Trump'un Hürmüz yalnızlığı: Çin'den yardım istemek zorunda kaldı

0
Trump'un Hürmüz yalnızlığı: Çin'den yardım istemek zorunda kaldı
İran’ın kapattığı Hürmüz Boğazı’nı açmayı başaramayan ABD, yardıma çağırdığı NATO ülkelerinden “Bu bizim savaşımız değil” cevabını alınca, İran'ın müttefiki Çin'den yardım istemek zorunda kaldı.

Hürmüz Boğazı'nı açabilmek için çıkış yolu arayan ABD Başkanı Donald Trump, bu defa NATO müttefiklerini tehdit etti. Trump istediği yardım gelmezse "NATO'yu çok kötü bir geleceğin beklediğini" söyledi. Trump, üçüncü haftasına giren İran Savaşı için İngiliz Financial Times gazetesine konuştu. ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin devam etmesi için NATO müttefiklerinin desteğini beklediğini söyledi. Körfez petrollerine Avrupa ülkelerinin bağımlılığının daha yüksek olduğunu savunan Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık kalması için müttefiklerin yardım sağlamasının "yerinde olacağını" ifade etti. Dünya petrolünün beşte birinin sevkiyatının yapıldığı Hürmüz Boğazı, 28 Şubat'tan bu yana fiilen kapalı.

YANIMIZDA OLMUYORLAR

ABD Başkanı Trump, "Beklediği yardımın gelmeme olasılığı" sorulduğunda, "Daha önce de söyledim, biz her zaman müttefiklerimizin yanında olduk ama onlar bizim yanımızda olmuyorlar, şimdi de yapacaklarından emin değilim. Eğer Avrupa ve diğer müttefiklerimiz Hürmüz Boğazı'nı açmak için bize destek vermezse NATO'yu çok kötü bir gelecek bekliyor" dedi. Gazetenin, müttefiklerden nasıl bir yardım beklediğine dair sorusunu ise "Ne gerekirse, Avrupa'nın ABD'den daha fazla mayın temizleme gemisi var, göndermeli" diye yanıtladı. Avrupalılardan asker desteği de beklediğini de dile getiren Trump, Hürmüz Boğazı için diğer ülkelerle görüştüklerini de ifade etti.

7 ÜLKEYLE GÖRÜŞTÜM

Trump, Air Force One uçağında da gazetecilere Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin açıklama yaptı. Bu konuda 7 ülkeyle görüştüklerini aktaran Trump, "Petrolün büyük bir kısmını, yani yaklaşık yüzde 90'ını Boğaz'dan temin ediyorlar. Ben de 'Girmek ister misiniz?' dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler" ifadesini kullandı. Trump, Boğaz'dan deniz yoluyla taşınan ham petrolün büyük kısmını kullanan Çin'e de iş birliği teklif ettikleri bilgisini paylaştı. Savaşın bitmesiyle birlikte petrol fiyatlarının düşeceğini savunan Trump, savaşın "oldukça hızlı bir şekilde" sona ereceğini savundu.

BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL ÇIKIŞI

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD Başkanı Trump'ın çıkışına en sert tepkiyi gösteren Avrupalı yetkililerden biri oldu. Pistorius, "Trump, güçlü ABD Donanmasının yapamadığı şeyi birkaç Avrupa fırkateyninin yapmasını mı bekliyor? Bu bizim savaşımız değil ve biz başlatmadık" ifadelerini kullandı. Almanya Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius de ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin, "Bu, NATO'nun savaşı değil" değerlendirmesinde bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere deniz kuvvetleriyle eşlik etme olasılığının sorulması üzerine, "Şu anda deniz yollarının askeri olarak korunması konusunda düşünmek için bir neden görmüyorum" yanıtını verdi.

SAVAŞA DAHİL OLMAYACAĞIZ

Başbakan Keir Starmer, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İngiltere de dahil olmak üzere müttefiklerin bölgede askeri destek sağlamaması halinde NATO'nun geleceğinin tehlikeye girebileceği uyarısının ardından açıklamada bulundu. Ülkesinin daha geniş çaplı bir savaşa dahil olmayacağını belirten Starmer, “İngiltere'nin önceliği, bölgedeki vatandaşlarını korumak ve kendisi ile müttefiklerini savunmak için gerekli adımları atmak. Gerekli önlemleri alırken, savaşın mümkün olan en kısa sürede sona ermesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

İSPANYA, BELÇİKA VE İTALYA DA YOK

Trump'ın tehdit yollu talebine iki Akdeniz ülkesi, İspanya ve İtalya da "Hayır" dedi. İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, tüm ülkelerin kararlarına saygı duyduklarını ancak İspanya'nın şimdilik Hürmüz Boğazı'na hiçbir gemi göndermeyeceğini açıkladı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de "Hürmüz'de askeri operasyonlara dahil değiliz. Hiçbir Avrupa ülkesi, Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlara dahil olma isteğini dile getirmedi" diye konuştu. Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya ise kendi ülke gündemlerine yoğunlaşarak Hürmüz Boğazı meselesinde sessiz kaldı. Fransa Dışişleri Bakanlığı da Trump’ın planladığı “Gönüllüler Koalisyonu” çağrısına kesin bir “Hayır” yanıtı verdi. Paris yönetimi Charles de Gaulle öncülüğündeki uçak gemisi taarruz grubunun Doğu Akdeniz’de konuşlu kalacağını açıkladı. Belçika Başbakanı Bart De Wever ise federal hükümetin ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına katılmama tutumunda olduğunu belirtti.

