Siyonist sapık Jeffrey Epstein'in LGBT+P planı

0
Siyonist sapık Jeffrey Epstein'in LGBT+P planı
Epstein'in kurduğu küresel ağ, çocuk istismarını sistemli hale getirirken; akademiden medyaya, siyasilerden kraliyet çevrelerine uzanan karanlık ilişkilerle varmak istediği nokta ise, LGBT'ye bir de pedofiliyi eklemek.

ABD Virgin Adaları'ndaki Little Saint James, kamuoyunda Epstein Adası olarak anıldı. Savcılık ve tanık ifadelerine göre: Ada, Epstein'ın özel mülküydü. Reşit olmayan kız çocuklarının burada bulunduğuna dair tanık anlatımları dosyalara girdi. Adanın, izole yapısı nedeniyle denetimden uzak bir alandı.

Adanın ziyaretçileri arasında siyasetçiler, oyuncu ve jet sosyeteden ünlü isimler de vardı. 14-17 yaş aralığındaki kız çocukları, masaj, yardım, iş ya da seyahat vaadiyle Epstein'ın çevresi tarafından bu adaya yönlendiriliyordu.

Sabah gazetesinden Pınar Yıldız Yüksel'in haberine göre, Epstein'i görünür kılan asıl unsur, siyaset, iş ve akademi dünyasından isimlerle kurduğu geniş ilişki ağı oldu. Epstein, bu çevrelerde "bağlantıları güçlü bir aracı" olarak tanındı. Epstein'ın ağı üç temel başlıkta şekillendi:

SOSYAL SERMAYE: Davetler, bağışlar ve lüks yaşam üzerinden kurulan ilişkiler.

MEKÂNSAL BAĞLAR: New York, Florida ve Karayipler'deki mülkler.

ARACILAR: Özellikle Ghislaine Maxwell gibi, temasları yöneten isimler.

Savcılığa göre bu ağ, yalnızca sosyal değil, istismarı sürdürülebilir kılan bir yapı haline geldi.

Epstein'in verdiği röportajlara şöyle bir göz attığımızda aslında pedofiliyi normalleştiren cümleler sarf ettiğini görüyoruz. New York Times yazarı James Stewart, 2018 yılında Epstein'in evine gidiyor ve bir yazı kaleme alıyor. Bu yazıda, Epstein'in "Küçük yaştaki kızlarla seks yapmanın kültürel bir sapma olduğunu" söylediği ve eşcinselliğin de bazı toplumlarda böyle yorumlandığı üzerinde durduğu yazıyor. Yani, pedofili ona göre bir sapkınlık değil bir yönelim.

LGBTI lobileri yıllardır dünya çapında onur yürüyüşleri yapıyor ve lezbiyen, gay, biseksüel ve interseks kimliklerinin doğuştan gelen bir durum olduğunu ve varlıklarının normal kabul edilmesi gerektiğini savunuyorlar. Buna karşı çıkan herkesi düşman olarak lanse ediyorlar. Aslında tüm bunların arkasındaki plan tam da Epstein'in pedofiliye yönelim demesinde saklı. Bir sonraki adım LGBT-İ'ye bir P eklemek olacak. Bunun bir suç değil de normal bir şey olarak kabul edilmesini istiyorlar.

ŞİŞME BEBEKLER TASARLIYORDU

Epstein'in, programcı Brian Bishop ile yaptığı yazışmalar, Bishop'un genetik olarak geliştirilmiş bebekler ve insan klonlaması amaçlı bir projeyi desteklemek için finansörden fon elde etmeye çalıştığını gösteriyor. Bishop'un e-postalarından birinde, "Ukrayna'daki laboratuvarımda fareler üzerinde testlere devam ediyorum" ifadesi yer alıyor.

Başka bir e-postada, şişme bebekler üreten bir şirkete sağlanan fonun ayrıntılarını gösteren bir tablo ekleyen Bishop, "Bu aşama, kendi kaynaklarımızla finanse ettiğimiz "garaj biyolojisi" evresini geride bırakmamızı ve önümüzdeki beş yıl içinde ilk tasarım bebeğin ve muhtemelen bir insan klonunun canlı doğumuna doğru ilerlememizi sağlayacak" diye yazıyor.

ADAYA VARILDIĞINDA NELER OLUYORDU?

Tanık ifadelerine göre: Çocuklar, yetişkinlere kapalı ve izole bir ortamda bulunuyordu. Ortamın normal olduğu izlenimi verilmeye çalışılıyor, istismar kademeli ve tekrar eden biçimde gerçekleşiyordu. Bazı mağdurlar, adada yalnızca Epstein'ın değil, başka yetişkinlerin de bulunduğunu söyledi. Yani, yetişkinlere çocukları istismar etme ortamı sunuluyordu.

Mahkemeye göre bunlar tek seferlik suçlar değil sistemli ve sürekliydi. Çocuklar istismara tekrar tekrar maruz kalıyor. Parayla susturulmaya çalışanlar oluyor ve sistem tekrar tekrar yeni çocuklar getirilmesi üzerine işliyordu.

KAMERA VE KAYITLAR ŞANTAJ İÇİN KULLANILDI

Bazı tanıklar, adada ve Epstein'ın diğer evlerinde kamera sistemleri olduğunu söyledi. Ancak bu kayıtların tamamı kamuya açıklanmadı. Çocuk istismarına dair görseller hukuken gizli tutuldu. Bu kayıtların şantaj amacıyla tutulmuş olabileceği, güçlü isimler üzerinde baskı unsuru olarak kullanıldığı düşünülüyor.

