Bakan Gürlek: Alihan Kuriş soruşturması dini yapılanmaya değil, suç örgütüne yönelik bir operasyon

0
Bakan Gürlek: Alihan Kuriş soruşturması dini yapılanmaya değil, suç örgütüne yönelik bir operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik soruşturmanın dini bir grup ya da cemaati hedef almadığını belirterek operasyonun suç örgütü iddiaları ve mali yapılanmaya ilişkin yürütüldüğünü söyledi. Gürlek, soruşturmanın yeni itirafçı beyanları ve mağdur başvurularıyla derinleştiğini aktardı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş yapılanmasına ilişkin soruşturmanın üçüncü dalgasında 54 şüphelinin gözaltına alındığını, 11 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atandığını ve 4 dernek hakkında da kayyum kararı verildiğini açıkladı.

Soruşturmanın son operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerin henüz hakim karşısına çıkmadığını aktaran Gürlek, ilk operasyonun Alihan Kuriş ile yapılanmanın yönetici kadrosuna yönelik gerçekleştirildiğini söyledi.

Gürlek, Kuriş'in yapılanmanın başına genç yaşta geçtiğini ve bu dönemin ardından örgütün yapısında önemli değişiklikler meydana geldiğini ifade etti. Soruşturma kapsamında para aklama, suç örgütü kurma ve yönetme ile devlet aleyhine dolandırıcılık iddialarının araştırıldığını belirten Gürlek, dosyanın yeni beyanlarla genişlediğini kaydetti.

Adalet Bakanı Gürlek, operasyonun dini bir grubu hedef aldığı yönündeki iddialara ilişkin, "Biz kesinlikle bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapmadık. Bu tamamen suç örgütünün yapılanmasına ilişkin mali bir operasyon." dedi.

Soruşturma kapsamında yurt dışına para aktarılmasıyla ilgili tespitlerin de bulunduğunu belirten Gürlek, savcılığın bu konudaki çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Kuriş ve ailesinin üzerinde çok sayıda değerli taşınmaz bulunduğuna dikkati çeken Gürlek, yapılanma yöneticilerinin insanların dini duygularını kullanarak yüksek bir yaşam standardı oluşturduğu yönünde tespitler bulunduğunu aktardı.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü de soruşturuluyor

Gürlek, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmaya da değindi. Denizolgun'un ölümünün ardından yapılanmanın yönetiminde değişiklik yaşandığını belirten Gürlek, olayla ilgili fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini ve çeşitli örneklerin Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini söyledi.

Dosyada şüpheli ölüm ihtimalini güçlendiren bazı bulgular bulunduğunu belirten Gürlek, "İlk gelen bulgulara göre burada bir şüpheli ölüm olduğu konusunda ciddi emareler var." dedi.

Denizolgun'un boyun bölgesinde ekimozlar bulunduğu ve boğulma iddiasının araştırıldığı bilgisini paylaşan Gürlek, sağlık ekiplerine geç haber verilmesinin de soruşturma kapsamında incelendiğini söyledi.

Adli Tıp Kurumundan gelecek raporun soruşturmanın seyri açısından belirleyici olacağını aktaran Gürlek, raporun ardından yeni tanık veya şüpheli ifadelerine başvurulabileceğini ve soruşturmanın kapsamının genişleyebileceğini kaydetti.

"Kuytulcular" soruşturması

Gürlek, "Kuytulcular" olarak anılan yapılanmaya yönelik Adana Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması hakkında da bilgi verdi. Soruşturma kapsamında 35 şüphelinin tutuklandığını belirten Gürlek, kişilere zorla veya tehditle senet imzalatılması, para alınması ve kişilerin istihbarat ağı benzeri yöntemlerle kayıt altına alınmasına ilişkin iddiaların araştırıldığını söyledi.

Operasyon öncesinde şüphelilerin bilgisayar kasalarını söktüğünün tespit edildiğini anlatan Gürlek, bunun yapılanma içerisinde bilgi paylaşımına yönelik organize bir ağ bulunduğuna işaret ettiğini söyledi. Soruşturma kapsamında itirafçı beyanlarının da bulunduğunu aktaran Gürlek, sürecin Adana Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda sürdüğünü belirtti.