JAPONYA BİZ YOKUZ DEDİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklerine yaptığı Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri koruma çağrısına Japonya’dan ret geldi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, meclis oturumunda yaptığı konuşmada, henüz bölgeye askeri güç gönderme konusunda bir karar almadıklarını vurgulayarak, "Refakatçi gemi gönderme konusunda henüz herhangi bir karar almadık. Japonya’nın bağımsız olarak neler yapabileceğini ve yasal çerçeve içinde neler yapılabileceğini incelemeye devam ediyoruz" dedi. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi de, "İran’la ilgili mevcut durum karşısında şu anda bir deniz güvenliği operasyonu başlatmayı düşünmüyoruz" açıklamasında bulundu.

AVUSTRALYA VE GÜNEY KORE DE KATILMAYACAK

Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King, "Hürmüz Boğazı'na bir gemi göndermeyeceğiz. Bunun ne kadar son derece önemli olduğunu biliyoruz ancak bu bizden istenen bir şey değil ve biz de bu konuda bir katkıda bulunmuyoruz" ifadelerini kullandı. Güney Kore Devlet Başkanlığı Ofisinden ismi paylaşılmayan bir sözcü, Trump'ın ifadelerine ilişkin açıklama yaptı. Sözcü, Trump'ın sosyal medya paylaşımından haberdar olduklarını vurgulayarak, "uluslararası deniz yollarının güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin uluslararası hukukla korunan tüm ülkelerin çıkarına uygun olduğunu" ifade etti. Trump'ın isteğinin "dikkatle değerlendirileceğini" dile getiren sözcü, "küresel deniz lojistik ağının hızla normalleşmesini umduklarını" kaydetti. Muhalefet de Hürmüz için meclis kararının alınması gerektiğini vurguladı. Güney Kore’nin başkenti Seul’de ise protestocular, Güney Kore savaş gemilerinin Hürmüz Boğazı’na gönderilmesine karşı Mavi Saray ve ABD Büyükelçiliği önünde gösteri düzenledi.

İSRAİL'DEN GEMİ İSTEMEDİ

ABD Başkanı, NATO üyesi ülkelerden Hürmüz Boğazı'nın açılması için savaş gemisi ve asker talebinde bulunurken, İran'a karşı savaşa birlikte girdiği İsrail'den herhangi bir alepte bulunmaması dikkat çekti. İsrail'in özellikle denizaltı varlığının güçlü olduğu biliniyor. Trump'ın bu yönde bir talepte bulunmaması, "NATO'yu İsrail için sahaya sürmek istiyor" değerlendirmesine sebep oldu.

YUMUŞAMA SİNYALİ Mİ?

Öte yandan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD’nin küresel petrol arzını korumak amacıyla İran petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdiğini söyledi. Bessent, CNBC’ye yaptığı açıklamada, “İran gemileri zaten geçmeye başlamıştı ve dünyanın geri kalanına petrol arzını sağlamak için buna izin verdik” dedi. Hindistan’a petrol taşıyan tankerlerin boğazdan geçiş yaptığını belirten Bessent, bazı Çin gemilerinin de geçiş yapmış olabileceğinin düşünüldüğünü ifade etti.

TAHIL KORİDORU BENZERİ PLAN

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemelerine ilişkin gelişmeler sürerken, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözümün mümkün olup olmadığını görüştüklerini bildirdi. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının Rusya'ya fayda sağladığını değerlendiren Kallas, bu durumun Moskova'ya savaşı finanse etme imkanı getirdiğini dile getirdi. Hafta sonu konuyu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'le görüştüklerini aktaran Kallas, "(Guterres'le) Hürmüz Boğazı'na ilişkin daha önce Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında yapılan benzer bir girişimin mümkün olup olmadığını konuştuk. O girişim sayesinde Ukrayna'dan tahılın çıkarılması sağlanmıştı" dedi.

HARK'I İŞGAL ETMEYE HAZIRLANIYOR

Daha önce Hürmüz'de savaş gemilerinin petrol tankerlerine eşlik etmesinden söz eden ABD Başkanı Donald Trump, karaya asker çıkarma ihtimalini de göz ardı etmiyor. Axios internet sitesi, bölgeye sevk edilen ABD deniz piyadelerinin İran petrolünün yüzde 90'ının ihraç edildiği stratejik Hark Adası'nı işgal edebileceğini yazdı. Öte yandan Savaş gemilerinin eşliğinde boğazdan geçilse bile savaşın başından beri bölgede mahsur kalan 600'den fazla tankerin tahliyesinin aylar süreceği belirtiliyor. Tankerlerin boğazdan geçmesi için hem gemi sahiplerinin hem sigorta şirketlerinin güvenlik konusunda ikna olması gerekiyor. İran tehdidini tamamen ortadan kaldırmak yerine azaltmanın bunun için yeterli olmayabileceği belirtiliyor.

"ÖLÜM KUTUSU"NA DÖNÜŞÜR

ABD Başkanı Donald Trump'ın, petrol tankerlerine savaş gemilerinin eşlik etmesi fikrine kendi komuta heyeti de karşı çıkıyor. ABD medyasında yer alan haberlere göre Amerikalı generaller, İran'ın dronları ve gemisavar füzeleriyle bölgeyi bir "ölüm kutusu"na dönüştürebileceği uyarısında bulundu.

ÇİN'E ZİYARETİ İPTAL EDEBİLİRİM

ABD Başkanı Donald Trump, ay sonundaki Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile zirvesinden önce Pekin’in de Boğaz'ın açılmasına yardımcı olmasını beklediğini söyledi.​​​​​​​ "Bence Çin de yardım etmeli çünkü Çin, petrolünün yüzde 90'ını bu boğazdan alıyor" iddiasında bulunan Trump, zirveye kadar beklemenin çok geç olacağını, ziyaretini erteleyebileceği tehdidinde bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de Trump'ın Çin ziyaretinin savaş nedeniyle başka bir tarihe ertelenebileceğini söyledi.

Yorum Yazın