Yunan basını Türkiye’nin küresel etkisini manşetine taşıdı: Atina etkisiz bir oyuncu olarak kaldı

0
Yunan basını Türkiye’nin küresel etkisini manşetine taşıdı: Atina etkisiz bir oyuncu olarak kaldı
Yunan medyası, Ankara’nın Afrika’dan Orta Doğu’ya uzanan askeri ve diplomatik hamleleriyle bölgesel güç olmanın ötesine geçtiğini yazarken, Yunanistan’ın Ege ve Doğu Akdeniz dışına çıkamayan pasif bir çizgide kaldığını vurguladı.

Türkiye’nin savunma sanayi adımları uzun süredir Yunan basınının yakın takibindeyken bu kez Ankara’nın askeri gücünün ötesine geçen siyasi ve diplomatik başarısı manşetlere taşındı. Yunan medyasında yer alan analizlerde Türkiye’nin Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’daki gelişmeleri doğrudan etkileyen bir aktör haline geldiği ifade edilirken, Yunanistan’ın ise bölgesel sınırlarının dışına çıkamayan “etkisiz bir oyuncu” olarak kaldığı yorumu yapıldı.

Ta Nea ve Kathimerini’nin analizlerinde Somali’ye Türk F-16’larının konuşlandırılmasının, Ankara’nın Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan Sahra Altı Afrika’ya ve hatta Orta Asya’ya uzanan nüfuz zincirinin yeni bir halkası olduğu belirtilerek, bunun sadece askeri değil aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir genişleme stratejisinin parçası olduğu vurgulandı. Yunan basını bu durumu “Türkiye sistematik biçimde kilit bölgelerde askeri, siyasi ve ekonomik etki alanı kuruyor” sözleriyle aktardı.

Buna karşılık Atina yönetiminin dar bir alana sıkıştığı ifade edilerek, Yunanistan’ın “coğrafi ve siyasi olarak sınırlı, yakın çevresinin ötesinde neredeyse hiçbir varlığı olmayan ve sürekli ABD’nin etkisi altında kalan savunmacı bir stratejiye mahkûm olduğu” değerlendirmesine yer verildi.

Türkiye’nin Somali ve Libya’daki askeri ve ekonomik varlığına dikkat çekilen analizde, “Yunanistan AB ve NATO üyesi olmasına rağmen bu tür jeo-ekonomik bölgelerden tamamen uzaktır. Nüfuz kuracak askeri araçlara, risk alacak siyasi iradeye ve uzun vadeli stratejik plana sahip değildir. Libya’dan Suriye’ye kadar Türkiye birçok cephede etkin, Somali de bunun istisnası değil” ifadeleri kullanıldı.

Yunan medyası, gücün sadece silah sayısıyla ölçülmediğini vurgulayarak Türkiye’nin asıl fark yaratan yönünü şöyle tanımladı: “Türkiye’nin askeri gücü yalnızca savaş uçaklarının ya da insansız hava araçlarının miktarında değil; onları kullanma konusundaki siyasi iradede, stratejik dışa açılımda ve askeri hamleleri ekonomik ve jeopolitik kazançlarla birleştirme becerisinde yatıyor.”

Aynı değerlendirmede Yunanistan için ise “kaliteli silah sistemlerine ve eğitimli personele sahip olmasına rağmen stratejik derinlikten, uluslararası güç ağlarından ve uzun vadeli planlamadan yoksun” ifadesi yer aldı.

Türkiye’nin küresel krizlerde üstlendiği arabuluculuk rolü de Yunan basınının öne çıkardığı başlıklardan biri oldu. Ukrayna savaşı örnek gösterilerek Ankara’nın Kiev, Moskova ve Batı arasında denge kuran bir aktör haline geldiği belirtildi. Haberde, “Diplomatik kanallar, tahıl koridoru ve silah kontrolü müzakereleri sayesinde Türkiye barışçı bir profil sergilerken aynı zamanda uluslararası prestijini güçlendirdi” denildi.

Buna karşılık Yunanistan’ın diplomatik hamlelerinin büyük ölçüde Avrupa Birliği ve NATO çerçevesindeki istişarelerle sınırlı kaldığı vurgulandı. “Atina yüksek yoğunluklu krizlerde aktif bir arabulucu rolü üstlenmedi ve güç ile prestij kazanma fırsatlarını kaçırdı” değerlendirmesi yapıldı.

 

Yorum Yazın