TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz ziyareti öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayarak gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon soruşturmasına değinen Kurtulmuş, meselenin çok sayıda yatırımcıyı ilgilendirdiğine dikkat çekti. Küçük birikimlerini değerlendirmek amacıyla borsaya yatırım yapan kişilerin mağdur edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Kurtulmuş, sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, “Bir fonda çok sayıda insanın gelecek hayalleri birikiyor, siz o gelecek hayallerine el koyuyorsunuz. Bu affedilemez, fevkalade ciddi bir meseledir” ifadelerini kullandı.
Savcılık soruşturmalarının kapsamlı biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, haksız kazanç elde edenlerin yaptıklarının yanına kâr kalmaması gerektiğini kaydetti.
Ekonomik güvenlik vurgusu
Fon soruşturmasının yalnızca hukuki boyutuyla ele alınmaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, ekonomik güvenliğe de dikkat çekti.
Borsadaki olası dalgalanmaların yerli ve yabancı yatırımcıların güvenini zedelememesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, alınan tedbirlerin gerektiğinde artırılmasının önemine işaret etti.
“Yapanın yanına kâr kalmayacak bir kararlılıkla meselenin üstüne gidilecektir” diyen Kurtulmuş, soruşturmaların titiz ve kapsamlı şekilde tamamlanması gerektiğini dile getirdi.
Mecliste 1096 dokunulmazlık dosyası bulunuyor
Milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarına ilişkin de bilgi veren Kurtulmuş, Meclis Başkanlığının bu konuda doğrudan bir inisiyatifi bulunmadığını belirtti.
Mahkemelerden gelen fezlekelerin teamül gereği Karma Komisyona sevk edildiğini aktaran Kurtulmuş, şu anda Mecliste 1096 dokunulmazlık dosyasının bulunduğunu söyledi. Meclisin tatilde olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, yeni fezlekeler geldiğinde izlenecek prosedürün belli olduğunu ifade etti.
İsrail'e yönelik uluslararası tepkilere dikkat çekti
İsrail'in Gazze'deki saldırıları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasına da değinen Kurtulmuş, Erdoğan'ın konuşmasının küresel vicdana yönelik güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi.
Kurtulmuş, soykırım lideri Netanyahu'nun BM Genel Kurulundaki konuşmasına yönelik protestoları da değerlendirdi.
“Böyle ağır bir insanlık suçunun kimse yanında durmak istemiyor” diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin Filistin konusunda yürüttüğü diplomatik girişimlerin zaman içinde daha geniş bir uluslararası destek bulduğunu beyan etti.
Terörsüz Türkiye sürecinde “üçüncü göz” modeli
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinde Meclisin rolüne ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun müzakereci bir yöntemle çalışacağını belirten Kurtulmuş, Meclisin süreci doğrudan yürütmek yerine “üçüncü göz” olarak takip edeceğini ifade etti.
Sahadaki gelişmelerin devletin güvenlik kurumlarınca izleneceğini belirten Kurtulmuş, örgütün silah bırakıp bırakmadığının tespit ve tescil edilmesinin ardından Milli Güvenlik Kurulu kararının önem taşıdığını söyledi.
Mecliste kurulacak izleme yapısının ise yürütmeye dönük bir görev üstlenmeyeceğini, süreci takip edeceğini ve ihtiyaç halinde yasal düzenleme çalışmalarına katkı sunacağını kaydetti.
“467 oy, büyük bir desteğin göstergesi”
Terörsüz Türkiye sürecinin Mecliste 467 oyla kabul edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, siyasi partilerin önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirtti.
Sürecin ağırdan alındığı yönündeki eleştirileri reddeden Kurtulmuş, Meclisin üzerine düşen siyasi sorumluluğu yerine getirdiğini savundu. Farklı siyasi görüşlerin müzakere sürecinde ortak noktalarda buluştuğunu belirten Kurtulmuş, bundan sonraki aşamada uygulamaya ilişkin çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.
Kurtulmuş, sürecin yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “Eldeki silahı bırakmak değil, zihinlerdeki silahı bırakmak” sözleriyle yeni dönemde dil ve yaklaşım değişikliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye hedefinde devlet kurumlarının kararlılığının sürdüğünü ifade eden Kurtulmuş, terör meselesinin kısa süre içinde geride bırakılmasını hedeflediklerini söyledi.


