Çelik, bir TV'de katıldığı programda, ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırıyı “barbarca ve hukuksuz” olarak nitelendirerek, diplomasi masasının bu süreçte devre dışı bırakıldığını ifade etti. Çelik, saldırının rejim değişikliği bahanesiyle yapıldığını belirterek, “Her ülkenin rejimini beğenmediği için başka ülkelere savaş açması, dünyada barışı yok eder. Her taraf kan gölüne döner” dedi.
Çelik, Türkiye’nin bu süreçte barış ve diplomasinin yanında olduğunu vurguladı: “Biz kaba kuvvetin değil, diplomasinin tarafındayız. Milli güvenliğimizi korumak için tüm hazırlıklarımız hazır ve güncel. Türkiye kimseden çekinmez, menfaatlerini savunmaktan taviz vermez.”
Füze Türk hava sahasına yöneldi
Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına atıfta bulunan Çelik, İran’dan ateşlenen balistik füzenin Türk hava sahasına yöneldiği için NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini belirtti. “Hedef güneydeydi, Amerikan üslerini vurmayı planlamış olabilirler. Biz de diplomatik ve savunma kapasitemizi seferber ediyoruz. Asıl amaç barış masasını tekrar kurmak” dedi.
“Savaşın değil, barışın tarafındayız, taviz olamaz”
Herhangi bir ülkeye dönük saldırgan bir tutumlarının bulunmadığını dile getiren Çelik, şunları belirtti:
"Biz savaşın değil, barışın tarafındayız. Biz kaba kuvvetin değil, diplomasinin tarafındayız. Allah'a şükür kendimizi koruyacak, milli güvenliğimizi her halükârda muhafaza edecek ve ulusal güvenliğimizi koruma açısından her türlü tehdide karşı savunma sanayimizin geldiği durumdan Türk Silahlı Kuvvetlerinin hazırlıklarına, istihbarat kapasitemizden iç güvenlik konseptimize kadar topyekun bir hazırlığımız yıllardır var. Bunu güncelleyerek devam ettiriyoruz. Türkiye'nin kimseden çekindiği yok. Bir şekilde hakkını, hukukunu, milli menfaatlerini müdafaa etmek konusunda da herhangi bir tavizi de söz konusu olamaz. Ama Türkiye'yi ikide bir, belli çevrelerin, belli ülkelerle savaş, çatışma bağlamında anmasının da dikkati uzaklaştıran bir tarafı var."
KKTC güvenliği öncelikli
Çelik, Doğu Akdeniz’de güvenlik adımlarının önemine dikkat çekerek, KKTC’ye F-16 ve hava savunma sistemlerinin konuşlandırılmasını değerlendirdi. “Rum Kesimi ve Yunanistan’ın Siyonist saldırganlıkla yakın ilişkisi ortada. Biz KKTC’nin güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atıyoruz, bu kimseye karşı değil, stratejik dengeyi korumak için” ifadelerini kullandı.
Çelik ayrıca, İran’daki silahlı ayaklanmaları “Kürt gruplar” diye nitelendirmenin yanlış olduğunu vurguladı: “Oradaki Kürtler terörist değil, yanlış sınıflandırmayalım.”


