Kaleme aldığı değerlendirmede 2019 sonrası dönemde Türk-Yunan ilişkilerinin güç dengesizliğinin belirginleştiği bir sürece girdiğini öne süren Sarakiotis, hükümetin Ankara temaslarının ardından dile getirdiği “karşılıklı fayda” ve “sakin sular” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
İkili ticaret hacminin 10 milyar avroya çıkarılması hedefini de eleştiren Sarakiotis, bunun Yunanistan açısından riskler barındırdığını ifade etti. Verilere atıfta bulunan Sarakiotis, 2019’da Yunanistan’ın Türkiye’ye ihracatının 2,2 milyar avro, Türkiye’nin Yunanistan’a ihracatının ise 2,25 milyar avro seviyesinde olduğunu; 2024 itibarıyla ise dengenin Yunanistan aleyhine bozulduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin ihracatının 3,2 milyar avroya yükseldiğini belirten muhalefet vekili, hükümetin bu tabloya ilişkin yeterli açıklama yapmadığını savundu.
Göç konusuna da değinen Sarakiotis, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan mutabakat sonrasında meselenin Avrupa-Türkiye çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirterek, üçlü bölgesel diyalog arayışlarını eleştirdi.
Yunan dış politikasının “tek kişilik bir anlayışa” dönüştüğünü ileri süren Sarakiotis, hükümeti parlamentoyu ve siyasi liderleri yeterince bilgilendirmemekle suçladı. Miçotakis’in dış politika yaklaşımında kullanılan iletişim dilinin, kamuoyuna gerçeği yansıtmadığını iddia eden Sarakiotis, mevcut sürecin “beraberlik” görüntüsü altında Yunanistan açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savundu.


