Seçim öncesi son anketler, AfD'ye yüzde 41 gibi ezici bir oy oranı gösterirken, bu oran partinin tek başına hükümet kurabilmesi için yeterli görünüyor. Uzmanlar, bu sonucun sadece eyalet siyasetini değil, Almanya'daki federal dengeyi ve Avrupa Birliği'nin geleceğini de derinden etkileyeceği konusunda uyardı.
Saksonya-Anhalt'ta yaklaşık iki milyon seçmen, yeni eyalet parlamentosunu belirlemek için sandık başına gitti. Seçim öncesi yayınlanan son ZDF anketine göre, AfD yüzde 41 oy oranıyla açık ara birinci sırada yer alırken, mevcut başbakanın partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 23'te kaldı. Sol Parti yüzde 11,5, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 8,5 ve Yeşiller yüzde 6 oy alırken, BSW ve FDP yüzde 5 barajının altında kaldı.
Bu seçimlerin önemi, eyaletin nüfusunun iki milyondan az olmasına rağmen, Almanya siyasetinde yaratacağı deprem etkisinden kaynaklanıyor. AfD'nin anketlerde elde ettiği bu oran, partinin Saksonya-Anhalt'ta tek başına iktidara gelmesine ve eyalet başkenti Magdeburg'da hükümet kurmasına olanak tanıyabilir. New York Times (NYT) analizinde bu durumu "Almanya'da endişe verici bir olay yaşanmak üzere" ifadeleriyle değerlendirdi.
Almanya'nın iç istihbarat teşkilatı tarafından "aşırı sağcı" olarak sınıflandırılan AfD'nin bu denli güçlenmesi, ülkedeki demokratik kurumlar açısından da ciddi bir sınav niteliği taşıyor. Partinin neo-Nazilerle bağlarının derinleşmesi ve göçmenleri geri gönderme vaatleri, ana akım siyasetin AfD karşısındaki çaresizliğini gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, bu sonucun sadece eyalet siyasetini değil, Almanya'daki federal dengeyi ve Avrupa Birliği'nin geleceğini de derinden etkileyeceği konusunda uyardı.


