Şimşek, “Türkiye’ye yatırımcı ilgisi büyük. Yabancı yatırımcıda ilk kez bu kadar yoğun ilgi görüyorum.” ifadelerini kullandı. Ocak ayında Londra, New York ve Hong Kong’da yaklaşık 800 yatırımcıyla görüştüğünü belirten Şimşek, en son bu düzeyde ilgiyi 2013 yılında hatırladığını dile getirdi.
“Türkiye’nin güçlü bir hikayesi var”
Küresel ekonomide belirsizliklere rağmen büyümenin dirençli olduğunu vurgulayan Şimşek, gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahının yüksek seyrettiğini söyledi. Türkiye’nin hem dezenflasyon sürecinde olması hem de büyüme performansını korumasının yatırımcı ilgisini artırdığını ifade etti.
Türkiye’nin Avrupa’dan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Şimşek, güvenlik perspektifinden bakıldığında Türkiye’nin NATO’nun en güçlü ikinci üyesi olduğunu ve Avrupa güvenliğinde kritik rol oynadığını kaydetti.
“Dengesizlikleri giderme evresini tamamladık”
Ekonomi programının siyasi sahiplenmesine ilişkin spekülasyonların karşılık bulmadığını söyleyen Şimşek, ilk aşamada risklerin yönetildiğini, ikinci aşamada ise makroekonomik dengesizliklerin giderildiğini belirtti.
Faiz dışı fazlaya geçildiğini ifade eden Şimşek, borçlanma ihtiyacının azaltıldığını ve dış dengede önemli iyileşme sağlandığını söyledi. Cari fazla için yapısal dönüşüm gerektiğini, bu dönüşümün de hedefler arasında olduğunu dile getirdi.
KKM ve enflasyon mesajı
Kur Korumalı Mevduat (KKM) stokunun 143 milyar dolardan büyük ölçüde azaltıldığını belirten Şimşek, bunun kamu üzerindeki kur riskini düşürdüğünü ve dezenflasyon sürecine katkı sağladığını ifade etti.
Enflasyonun 2024’te yüzde 44, 2025’te ise yüzde 30 civarında tamamlandığını söyleyen Şimşek, “En önemli dengesizlik enflasyon. Programı uygulamaya devam ediyoruz, zaman alıyor.” dedi.
Ocak ve şubat aylarında enflasyonun mevsimsel etkilerle görece yüksek geldiğini belirten Şimşek, mart, nisan ve mayıs aylarında geçmiş dönem ortalamalarının altına düşülebileceğini, yağışların olumlu seyretmesinin gıda fiyatları açısından destekleyici olduğunu sözlerine ekledi.


