Selçuk Türkyılmaz: İngiliz seçkinleri siyonizmin günahlarından kaçamayacaklar

0
Selçuk Türkyılmaz: İngiliz seçkinleri siyonizmin günahlarından kaçamayacaklar
"Bugüne kadar İngiliz seçkinleri, siyonizmin ırkçılık olduğu yöndeki ifadelerden hareketle kendi içlerinde bir tartışmaya girişmedi. Fakat onlar da bu ideolojinin günahlarından kaçamayacaklar. Çünkü Siyonizm önce İngilizlerin kolonyal arzularından doğmuş bir ideoloji idi."

Yeni Şafak gazetesi Selçuk Türkyılmaz bugünkü "İngiltere’nin kaçamayacağı soykırım sorumluluğu" başlıklı yazısında, İngiltere'de terör devleti İsrail aleyhine yaşanan gelişmeleri değerlendirirken İngiltere'nin tarihi sorumluluğunu yazdı:

"İngiltere Yeşiller Partisi’nin “Siyonizm ırkçılıktır” görüşü, Yahudiler ve İngilizler arasında ciddi bir tartışmayı gün yüzüne çıkardı. Yeşiller Partisi’nin lideri Yahudi kökenlidir. Bu sebeple Siyonistler, Siyonizm'e yönelik bu yeni çıkışı antisemitizm suçlaması ile baskı altına alamadılar. İngiltere, siyonizmin anavatanıdır ve bu ideolojinin doğduğu yerde ırkçı olduğunun söylenmesi oldukça önemlidir. Siyonizm şimdilik Yahudiler arasında bir tartışmaya yol açsa da suçlamalar İngiltere’yi doğrudan ilgilendirmektedir. Bugüne kadar İngiliz seçkinleri, siyonizmin ırkçılık olduğu yöndeki ifadelerden hareketle kendi içlerinde bir tartışmaya girişmedi. Fakat onlar da bu ideolojinin günahlarından kaçamayacaklar. Çünkü Siyonizm önce İngilizlerin kolonyal arzularından doğmuş bir ideoloji idi.

Siyonizm'in, doğduğu topraklarda ırkçı bir ideoloji olarak damgalanmasının önemini izah edebilmek için bu ideolojiye yüklenen anlamları sıralamak gerekir. Önceki yazıda George Eliot’un “Daniel Deronda” adlı romanından bahsetmiştik. Benzer bir siyonist ütopya Theodor Herzl tarafından kaleme alınmıştı. “Old New Land” adlı bu eserde Herzl, Filistin’in tarihî topraklarını koloniler hâlinde Yahudi yerleşimcilere açıyor. Aslında Herzl, Doğu Avrupa Yahudilerine karşı da ırkçı bir bakışa sahiptir ve bunu yazdığı eserde görebiliriz. Yaygın biçimde kullandığımız sömürgecilik kavramı, Herzl’in kitabında ya da benzer bir eserde hikâye edilen ütopyayı anlaşılır hâle getirmekten uzaktır. Herzl’in ütopyası da uygarlaştırma ideolojisinden dolayı kolonyalistti ve ırkçıydı. Bu eser de ırk üstünlüğü anlayışından doğmuştu. Kolonize edilen toprakları uygarlaştırmanın ırkçı yönü orada yaşayan yerli unsurları topraktan temizleme anlayışı ile belirginleşir. Arapçada müstamere kavramının kullanılması uygarlaştırma fikrini yansıtması bakımından oldukça önemlidir.

Herzl’in Siyonizm'i hem Filistinlilere karşı takındığı tavır hem de Doğu Avrupa Yahudileri karşısındaki tutumu dolayısıyla ırkçıydı ve Siyonizm'in İngiliz kökenleriyle doğrudan ilişkiliydi. İngiliz ve Batı uygarlığının ırkçı nitelikleri uzun bir dönem tartışma konusu olmadı. Siyonistler 1930’lu yıllardan itibaren İngiliz manda yönetiminde inşa edilen kolonilerin uygarlaştırıcı bir hareket olduğuna dair propagandayı portakal bahçeleri üzerinden yaptı. Siyonist yerleşimcilerin çölü, yani bedevi ve göçebelerden ibaret olan bir toprağı uygarlaştırdıkları, portakal bahçelerine çevirdikleri yönünde çok güçlü bir propaganda yapıldı. Hedeflerinde Avrupa kamuoyu vardı. Bu çerçevede Edward Said’in tespitleri çok önemlidir. Said, Siyonizm'in Doğu’nun Batı’ya açılmasındaki rolünü vurgular. Anglosakson kolonyalizminde Doğu ile Batı arasındaki en önemli rolü Siyonistler üstlenmişti. Said, Filistin’in Sorunu adlı kitabında bu rol sebebiyle yirminci yüzyılda Doğu hakkında bilgi ve kanıt arayan Batılıların siyonistlere başvurduklarını söyler.

Siyonizm'in ırkçı bir ideoloji olduğuna dair tartışma bugün daha çok Siyonist Yahudilerle Siyonist olmayan Yahudiler arasındadır. Aslında bu ırkçı ideolojinin kaynağı Hıristiyan Siyonizm'i veya Anglosakson kolonyalizmidir. Fakat Siyonizm'in ırkçı bir ideoloji ve hareket olduğuyla ilgili gerçeğin Hıristiyan siyonist olan İngilizlerle Hıristiyan siyonist olmayan İngilizler arasında yaşandığını gösteren fazlaca bir emare yok. Kitlesel düzeyde Filistin taraftarlığının ve Siyonizm karşıtlığının İngilizler arasında bir ayrışmaya yol açtığını söylemek için henüz çok erken. Bu, İngiltere’de seçkinler düzeyinde bir sorgulamanın görülmediğinin de bir işaretidir. Fakat onların bu inkârı Siyonist Yahudiler kadar İngiliz seçkinleri veya Hıristiyan Siyonistlerin de başarısız oldukları gerçeğini ortadan kaldırmaz. Siyonizm sayesinde Doğu’yu Batı’ya açacaklarına inanmışlardı fakat soykırım suçu ideolojik olarak onların üzerine de yapıştı. Artık bu suçtan kurtulamazlar.

Bugünden yarına hadiselerin nasıl cereyan edeceğini kesin olarak bilmek veya tahmin etmek herhâlde mümkün değildir. Fakat bazı işaretleri değerlendirerek tarihin akışı hakkında bir şeyler söyleyebiliriz. Gazze direnişinin ve bütün Filistinlilerin mücadelesinin tarihin akışını değiştirdiğine dair sözleri hafife almamak gerekir. Örneğin David Cameron gibi İngiliz elitleri Uluslararası Ceza Mahkemesi başsavcısını tehdit ederken bir başka Avrupa ülkesinin Nobel Barış Ödülünü “uluslararası hukuka yönelik çalışmalarından dolayı Güney Afrikalı hukukçu Navanethem Navi Pillay’a” vermesi tarihin akışıyla ilgili bir şeyler söyler. Pillay, Gazze’de yaşananları soykırım olarak niteleyen bir rapor hazırladığını duyurdu.

Soykırım gerçeği İngilizlerin peşini bırakmayacak ve onların sorumlulukları bir gün ortaya çıkacaktır."

Kaynak: https://www.yenisafak.com/yazarlar/selcuk-turkyilmaz/ingilterenin-kacamayacagi-soykirim-sorumlulugu-4863527

Yorum Yazın