Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan: 5G’yi oyun değiştirici yapan asıl unsur zaman

0
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan: 5G’yi oyun değiştirici yapan asıl unsur zaman
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, 5G’nin afet yönetiminden sanayiye kadar birçok alanda zamanı yönetme kapasitesi sunduğunu belirterek, Türkiye’nin frekans tahsisleriyle hazırlık sürecini tamamlayıp uygulama dönemine geçtiğini söyledi.

6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları anarak sözlerine başlayan Sayan, iletişimin kesintisizliğinin kriz yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Afetlere dayanıklı bir haberleşme altyapısının yeni dönemin merkezinde yer alması gerektiğini ifade eden Sayan, teknolojinin hızdan öte kritik alanlarda sağladığı faydalar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sayan, “Bu büyük acı (6 Şubat depremleri) bize çok büyük bir gerçeği gösterdi. Afet ânlarında en az fizikî altyapı kadar hayatî olan bir başka unsur da haberleşme altyapıları. İletişimin kesintisizliği, bilginin doğru zamanda doğru yere ulaşması ve koordinasyonun saniyeler içinde sağlanabilmesi bir anlamda kriz yönetiminin de temelini oluşturuyor.” dedi.

5G’den bahsederken tam da bu noktaya dikkat çeken Fatih Sayan, “Yâni afetlere dayanıklı, zamanı yöneten bir haberleşme altyapısını merkeze aldığımız bir yeni dönemi konuşuyoruz. Artık teknoloji başlıklarını hayatın kritik alanlarında nasıl karşılık ürettiği üzerinden değerlendirmek zorundayız. Bütün teknolojilere buradan bakmalıyız.” ifâdelerini kullandı. 

“5G’yi oyun değiştirici yapan unsur zaman”

“Asıl meselenin teknolojinin nasıl bir gelecek kurmak için kullanılacak?” sorusu üzerinde duran Sayan şöyle devam etti:

“Teknoloji kendi başına bir amaç değil, araç. Nasıl kullandığınıza bağlı olarak hayatı kolaylaştırabilir, karmaşıklaştırabilir de. 5G de tam da böyle bir yerde duruyor. Çünkü, çoğu zaman 5G’yi hız üzerinden aktarıyoruz. Ama 5G’nin asıl gücü bu bağlantının bizler için neleri mümkün kıldığında geçerli. 5G’yi gerçekten oyun değiştirici yapan asıl unsur zaman. Gündelik hayatlarda, iş sisteminde tabloyu tamamen değiştiren zaman. Hastanın verisinin doğru zamanda doğru yere ulaşması, bir şehirde trafiğin yönetilmesi, biraz önce söylediğim gibi afet anında iletişimin kesintisiz bir şekilde sürmesi; hepsi zamanla ilgili. 5G bize bu zamanı yönetebilme kapasitesini sunuyor.” dedi.

Dünya genelinde 2,6 milyar 5G bağlantısı olduğunu vurgulayan Sayan, “Yıllık yüzde 37 büyüme hızıyla mobil iletişim tarihinde bugüne kadar görülmemiş bir yayılım 5G ile sağlandı. Aynı ivmeyle devam etmesi hâlinde 2030 yılına kadar 9 milyar bağlantıya ulaşarak tüm kablosuz aboneliklerin yaklaşık yüzde 60’ı sadece 5G aboneliklerden oluşabilecek.” dedi. 

5G’nin kritik olduğunu ifade eden Sayan, ABD ve Çin’in niçin teknolojik olarak bu hususta savaştığını da anlattı: 

“Ülkeler 5G’nin patentlerini, gelişim hatlarını kendileri yapmak istiyor. Çünkü 5G insan merkezli bir internetten, nesneler arası internete geçişi mümkün kılıyor. Artık sadece biz insanların bağlı olduğu cep telefonlarını düşünmüyoruz. Sensörler, makineler, robotlar, akıllı sistemlerin beraber olduğu bir süreçten bahsediyoruz. Bunu anlamak için sanayi, lojistik ve sağlık gibi sektörlere bakmak yeterli.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 5G’yi ülkemizin üretim kapasitesini, rekabet gücünü ve dijital ekosistemini güçlendirecek stratejik bir adım olarak ele alıyoruz. Doğru zamanda, doğru adımlarla kontrollü bir şekilde hayatı geçirmeyi hedefleyen bir yaklaşımı benimsiyoruz. Takvimi olan, sahada test edilen, yatırım aşamasına geçmiş somut bir süreçten bahsediyoruz. Bu kapsamda önemli bir eşiği de geride bıraktık, 2025’te gerçekleştirdiğimiz yetkilendirmeyle birlikte 5G frekanslarını 3,5 milyar dolar bedeliyle 3 operatörümüze teslim ettik. Attığımız adım Türkiye’nin 5G yolculuğunda artık hazırlık aşamasından, uygulama aşamasına geçtiğinin açık bir göstergesidir. 1 Nisan 2026 itibarıyla ülkemiz 5G ile resmen tanışacak. Devam eden süreçte ise kapsamanın kademeleri olarak yaygınlaşmasını hedefliyoruz.

Bizim için asıl mesele 5G’nin nerede, nasıl üretileceği ve bizlere nasıl bir değer katacağı. Bu nedenle test ve deneme çalışmalarını yalnızca laboratuvarlarla sınırlı tutmadık, lojistik merkezler, havalimanları, statlar vb. yerlerde 5G’yi deneyimliyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalar 5G’nin sadece bir tüketici teknolojisi olarak kalmadığını gösteriyor. Hedefimiz bu yapıyı, üretime, ihracata ve katma değere dönüştürebilmek.” 

 

Yorum Yazın