Abdulkadir Selvi: Mahkemede devleşmesi beklenen İmamoğlu mum gibi söndü

0
Abdulkadir Selvi: Mahkemede devleşmesi beklenen İmamoğlu mum gibi söndü
"İmamoğlu’nun hakkındaki suçlamaları tek tek çürütüp, itirafçılarla yüzleşip, onları bir paçavra gibi buruşturup mahkeme salonunun bir köşesine fırlatmasını umuyorlardı ama her tanık kürsüye çıktıkça, her itirafçı konuştukça Ekrem İmamoğlu efsanesinin çökmeye başladığına tanıklık ettik."

Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi bugünkü "Silivri’de Ekrem İmamoğlu efsanesinin çöküşü" başlıklı yazısında, Ekrem İmamoğlu suç örgütü yargılamasında itiraflar karşısında Ekrem İmamoğlu'nun mum gibi sönüşünü yazdı:

"Ekrem İmamoğlu’nun Silivri mahkemelerinde devleşmesini bekliyorlardı ancak o mum gibi erimeye başladı.

İmamoğlu’nun hakkındaki suçlamaları tek tek çürütüp, itirafçılarla yüzleşip, onları bir paçavra gibi buruşturup mahkeme salonunun bir köşesine fırlatmasını umuyorlardı ama her tanık kürsüye çıktıkça, her itirafçı konuştukça Ekrem İmamoğlu efsanesinin çökmeye başladığına tanıklık ettik.

Eğer bir filmi çekilse “Silivri’de bir efsanenin çöküşü” ismini tek geçerim.

Ekrem İmamoğlu’nun en yakın danışmanlarından olan Ertan Yıldız, itirafçı olunca Silivri’de mahkemeye gelemez, kimsenin yüzüne bakamaz deniliyordu.

ERTAN YILDIZ KÜRSÜDE

Ertan Yıldız kürsüye çıktı; ne bir yılgınlık vardı ne de pişmanlık. Tam aksine, “Bu anı uzun süredir bekliyordum” dedi. “Pişmanlar kralı dediler, pişmancık dediler, kaçar dediler, kaçmadım, huzurunuzdayım” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ihaleler, hak edişler ve imar rantı üzerinden bir sistem kurulduğunu anlattı. Sistemin kişisel zenginleşme ve Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hedefleri için kurulduğunu anlattı. İstanbul’da rantın en yüksek olduğu alanlara işaret etti. “Sistemin birkaç ayağı var. Boğaziçi bölgesi, medya aşamaları, Cebeci döküm sahası” dedi. İmamoğlu’nun tahsilatçısı Fatih Keleş, boşuna “İstanbul nimet, nimet” dememiş.

Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş’in kendisine, “Murat’çım az kaldı. Ekrem baba cumhurbaşkanı oluyor. Memleketin bütün muslukları bize akacak. Şimdi verirsek baba cumhurbaşkanı olduğunda kürekle verdiğimizi kepçeyle alacağız” dediğini aktarmıştı.

Ekrem İmamoğlu’nun huzurunda Cebeci döküm sahasına dökülen hafriyattan dolayı İSTAÇ’ın 400 milyon zarar ettirildiğini, oradan sağlanan kazancın Ekrem İmamoğlu’na gittiğini anlattı.

AYKUT ERDOĞDU

Aykut Erdoğdu’nun İSTAÇ adına çalışma yürüten bir şirketten 1.2 milyon dolar rüşvet aldığını, “Kralın eli” yani İmamoğlu’nun tahsilatçısı olarak tarif ettiği Fatih Keleş’e teslim ettiği yönündeki iddiasının arkasında durduğunu söyledi. “Aykut Erdoğdu da buradayken şunu da söyleyeyim. İmamoğlu bize ‘Aykut’a dikkat edin. İki alır bir buçuk getirir. Kalanını kendine alır” dediğini aktardı.

YALANCI TARTIŞMASI

Ekrem İmamoğlu ile  Ertan Yıldız arasında çok sert bir “Yalancı” tartışması yaşandı.

