Akşam Gazetesi yazarı Yusuf Alabarda bugünkü yazısında, deprem yardımlarını kumarda harcayan Haluk Levent ve desteçileri üzerinden Türkiye'deki 5. kol faaliyetlerini yazdı:
"Biden'ın beslemeleri, fonlanmış isimler ve pusulası her daim Avrupa başkentlerini gösterenler hem pandemi döneminde hem de 6 Şubat deprem süreçlerinde koro halinde ve senkronize bir biçimde hükümete karşı beşinci kol faaliyeti uyguladılar.
Durun sakin olun...
Hükümet eleştirisi falan değil kast ettiğim, hemen kelimelere takla atırarak üste çıkamazsınız.
Kimse, hükümet pandemi ve deprem süreçlerinde yeterli ya da yetersiz dedi diye hakkında adli süreç işletilmiyor. Gözümüzün önünde milletten toplanan paraların kumar masalarında tüketilişi konusu mahkemeye düşünce konuyu tartışmanın zamanı da geldi.
Patlamadığı halde, baraj patlamış diye atılan koca yalanlar ve bunun sonucunda enkaz altında kalan insanlar, devlet yok AHBAP var diyerek para toplama yetkisi olmadığı halde çay kahve eşliğinde para toplayıp AHBAP'a transfer ettiğini alenen kendi ağızları ile duyuranlar ve 'yayında Haluk Levent eleştirisi getirilirse seçimlere etki eder' diye bir partinin kayırıcısı konumuna düşmüş zavallı sözde gazeteciler.
Liste o kadar uzun ki insanları hedef göstermekten imtina dahi etmediler.
Mesela, Halk TV internet sitesinde bir yazı kaleme alan İsmail Saymaz şunları yazmış: 'AFAD'ın eski başkanı Mehmet Güllüoğlu 'Yeryüzü Doktorları' adlı İslami bir örgütün üyesi genç bir doktordu. AFAD Başkanlığı sonrası büyükelçi yapıldı. Şu liyakatsizlik belasına bakın ki az yetkin olduğu bir uzmanlıktan hiç yetkin olmadığı diplomatlığa terfi ettirildi.'
Nasıl da insanları linç ettirmek için toplumun önüne atıyor.
Yeryüzü Doktorları isimli STK'nın neresinde 'İslami' diye bir tabir var?
Olmadığı halde sadece o organizasyondaki insanları sırf dini inançlarından dolayı kendi kitlenizin önüne gladyatörlerin önüne atılan esirler gibi bırakmaktan hiç mi haya etmiyorsunuz?
Doktor olmanız, Türkiye'deki sayılı insanın gösterebileceği başarıları sergilemeniz ve diploma sahibi olup Ortadoğu ve Afrika başta olmak üzere savaşlarda perişan olmuş insanlara destek vermeniz bile konforlu ortamını terk edememiş bu insanları kesmemiş.
Bunların hiçbirisi eleştiri falan değil...
Tarih 6 Şubat, bin yılın depremi 11 vilayeti vurmuş, pandemiden ise yeni çıkılmış, o zaman elde ne varsa kullanılarak Erdoğan'dan kurtulmalı.
İşte bunun adına beşinci kol faaliyeti denir ve buna kayıtsız kalan hiçbir devlet ya ayakta kalamaz ya da birilerinin üfürdüğü iki nefesle savrulur.
Nedir beşinci kol?
Beşinci kol; bir ülkeyi, hükümeti veya topluluğu dışarıdan askeri bir güçle yıkmadan önce, içeriden çökertmek amacıyla yürütülen her türlü propaganda, sabotaj ve dezenformasyon faaliyetidir.
İspanya İç Savaşı (1936-1939) esnasında Milliyetçi General Emilio Mola, başkent Madrid'i kuşatmak üzere dört askeri kolla (ordu birliğiyle) harekete geçtiğini ilan ettiğinde bir radyo konuşmasında şu meşhur ifadeyi kullandı: "Madrid'e doğru ilerleyen dört kolumuz var; ama şehir içinde bizi bekleyen, zamanı geldiğinde ses yükseltecek beşinci bir kolumuz daha var."
Peki beşinci kol faaliyetleri nasıl yapılır?
Tarihsel ve modern örnekler incelendiğinde bu faaliyetlerin belirli aşamalarla yürütüldüğü görülür:
PSİKOLOJİK AŞINDIRMA VE DEZENFORMASYON:
Toplumun ortak değerleri, etnik kimlikleri veya mezhepsel farklılıkları kaşınır. Medya ve günümüzde sosyal medya manipülasyonlarıyla "devletin aciz olduğu" algısı işlenir.
Sanırım deprem ve pandemi esnasında bizde olan tamı tamına bu ve hala bu her fırsatta bu davranış ortaya konulmaya devam ediyor.
KURUMSAL SIZMA:
Yargı, ordu, emniyet ve bürokrasi gibi kritik devlet mekanizmalarına ideolojik veya yabancı istihbarat güdümlü aparatlar yerleştirilir.
Bunu en net 15 Temmuz ihanetinde gördük.
EKONOMİK VE FİZİKSEL SABOTAJ:
Kritik altyapılara (enerji hatları, siber ağlar, lojistik merkezler) yönelik gizli saldırılar düzenlenerek panik havası yaratılır.
Yarın İsrail ile bir sıcak çatışma ihtimali ortaya çıktığında bu grup da aktive edilecektir."


