“Dünyanın yeni barış elçileriyle tanışın” başlıklı analizde, uluslararası krizlerin çözümünde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yeni bölgesel aktörlerin daha görünür hale geldiği ifade edildi. Analizde, Batı merkezli diplomasi mekanizmalarının eski etkisini kaybettiği, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu yeni bölgesel aktörlerin krizlerin çözümünde daha görünür hale geldiği belirtildi. Dergi analizin başlığında "Dünyanın yeni barış elçileriyle tanışın" ifadelerine yer verdi.
Analizde, Soğuk Savaş sonrası dönemde etkili olan Batılı kurumların ve geleneksel arabulucu ülkelerin küresel krizlerdeki ağırlığının azaldığı belirtilirken, yeni dönemde Küresel Güney ülkelerinin diplomatik süreçlerde daha aktif rol üstlendiği kaydedildi.
Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika çizgisine dikkat çekilen analizde, Türkiye’nin sadece bölgesel değil, küresel krizlerde de arabulucu ve kolaylaştırıcı bir aktör haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.
Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde yürütülen diplomatik temaslar, tahıl koridoru anlaşması ve enerji güvenliği gibi başlıklarda Türkiye’nin oynadığı rolün, ülkenin uluslararası görünürlüğünü artırdığı ifade edildi.
Analizde ayrıca Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Güney Asya’daki diplomatik girişimlerine de yer verilerek, Ankara’nın farklı coğrafyalarda aktif bir diplomasi yürüttüğü belirtildi.
Türkiye’nin yanı sıra Çin, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de yeni arabuluculuk ekseninin önemli aktörleri arasında gösterildiği analizde, bu ülkelerin daha pragmatik ve sonuç odaklı bir diplomasi yaklaşımı benimsediği vurgulandı.
The Economist’e göre, dünya siyaseti tek merkezli diplomasi düzeninden uzaklaşarak daha çok merkezli ve rekabetçi bir yapıya evriliyor ve bu dönüşümde Türkiye giderek daha belirleyici bir rol üstleniyor.
Analizde söz konusu ülkeler "yeni beşli" olarak nitelendirilirken, bu aktörlerin yalnızca 2025 yılında yürütülen 53 barış girişiminin en az 20'sinde aktif rol aldığı belirtildi.
Bu katkının sadece diplomatik temaslarla sınırlı olmadığı; güvenlik, ekonomi, enerji ve bölgesel istikrar başlıklarını da kapsadığı ifade edildi.
The Economist'e göre yeni dönemin arabulucu ülkeleri, Batı'nın geleneksel diplomasi anlayışından farklı bir yöntem izliyor.
Analizde, Batılı ülkelerin çoğu zaman insan hakları, demokratik reformlar ve siyasi dönüşüm gibi şartları öne çıkardığı; Türkiye'nin de içinde bulunduğu yeni aktörlerin ise daha pragmatik ve sonuç odaklı hareket ettiği belirtildi.
Bu ülkelerin öncelikleri arasında çatışmaların sona erdirilmesi, ticaret yollarının açık tutulması, enerji ve gıda güvenliğinin korunması ile bölgesel istikrarın sağlanması yer alıyor.


