Bakan Kurum, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi kapsamında düzenlenen kura çekim töreni için bulunduğu Antalya’da, COP31 hazırlıklarına ilişkin temaslarda bulundu. Kurum, konferansın yapılacağı Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde incelemelerde bulunarak, alanın fiziki altyapısı ve lojistik hazırlıkları hakkında yetkililerden bilgi aldı.
COP31 öncesi istişareler yapıldı
Bakan Kurum, 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 oturumları öncesinde yerel yöneticiler ve ilgili bakanlık temsilcileriyle bir araya gelerek hazırlık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saha ziyaretlerinin ardından, Antalya EXPO Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ilk resmi hazırlık toplantısına başkanlık etti.
Toplantıya;
Antalya Valisi Hulusi Şahin,
TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu,
bölge milletvekilleri,
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir,
bakan yardımcıları ile
İçişleri, Kültür ve Turizm, Dışişleri, Sağlık, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıkları ile İletişim Başkanlığı temsilcileri ve ilgili genel müdürler katıldı.
Toplantıda; COP31 hazırlık süreci, kurumlar arası koordinasyon, güvenlik, ulaşım, konaklama, organizasyon, iletişim stratejileri ve izlenecek yol haritası ele alındı.
“196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi gelecek”
Toplantıda konuşan Bakan Kurum, COP31’in Türkiye ve Antalya açısından tarihi bir organizasyon olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bu sene bütün dünyanın gözü bir kez daha Antalya’da olacak. Dünyanın en önemli iklim zirvesi olan COP31’e ev sahipliği yapacağız. Türkiye’nin COP31 başkanlığı son derece önemlidir. Çünkü bu zirvede alınacak kararlarda ülkeler Türkiye’nin sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye’nin imzası olacak.”
Kurum, organizasyonun Türkiye’nin uluslararası alandaki prestijini artıracağını vurgulayarak, “Bütün dünyaya bir kez daha Türkiye’nin organizasyon gücünü, vizyonunu ve Antalya’mızın misafirperverliğini göstereceğiz” dedi.
Zirveye 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçinin katılmasının beklendiğini belirten Kurum, bu yoğunluğun Antalya ekonomisine önemli katkı sağlayacağını ifade etti:
“Bu misafir akını, Antalya’mızın esnafına, üretimine ve tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak.”
Türkiye’nin COP31 yolculuğu
Türkiye, Bakan Kurum’un öncülüğünde, COP31 Başkanlığı için Avustralya ile yaklaşık iki yıl süren yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Süreç, 10 Kasım 2025’te Brezilya’nın Belem kentinde başlayan COP30 Konferansı’nın beşinci gününde sonuçlandı.
Bu kapsamda COP31’in Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında Antalya’da yapılmasına karar verildi. Böylece Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede Birleşmiş Milletler’in en önemli platformlarından biri olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapma hakkı kazandı.
Bakan Kurum COP31 Başkanı olarak görevlendirildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Murat Kurum, Türkiye’nin “COP31 Başkanı” olarak görevlendirildi.
Konferansın tüm hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek. İlgili tüm kurum ve kuruluşlar, COP31 Başkanı tarafından yapılacak yönlendirmeler doğrultusunda çalışmalara katılacak.
Bakan Kurum, COP31 kapsamında müzakerelerin yürütülmesi, organizasyonun planlanması ve görev dağılımlarının yapılması konusunda da yetkili olacak.
İklim diplomasisinin merkezi Antalya olacak
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansları, 197 ülkenin katılımıyla her yıl düzenleniyor. COP toplantılarında;
- sera gazı azaltım hedefleri,
- iklim değişikliğine uyum politikaları,
- iklim finansmanı,
- kayıp ve zarar mekanizmaları,
- karbon piyasalarına ilişkin kurallar ele alınıyor.
Ayrıca Paris Anlaşması’nın uygulanmasına ilişkin kararlar da bu toplantılarda şekilleniyor.
Bir ülkenin COP’a ev sahipliği yapması, küresel iklim politikalarının merkezinde yer almasını sağlarken; turizm, konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor. Aynı zamanda yeşil dönüşüm, temiz enerji yatırımları ve iklim finansmanı alanlarında ülkeye yeni fırsatlar sunuyor.


