kurmaya çalıştık.

Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk. Hedeflerimizi belirledik. Kurumlarımızı güçlendirdik. İnsan kaynağımıza yatırım yaptık. Sanayimizi harekete geçirdik. Üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik.

"TÜRKİYE'NİN UZAY YARIŞINDA GERİ KALMASINA ASLA MÜSAADE ETMEDİK"

Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen hamdolsun kısa sürede kayda değer mesafe aldık. Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün Türkiye, kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biridir.

İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında önemli bir kabiliyet kazandık. Göktürk uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdık. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B'yi başarıyla uzaya gönderdik. 2024 yılında ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlattık ve hizmete aldık.

TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini de teyit etmiştir. Tabii burada şunun da altını çiziyorum: Bizim için uzay sadece uydulardan ibaret değildir. Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetleri de Milli Uzay Programımızın önemli unsurları arasında yer alıyor.

2024 yılında Alper Gezeravcı'yı Uluslararası Uzay İstasyonu'na göndererek Cumhuriyetimizin ilk insanlı uzay misyonunu gerçekleştirdik. Ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazandık.

Bunlar ülkemiz için son derece anlamlı ama yeterli olmayan adımlardı. Biz daha büyük hedeflerin peşinden koşuyoruz. Elde ettiğimiz bu tecrübeyi çok daha yukarılara taşımanın gayreti içindeyiz. İnşallah Türkiye, insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir.

TÜRKİYE'NİN AY HEDEFİ

2021 yılında açıkladığımız Milli Uzay Programımızın en heyecan verici hedeflerinden biri de Ay'dır. Bundan 5 sene önce programı açıklarken Ay'a gitme hedefi koymuş, bunu da milletimizle paylaşmıştık.

Ufku dar, vizyonu sığ, muhayyilesi kıt kimi çevrelerin küçümseyici eleştirilerine muhatap olan iddiamızı hayalden çıkarıp attığımız adımlarla bugün somut bir programa dönüştürdük.

Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır.

 

 

  • Next Social

Yorum Yazın