ÇOCUKLARI MAXWELL BULUYORDU

Ghislaine Maxwell, Epstein'ın kız arkadaşı ve suç ortağı olarak bilinen bir isimdir. 1961 doğumlu, İngiliz asıllı sosyetik bir aileden geliyor. Babası Robert Maxwell, 1980'lerde İngiltere'nin en güçlü medya patronlarından biriydi.

Ghislaine Maxwell, Epstein'ın çocuk istismarı ve seks ticareti ağının kilit yöneticisi olarak kabul ediliyor. Mahkeme kararları ve tanık ifadelerine göre: Epstein için reşit olmayan kızları buldu. Mağdurları susturma ve "normalleştirme" sürecinde aktif rol aldı.
2021'de ABD'de yargılandı. Çocuk istismarı, seks ticareti ve suç örgütüne yardım suçlarından suçlu bulundu. 2022'de 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı Hâlen ABD'de federal cezaevinde.

TRANS ÇOCUK PLANI

Epstein'in yalnızca siyaset ve iş dünyasında değil, akademide de etkili bir ağ kurduğu ortaya çıktı. Harvard Üniversitesi'nden ünlü biyolog Robert Trivers ile yapılan yazışmalar; para ilişkileriyle beslenen bir yakınlığı ve "transseksüel devrim" ile "trans çocuk" tartışmalarının erken izlerini gözler önüne seriyor.

Belgelerde, evrim, genetik ve insan davranışı gibi başlıkların yanı sıra cinsiyet kimliği tartışmaları, "transseksüel devrim" söylemi ve çocukların cinsiyet gelişimine dair projelerin gündeme geldiği görülüyor. Trivers, "Çok basit, erkekten kadına geçişi, kadından erkeğe geçişle karşılaştıracağım" diyor ve erkekten kadına geçişi "daha yaygın, daha çekici ve daha kazançlı" olarak nitelendiriyor. Asıl can alıcı nokta ise şurası: "Bu arada artık müdahaleyi daha erken yaşlara itiyoruz. Yani 3 yaşındaki oğlunun trans eğilimleri olduğunu fark ediyorsun ve şimdi hormonlarla müdahale ediyorsun."

ÇİZGİ FİLMLER MESAJLARLA DOLU

Çocukların dünyasına sızmanın en elverişli yolunu; çizgi filmler, animasyonlar ve sevimli karakterler... Belki de bir çoğunuz yeni yeni ortaya çıkan aşağıdaki gerçekleri gördüğünüzde kendi çocukluğunuza gidip "meğer komplo teorisi değilmiş, bize neler yapmışlar!" diyeceksiniz. Peter Pan ve Pinokyo'yu hatırlayın. Peter Pan'ın çocukları götürdüğü izole bir ada vardı. Neverland adlı bu adada özgürlük vardı. Çünkü ailenin olmadığı yerde özgürlük vardır mesajı verilmeye çalışılıyordu. Peter Pan, Yunan tanrısı Pan'a benzetilerek çizilmişti. Hermes'in oğlu Pan, dünya nimetlerine düşkünlüğü, hazı ve cinselliği temsil ediyor. Epstein'in ofisinde de panayır palyaçosu gülümsemesi olan bir görsel duvarda asılıdır.
PEDOFİLİYİ NORMALLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

"Canlılar dünyasında kadın ve erkek olarak iki cins vardır. Bu iki cins erişkinliğe geldiğinde bir ötekine karşı hem duygusal hem de cinsel bir yönelim sergiler. Karşı cinse yönelik olan bu yönelim heteroseksüel bir yönelim olarak adlandırılır.

Ama özellikle son yüz yıldır hemcinsine karşı olan yönelim ki biz buna homoseksüel ya da eşcinsel yönelik diyoruz, istisnadan bir norm haline getirilmeye çalışıldı. Sapkınlıktan hastalığa, hastalıktan farklılığa, farklılıktan doğallığa doğru bir strateji ile savunuldu, propagandası yapıldı. Uluslararası derneklerle "Siz de bunu doğal kabul edin" diye farklı kültür ve hükümetlere baskı kuruldu.

Epstein adası gösterdi ki eşcinsellik bitti sırada pedofili var. Sıra dışı zenginler eşcinselliği tüketti. Eşcinseller arasında pedofili oranı yüksektir zaten. Yeni ve sıra dışı haz arayışları zenginleri çocuğa yönlendirdi şimdi. Medyayı, dernekleri, fonları elinde tutan bu zenginler tabi ki yaptıkları bu iğrençliği rasyonel bir kılıfa bürümeye çalışacaklar.

Son yıllarda çıkan "pedofili demeyelim, çocuk sevici diyelim çünkü hakaret gibi algılanıyor" ya da "pedofili olmayı onlar seçmedi, bizim ne olacağımızı seçmediğimiz gibi" veya "13 yaşa çocuk diyemeyiz, o da bir birey" gibi cümlelerle zaten daha masum (!) bir kılıfa büründürülmeye çalışılıyordu. Epstein adası bize bu çabanın kimler tarafından fonlandığını gösterdi.

Eğer dikkatli olmazsak gelecekte pedofili de adım adım normalleştirilecek. Bunun için büyük yapılar devreye sokulacak. Eşcinsellikte söylenen "Doğuştan oluyor", "Onların da hakları var" gibi söylemlerle pedofiliye alan açılacak. Bu da çocuklar için büyük bir karanlık demek."

LOGOLAR DA MASUM DEĞİL

Diğer yandan logolar da pek masum sayılmaz. Walt Disney'in logosunda mavi, beyaz çizgili bir şato vardır. Epstein Adası'nda bulunan tapınak da aynı şekilde mavi, beyaz çizgilidir ve birbirlerine çok benzerler. Nickeloeden çizgi film kanalının logosundaki çizimin de Esptein Adası'yla aynı olduğu görülür.

Yorum Yazın