"Glooper" ve "Tek Kayıt" incelemesi

Gürlek, Alihan Kuriş yapılanmasıyla ilgili soruşturmada "Glooper" adlı bir yazışma programının kullanıldığının tespit edildiğini açıkladı. Programın yapılanma üyeleri arasındaki iletişimin gizli tutulması amacıyla kullanıldığını söyleyen Gürlek, "Tek Kayıt" isimli muhasebe programının da soruşturma kapsamında incelendiğini belirtti.

Son operasyonda gözaltına alınan bazı şüphelilerin bu muhasebe sistemiyle bağlantılarının bulunduğunu aktaran Gürlek, sahte belgeler üzerinden para hareketlerinin gizlenmesi ve yurt dışına çıkarılan paraların yeniden sisteme dahil edilmesi iddialarının araştırıldığını söyledi.

İdris Naim Şahin'in tahsisli aracı da dosyada

Gürlek, firari bazı şüphelilerin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsis edilmiş bir araçla Muğla'ya götürüldüğünün belirlenmesiyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

Dosyada aynı nitelikte iki aracın daha bulunduğunu söyleyen Gürlek, söz konusu araçların bazı şüpheliler tarafından dikkat çekmemek ve yurt dışına kaçışı kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı yönünde tespitler bulunduğunu aktardı.

Şahin'in aracın kiraya verildiği yönündeki açıklamasına ilişkin Gürlek, "Bakan Bey'in söyledikleriyle dosyadaki kayıtlar birbirini tutmuyor." dedi. Aracın uzun süredir Mehmet Özmen tarafından kullanıldığını belirten Gürlek, Şahin ile Özmen arasında geçmişe dayanan bir tanışıklık bulunduğunu da söyledi.

İmamoğlu'nun duruşmalardaki tutumuna eleştiri

Gürlek, Ekrem İmamoğlu'nun devam eden yargılamalardaki tutumuyla ilgili soruya da yanıt verdi. Mahkemelerin siyasi tartışmaların yürütüleceği alanlar olmadığını söyleyen Gürlek, duruşmalarda sanıkların kendilerine yöneltilen suçlamalara ilişkin savunma yapması gerektiğini söyledi.

İmamoğlu'nun bazı duruşmalarda mahkeme salonunu siyasi tartışma alanına dönüştürdüğünü öne süren Gürlek, davanın başında yargılamaların canlı yayımlanması yönündeki talepleri hatırlattı.

Gürlek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin vereceği ifadelerin mahkeme tarafından değerlendirildiğini ve koşulları oluştuğunda ceza indirimi uygulanabildiğini söyledi.

"İtirafçı ifadeleri tek başına kullanılmıyor"

Soruşturmaların yalnızca itirafçı ifadeleri üzerinden yürütüldüğü yönündeki eleştirilere de yanıt veren Gürlek, iddiaların farklı delillerle karşılaştırıldığını söyledi.

"Tek başına tanık beyanı ya da itirafçı beyanına göre bir eylem isnadı yapılmadı." diyen Gürlek, ifadelerde yer alan para transferleri ve diğer iddiaların HTS ile MASAK kayıtları üzerinden kontrol edildiğini belirtti.

Gürlek, bir kişinin para verdiğini söylemesi halinde paranın nerede, kime ve hangi yöntemle aktarıldığının ayrıca araştırıldığını ifade etti.

Ahbap Derneği soruşturması

Adalet Bakanı Gürlek, Ahbap Derneği hakkındaki soruşturmanın da sürdüğünü açıkladı. Dosya kapsamında yeni ifadelerin alındığını ve MASAK raporlarının incelendiğini belirten Gürlek, soruşturmanın genişletilmesi konusunda yetkinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında olduğunu söyledi.

Gürlek, "Yeni beyanlar da alındı, elbet yeni gözaltılar olabilir ya da soruşturma konusunda yeni dalgalar da olabilir." diyerek dosyada yeni gelişmeler yaşanabileceği mesajını verdi.

 

Yorum Yazın