Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, incelemelerin piyasa aktörleri üzerinden başladığını ancak üst düzey finans bürokrasisine kadar uzandığını söyledi.
Soruşturmanın basit bir borsa manipülasyonundan ibaret olmadığını savunan Gürlek, “Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Gürlek, para mekanizmasını kontrol eden bazı isimlerin rüşvet yoluyla denetim süreçlerini etkisiz hâle getirdiğinin değerlendirildiğini kaydetti. Gürlek, söz konusu yapılanmanın bazı hisseler üzerinden piyasadaki likiditeyi kontrol etmeyi ve kartelleşmeyi amaçladığını söyledi.
433 şüpheli, 112 tutuklu
Soruşturmanın finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine uzanan bağlantılarının araştırıldığını belirten Gürlek, güncel verileri paylaştı.
Gürlek’in açıklamasına göre soruşturmada 433 şüpheli bulunuyor. Şüphelilerden 112’si tutuklanırken, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanıyor. 38 şüphelinin ise firari olduğu bildirildi.
Ayrıca 359 gerçek kişi ile 111 tüzel kişinin mal varlıkları ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulandı.
30 milyar liralık varlık gönüllü olarak iade edildi
Soruşturma kapsamında yürütülen tasfiye ve iade çalışmalarına da değinen Gürlek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulan gönüllü iade hesabı üzerinden yaklaşık 30 milyar lira değerinde varlığın geri alındığını açıkladı.
Gürlek, “Yaklaşık 30 milyar Türk lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulunun sekizinci toplantısını gerçekleştirdiğini aktaran Gürlek, kurulun soruşturmanın ekonomik ve idari boyutlarını takip ettiğini bildirdi.
“Masumiyet karinesi gözetilecek”
Finans piyasalarının soruşturmadan olumsuz etkilenmemesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, hukuka uygun faaliyet gösteren şirketlerin ticari itibarının korunacağını söyledi.
“Hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemler birbirine karıştırılamaz. Vatandaşımızın ticari itibarı, mesnetsiz iddialarla hedef alınamaz” diyen Gürlek, soruşturmalarda masumiyet karinesinin gözetileceğini belirtti.
Gürlek, “Milletin parasını korurken milletin hukukunu da koruyacağız. Suç işlediği kesinleşen kişi hesabını verecek; hakkında hüküm bulunmayan insanın masumiyet karinesi de gözetilecek” ifadelerini kullandı.