Ertan Yıldız: “Siz bana ‘Odayı boşalt, burası toplantı odası olsun’ demediniz mi?”

Ekrem İmamoğlu: “Ben ikisini de demedim.”

Ertan Yıldız: “Şu anda yalan söylüyorsunuz.”

Ekrem İmamoğlu: “Yalancının kim olduğunu halkımız gayet biliyor.”

AZİZ İHSAN AKTAŞ’A SORU SORAMADI

Aziz İhsan Aktaş da en ufak bir yılgınlık eseri göstermeden mahkemede bildiklerini takır takır anlattı.

Aziz İhsan Aktaş sözlerine “İmamoğlu sistemini size anlatacağım” diye başladı. Sistem adı altında İBB’de kurulan para toplama düzeneğini anlattı. Sonra sistemin kurulmasındaki siyasi hedefi ortaya koydu. “Sistem, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının finanse edilmesidir” dedi.

Aziz İhsan Aktaş ile Ekrem İmamoğlu arasında şu tartışma geçti diyemeyeceğim. Çünkü Ekrem İmamoğlu bu denli ağır suçlamalar yapmasına rağmen Aziz İhsan Aktaş’a soru dahi soramadı.

18 YILLIK DOSTU

Silivri duruşmalarında hani yer yarılsa da içine girilse denilecek manzaralar da yaşanıyor. 18 yıllık dostu müteahhit Seyfi Beyaz, Ekrem İmamoğlu ile yüzleşti. “Sana rüşvet, babana daireler verdik. Yoksa iskânımızı çıkarmayacaktın” dedi.

SORDUĞUNA PİŞMAN OLDU

Ekrem İmamoğlu zaman zaman sorular da sordu. Ama kimi zaman sorduğuna pişman oldu. Keleş İnşaat’ın sahibi Mustafa Keleş’e sorduğu soruda olduğu gibi.

İmamoğlu: “Şimdi, şantiyede ziyaret etmişim, senden bir villa istemişim, senin şantiyeni ben kalabalık bir ekiple gezdim.”

Keleş: “Üç defa tek başına gelmedin mi Başkan?”

İmamoğlu: “Tek bir defa geldim senin şantiyene, bir defa!”

Keleş: “Üç defa tek başına geldin.”
İmamoğlu: “Bir defa! Tek başıma ben.”

Keleş: “Emre Bey’in odasında.”

İmamoğlu: “Ben tek başıma?”

Keleş: “Evet.”

İmamoğlu: “Seni çok iyi tanırım Mustafa Keleş. Kınıyorum seni. Senden villa istemişim falan...”

Keleş: “Villa isteyip de ‘Onu da şu adamın tapusu üzerine tapu yapacaksın’ dedin mi, demedin mi?

Mustafa Keleş’in iddiaları karşısında Ekrem İmamoğlu’nun cevabı, “Seni Allah ıslah etsin!” oluyor.

Artık Allah kimi ıslah edecekse...

CEMAL ABİ YAKTI

Ekrem İmamoğlu’nun duruşma sırasında zor durumda kaldığı anlardan biri de Cemal Üneş’le girdiği tartışmaydı.

İmamoğlu: “Emin misin Cemal Abi? Emin misin ben senden para istedim yani.”

Cemal Üneş: “İstedin başkanım.”

İmamoğlu: “Emin misin yani?”

Üneş: “Eminim tabii, niye?”

İmamoğlu:” Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin, yolladın.”

Üneş: “Ya o şartlarda dedin ki; ‘seçime mi girsem’ dedin, bir yere hatta senin şey merkezi vardı dedin ki; ‘buraya bir para lazım’ dedin. 500 bin.”

İmamoğlu: “Ben de sana dedim ki 500 bin lira vereceksin, öyle mi?”

Üneş: “Evet. Mehmet Çakılcıoğlu’na yönlendirdin. Biz ondan bir senet yaptık işte beş tane.”

Ekrem İmamoğlu: “Allah Allah. Vah ki ne vah ne diyeyim sana?”

Yorum Yazın