Murat Özer: Şimdi anladınız mı Esat'ı neden desteklediklerini?

0
Murat Özer: Şimdi anladınız mı Esat'ı neden desteklediklerini?
"Eğer Türkiye Esat'ın meşruiyetini tanır ve Suriyeli mültecileri ölüme gönderebilirse Baas devam edecek, PKK-PYD yaşayacak ve bölgedeki kaos sürdürülebilecekti."

Akşam Gazetesi yazarı Murat Özer bugünkü yazısında, Türkiye içinde PKK'nın varlığıyla kendi varlığını inşa eden unsurların Esad'ı neden desteklediklerini yazdı: 

"PKK'dan sonra örgütün Suriye kolu PYD de kendini feshetti. Böylece ülkemizin 50 yıldır en büyük sorunu olan bölücü terör parantezi kapanmış oldu. Örgütün ideolojik yoldaşlarının gözyaşları içinde bir tarih kapandı.

Şimdi tüm varlığını PKK'ya borçlu olan ırkçılar, 30'lu yılların ilkel ideolojisine saplanıp kalanlar, sömürgecilerin eşiğinde ikbâl arayanlar yasta.

Bir türlü anlam veremiyorlar PYD'nin tasfiyesine. Binlerce TIR silahla donatılmış, kimi zaman ABD'nin, kimi zaman Rusya'nın ama her daim emperyalistlerin tam desteğini alan bir yapı nasıl olur da Erdoğan'ın çabalarıyla son bulur?

Nasıl olur da çözümün "İslam kardeşliğinde" olduğunu söyleyen bir lider yarım asırlık kavganın sonunda zaferini ilan edebilir?

Oysa bölücülükle mücadele ancak tek parti iktidarının faşizan yöntemleriyle, köylerin yakılıp yıkılmasıyla ve CHP'nin Suriye'deki ikizi Baas diktatörlüğünün yaşamasıyla mümkün olabilirdi.

Türkiye'nin ve Suriye'nin son 60 yılını darbelerle şekillendiren karanlık zihniyet aynı yerden beslenip, aynı kirli masalı tekrarlayıp durdu.

PKK'lılar ve PYD'liler silahlarını yakıp, nasıl oldu da bu necis oyundan çekildiler?

Cevap açık: Çünkü kendilerini himaye edenler mağlup oldu.

PKK, Türkiye'de kurulduktan hemen sonra Hafız Esat'ın Suriye'sine yerleşmiş, burada kök salmıştı. Sadece PKK'ya değil, neredeyse tüm sol terör örgütlerine kucağını açan Baas Partisi olmuştu. Arap ırkçısı, Türkiye düşmanı bu Sosyalist Parti sayesine örgüt Türkiye sınırını tam 40 yıl mesken tuttu.

Önce ideolojik babası Sovyet Rusya'sından, sonra Irak'ı yok edip kendisine alan açan ABD'den destek alan örgütün kesintisiz hamisi ise Esat rejimiydi. Bu köhne rejime karşı Suriye halkı ayaklandığında yüz binlerce insanın ölümü pahasına tüm efendileri seferber olup, rejimi ayakta tutmaya çalıştılar.

Rusya'dan ABD'ye, İran'dan mezhepçi fanatiklere kadar Suriye'de cinayet işlemeyen kimse kalmadı. Tek istedikleri katil Baas rejiminin devam etmesiydi. Çünkü habis planları ancak bu rejimin ayakta kalmasına bağlıydı.

Türkiye'de CHP'nin önderliğindeki 6'lı masanın seçimlerde "Suriyeliler defolsun" kampanyası yürütmesinin maksadı buydu.

Eğer Türkiye Esat'ın meşruiyetini tanır ve Suriyeli mültecileri ölüme gönderebilirse Baas devam edecek, PKK-PYD yaşayacak ve bölgedeki kaos sürdürülebilecekti.

Cumhurbaşkanlığı makamını dahi kaybetmeyi göze alıp bu çirkin planı bozan Erdoğan oldu. "Ne katil bir rejimi kabullenir ne de tek bir mazlumu zalime teslim ederim" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dirayeti olmasaydı böylesi bir devrim gerçekleşemezdi.

Sadece Türkiye'de değil, Suriye'de ve tüm bölgemizde bölücülük defteri kapandı.

Tüm ümidini Esat'ın varlığına bağlayanlar ise hüsrana uğramış durumda.

Esat gitti, PKK bitti.

Esat'ın ülkemizdeki kimisi sağcı, kimisi solcu, kimisi ise İslamcı görünen yoldaşları ise çaresizlik içinde yaşanan bu büyük devrimi anlamaya çalışıyor.

Suriyeliler defolsun diyerek PKK-Baas ideolojisine hizmet edenleri önce Öcalan terk etti. Diğeri ise sığındığı Moskova'da son günlerini yaşıyor.

Cumhurbaşkanımız ise Devlet Bahçeli'yle birlikte Malazgirt'te bin yıl önce toprağa atılan Kürt-Türk-Arap kardeşliği tohumunun yeşerttiği bahçeden dünyaya sesleniyor.

Nusretin gerçek sahibine hamd olsun."

  • Next Social

Yorum Yazın