“Yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle lisans diploması iptal edilen İmamoğlu, söz konusu işlemin iptali için dava açmıştı. Davaya bakan İstanbul 5. İdare Mahkemesi, itirazı oy birliğiyle reddetmiş ve karar taraflara tebliğ edilmişti.
Bu kararın ardından İmamoğlu’nun avukatları, yürütmenin durdurulması ve davanın kabulü talebiyle istinaf yoluna gitti. Dosya, Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenecek.
Öte yandan davanın dördüncü duruşmasında konuşan İmamoğlu, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Benden her şeyi parçalasanız sahteci çıkmaz.” ifadelerini kullandı.
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi ise, İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı idare mahkemesinde açtığı davaya ilişkin kararın kesinleşmesini bekleme kararı alarak duruşmayı 6 Temmuz’a erteledi.
Diploma iptal süreci, 18 Eylül 2024’te CİMER’e yapılan bir başvuruyla başladı. 1 Ekim 2024’te savcılığa şikayet dilekçesi sunulmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğu iddiaları üzerine şubat ayında soruşturma başlattı.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025’teki 61’inci toplantısında, İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomalarının “yokluk” ve “açık hata” gerekçesiyle iptal edilmesine karar verdi.
Bu gelişmenin ardından 8 Temmuz 2025’te İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla hazırlanan iddianameyi kabul etti.
İmamoğlu’nun diploma bilgileri 5 Ağustos 2025’te İstanbul Üniversitesi veri tabanından silinirken, e-Devlet sisteminde de görünmez hale geldi.


