Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan bugünkü "Kadın kuşağı programları ve toplumun çürüterek altını oyan diziler millî güvenlik meselesi hâline geldi, derhal kaldırılmalı!" başlıklı yazısında, bir kangren haline gelen televizyon kanallarındaki gündüz kuşak programlarını ve dizileri yazdı:
"Amerika olmayı başaramadık (!) ama “küçük Amerika” (=Amerika’nın karikatürü) olmayı başardık!
Yuh diyorum sadece!
Bakın bazı televizyon dizileri bildiğin düpedüz sapıttılar! Her tür ahlâksızlığı normalleş-tiriyorlar! Televizyon dizileri toplumu kurşuna diziyor. Aileler seyrediyor, devlet seyrediyor, hükümet seyrediyor! Televizyon dizileri ve iğrenç kadın kuşağı programları millî güvenlik meselesi hâline gelecek kadar kontrolden çıktı!
Ey millet!
Memleket nereye gidiyor böyle?
Uçuruma, uçuruma…
Görmüyor musunuz?
SELÂM VERDİĞİNİZ BİR ÜRDÜNLÜ ŞOFÖR “TÜRKİYE MÜSLÜMAN BİR ÜLKE Mİ?” DİYE SORARSA, NE YAPARSINIZ?
Bakın nasıl ürpertici bir yok oluş süreci yaşıyoruz, dışarıdan bir örnekle resmetmeye çalışayım: Ürdün’de taksiye biniyorsunuz. Selâm veriyorsunuz. “Aleykümselam” diyerek selamınızı alıyor şoför.
Nereden geldiğinizi soruyor. “Türkiye”, diye cevap veriyorsunuz. Sonra aynadan bakarak “ya ahî” diyor şoför, “Türkiye Müslüman mı?” Selamınızı alan adamın bu sorusuna şaşırıyorsunuz. Nasıl yani, diyorsunuz. Tabiî ki de Müslüman kardeş, diye cevap veriyorsunuz.
“Ne biçim Müslüman bu Türkiye! O dizilerde ahlâksızlık diz boyu ve Türkiye’nin Müslüman olduğuna dâir bir alâmete rastlamadım! O yüzden sordum” diyor.
Adam size öyle bir tokat vuruyor ki, neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz!
Kültür Bakanlığı dizilerle ilgili üstünkörü, ruhsuz açıklamalar yapıyor. İşte “Türk dizileri Türkiye’ye bilmem kaç milyar kazandırıyor! Vs. Vs.
Şaka gibi değil mi?
Ülkenin kültürünü iğrenç bir şekilde aşağılayan diziler bunların çoğu!
İyi misiniz siz?
Kültür Bakanı’na soruyorum şimdi: Siz ülkenin kültürünü korumak ve geliştirmekle mükellefsiniz, değil mi? Ama bu diziler ülkenin altını oyuyor, değerlerimizi şu gibi harcıyor, paçavraya çeviriyor, görmüyor musunuz; yoksa umurunuzda mı değil sizin bayım?
UYARIYORUM: KADIN KUŞAĞI PROGRAMLARI DERHAL KALDIRILSIN!
Esra Erol isimli bir kadın kuşağı programcısı bir program yapmış. Programda vatandaşın biri “Şeriatın kestiği parmak acımaz” diyor. Programın sunucusu hanımefendi, celalleniyor ve söylenen sözle zırnık kadar alakası olmayan saçma sapan bir tepki veriyor: “Şeriat Ortadoğu’da. Burada değil” diyor.
Bu hanım sunucu, söylenen sözün ya ne anlama geldiğini bile anlamaktan âciz ya da fırsat bu fırsat diyerek şeriatı aşağılıyor!
Söyleyecek söz bulamıyorum. Şeriatın kestiği parmak acımaz, lafı, hukukun önünde boynumuz kıldan incedir, demektir. Bunu anlamıyor mu yoksa derdi başka bir şey mi, bu sunucu hanıme-fendinin, bilmiyorum.
Bendeniz bu diyalogların geçtiği, sosyal medyada gördüğüm videoyu bir metin yazarak yayınladım.
Esra Erol’un bu toplumun dünyaya armağan ettiği adalet, hakkaniyet ve merhamet medeniyeti Osmanlı medeni-yetinin kurucu dinamiğini ve ruhunu oluşturan şeriat gibi ulvî bir değeri aşağılayan videosunun ortalıkta dolaşan kopyasını yayınladım diye “telif hakkı ihlali” numarasıyla video kaldırıldı, ben de ceza yemişim!
Siz ne ruhsuz adamlarsınız!
Hem suçlusunuz hem de güçlü!
Allah’tan korkmaz mısınız siz?
Siz kimsiniz, bu ülkenin çocuğu değil misiniz?
Bu ülkenin çocuğu bu tahribatı yapar mı?
Allah’tan korkmaz mı, kuldan utanmaz mı?
Bu kadın kuşağı programlarının milletin ahlâkını ne kadar bozduğunu, Anadolu insanını ve değerlerini ne kadar aşağıladığını göremiyor olamazsınız!
Buradan ATV televizyon kanalının yöneticilerine sesleniyorum: O iğrenç kadın kuşağı programlarını kaldıracaksınız! Kaldırmazsanız sizin yakanıza yapışacağım Rabbimin huzurunda!
Esra Erol ve Müge Anlı ve de bilumum kadın kuşağı programlarını ve bu tür programları yayınlayan bütün televizyon kanallarını değerlerimizi ayaklar altına alan yapımları sebebiyle protesto ediyorum.
RTÜK KIŞ UYKUSUNDAN UYANSIN!
RTÜK, sen ne işe yararsın arkadaş?
Kadın kuşağı programlarının Anadolu insanını ne kadar aşağıladığını, toplumun değerlerini nasıl ayaklar altına aldığını ve bu ülkenin altını nasıl ürpertici şekillerde oyduğunu göremiyorsanız, neyi görüyorsunuz ve neden oradasınız siz, merak ediyorum, doğrusu?
RTÜK Başkanımız benim dostumdur, onun kalbini incitmek bile istemem. Ama toplumun altını oyan bu yapımların millî güvenlik meselesi haline gelecek kadar zıvanadan çıktığını hatırlatmak vazifem benim.
Hiçbir toplum, kendi insanını ve kendi değerlerini bu kadar aşağılatmaz, ayaklar altına aldırmaz!
Devlet / hükümet ve aileler, televizyonlarda sabah-akşam değerlerimizin altını oyan, tahripkâr dizilere, programlara daha fazla seyirci kalamaz. Böyle giderse ortada değerler de kalmaz, toplum da!
Benden uyarması!
Vesselâm."


