SAHA 2026 ve başka alemlerle farkımız bizim

0
SAHA 2026 ve başka alemlerle farkımız bizim
Geride bıraktığımız hafta İstanbul'da yapılan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı sadece Türkiye'de değil dünyada da yankısı büyük oldu. 75'i aşkın ülkeden heyetin geldiği fuarda imzalanan sözleşmelerle bir rekor kırıldı. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar fuarın üçüncü günü yaptığı açıklamada, fuar süresince 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandığını söyledi.

Fuarın yankısı sadece ihracat sözleşmelerinden ibaret değil. İlk defa sergilenen savunma ve taarruz araçları ve sistemler de, o meşhur tâbirle dosta güven düşmana korku saldı. Fuarın sürprizi "Yıldırımhan" kıtalararası balistik füzesi oldu. Milli Savunma Bakanlığı ARGE Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen "Yıldırımhan" projesi 6 bin kilometre menzile ve 3 bin kilogram yük taşıma kapasitene sahip. Projenin tamamlanıp test aşamasıyla birlikte Türkiye uzun menzilli stratejik caydırıcılık yeteneklerine sahip birkaç devletten biri olacak.

selcuk bayraktar saha expo.jpg

Terör devleti İsrail ve Yunan medyasında çıkan panik haberleri "Yıldırımhan"ın ve fuarda sergilenen diğer araç ve silahların ne kadar caydırıcı olacağını da gösteriyor. Bu caydırıcılık sadece ülkemiz için değil tüm mazlumlar için önemli. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar fuardaki vizyon konuşmasında bu hususu dile getirdi: "Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkum olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Gücümüzü birleştirirsek, bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz. Bu birleşme sadece kağıt üzerinde bir ittifak değil, derin bir zihniyet devrimi olmalıdır. Biz bu devrimi, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla bir hayat biçimine dönüştürdük."

Emperyalist güçlere "dur" diyebilecek, onların dilinden konuşabilecek bir güç. Bayraktar'ın bahsettiği devrimi hem SAHA 2026 fuarını gezerken hem de 8 yıldır düzenlenen TEKNOFEST'lerde gördüm. Bu süreçte, üzerimize giydirilen "Bizden adam olmaz, biz bir şey yapamayız" teslimiyet elbisesi yırtılıp atıldı. Anadolu'nun evlatlarının neler yapabileceği herkes gösterildi. Daha dün diyebileceğimiz çalışmalardan biri olan "İnsansız Hava Araçları"yla Türkiye dünyanın savaş stratejisini değiştirdi. Ya bu çalışmalar 70-80 sene önce başlasaydı... Eski Türkiye'nin muktedirlerinin nelerle uğraştıkları mâlûmunuz!

Eski Türkiye'de bu tür projeleri değil yapmak dile getirmek bile hedef tahtasına oturtulmanız için yeterliydi. Efendiler sana lazım silahı gönderir senin haddine mi silah üretmek! Distribütörlerin ülkesi Türkiye'den bağımsız, kendi silahını yapabilen Türkiye'ye...

Son olarak Selçuk Bayraktar'ın mezkûr konuşmasındaki iki cümleyi dikkatinize sunmak istiyorum. Şöyle diyor Bayraktar: "Bizler, inancımızın tarifiyle, yaratılmışların en şereflisi olan insanı, 'Eşref-i Mahlûkat' kılan o ilahi ruhu ve derin hissiyatı korumak zorundayız. Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir."

Bu sözler bana Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in "Şarkımız Bizim" şiirindeki "Başka âlemlerle farkımız bizim" mısrasını hatırlattı. Birileri katletmek, işgal etmek, sömürmek için silahlar üretirken birileri de insanlığın onurunu korumak için, zalime "dur" demek için silah üretiyor!

Star 11 Mayıs 2026.
 

  • Next Social

Yorum Yazın