ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke sınırındaki Ontario Gölü'nün adını "Amerika Gölü" olarak değiştiren bir kararnameyi imzalayarak Kanada ile yaşanan ticaret krizine yeni bir boyut kazandırdı. Geçtiğimiz hafta sonu çöken ticaret müzakerelerinin hemen ardından gelen bu hamle, ABD'nin 20 milyar dolarlık Kanada menşeli ürüne yüzde 50 oranında yeni gümrük vergisi getirmesiyle eş zamanlı olarak hayata geçirildi. Kanada hükümetinin önümüzdeki ay misilleme tarifeleriyle karşılık vereceğini duyurmasının gölgesinde alınan bu karar, Trump'ın ticaret anlaşmazlığı sırasında sosyal medyada bir süredir dile getirdiği isim değişikliği tehditlerinin resmiyete dökülmesi anlamına geliyor. Perşembe günü yapılan açıklamada kararın derhal yürürlüğe girdiği ve ABD İçişleri Bakanlığına Coğrafi İsimler Bilgi Sistemi'ndeki güncellemeyi tamamlaması için 30 gün süre tanındığı ifade edildi.
‘Sonsuza dek Ontario Gölü olarak kalacak’
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD'nin bu tek taraflı hamlesine sert bir dille karşı çıkarak gölün adının 400 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu hatırlattı. Bu ismin hem Kanada Konfederasyonu'nun kuruluşundan hem de ABD Bağımsızlık Bildirgesi'nden daha eski olduğunu belirten Carney, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Amerika'nın dış politikasının ve hidronimlerinin değiştiğini ancak Kanadalılar için gölün adının bugünden sonsuza dek Ontario Gölü olarak kalacağını vurguladı. Eyalet düzeyinde de karara tepkiler gecikmedi.
İlk değil muhtemelen son da olmayacak: Geçmişteki Meksika Körfezi örneği
Trump'ın coğrafi isimlere yönelik müdahaleleri ilk değil. 2025 yılında göreve geldiğinde Meksika Körfezi'nin adını "Amerika Körfezi" olarak değiştiren benzer bir karara imza atmış, bu durum uluslararası çapta büyük tartışmalara yol açmıştı. Meksika'nın, uluslararası bir su kütlesinin tek taraflı yeniden adlandırılamayacağını belirterek reddettiği o karar, teknoloji devi Google'ı da hukuki bir sürecin içine çekmişti. Şirket çareyi ABD'deki kullanıcılara "Amerika Körfezi", Meksika'dakilere "Meksika Körfezi", dünyanın geri kalanına ise her iki ismi birden göstermekte bulmuştu. Aynı dönemde yeni ismi kullanmayı reddeden Associated Press (AP) muhabirlerinin Beyaz Saray etkinliklerinden men edilmesiyle başlayan ve haber ajansının Trump yönetimine açtığı dava ile devam eden hukuki süreç ise halen güncelliğini koruyor.
Uluslararası suların isimlendirilmesi konusunda bağlayıcı bir küresel otoritenin bulunmaması, ABD'nin aldığı bu kararın diğer ülkeler nezdinde bir geçerliliği olmamasını beraberinde getiriyor. Nitekim Kanada, başka bir ülkenin yaptığı isim değişikliklerini tanımak zorunda olmadığı için bu adımı resmi olarak reddediyor. Kanada'nın Ontario eyaleti ile ABD'nin New York eyaleti arasında doğal bir sınır çizen Ontario Gölü, Büyük Göller sisteminin en küçüğü konumunda. Üstelik Huron, Michigan, Erie ve Ontario göllerinin isimleri yerli halkların dillerinden miras kalırken, Superior Gölü adını Fransızcadan alıyor.
"Sırada okyanuslar olabilir" çıkışı
Kararnameyi Oval Ofis'te imzalarken konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, hamlenin doğrudan Kanada'ya verilmiş bir mesaj olmadığını öne sürse de kuzey komşusunun ticarette ABD'yi uzun süredir sömürdüğü iddiasını yineledi. Gölün adını değiştirmeyi bir süredir planladığını ifade eden Başkan Trump, bir körfezin ve gölün ardından artık tek ihtiyaçlarının bir okyanus olduğunu belirterek, Atlas veya Büyük Okyanus'un, hatta belki her ikisinin birden adını değiştirmeyi düşünebileceklerini esprili bir dille gündeme getirdi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin son yılların en düşük seviyesine gerilemesine ve sert karşılıklı açıklamalara rağmen, diplomasi kapısı tamamen kapanmış değil. Geçtiğimiz cuma gecesi tarafların birbirini son dakika değişiklikleriyle suçlaması üzerine kopan görüşmelerin ardından, perşembe günü masaya dönülebileceğine dair ilk sinyaller gelmişti. Kanada Uluslararası Ticaret Bakanı Dominic LeBlanc, ABD'nin Fransızca etiketleme gibi taleplerinden geri adım attığını doğrulayarak her iki tarafın çıkarına hizmet eden ve Kanada egemenliğine saygı duyan yapıcı adımlar beklediklerini kaydetti.
Öte yandan Trump'ın isim değişikliği kararı kendi ülkesinde de ciddi siyasi itirazlara yol açtı. Büyük Göllerden dördüne sınırı olan Michigan eyaletinin Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Debbie Dingell, kararı aptalca bulduğunu ve göllerin ortak bir hazine olduğunu belirterek kararı hükümsüz kılacak bir yasa tasarısı sunacağını duyurdu. Göle sınırı olan tek ABD eyaleti New York'un Valisi Kathy Hochul yeni ismi kesinlikle kullanmayacaklarını açıklarken, Wisconsin Valisi ise bir kağıt peçeteyi imzalayarak Michigan Gölü'nü "Wisconsin Gölü" ilan ettiği alaycı bir video ile sürece tepki gösterdi. Tüm bu muhalefete rağmen ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, ülke ekonomisini destekleyen sınır sularının Amerika'nın büyüklüğünü yansıtması gerektiğini savunarak ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumunun haritaları ivedilikle güncelleyeceğini teyit etti.


