Üstel, söz konusu açıklamaların ada genelinde barış ve istikrar ortamına zarar verebilecek nitelikte olduğunu belirterek, bu yaklaşımı “tehlikeli ve kabul edilemez bir adım” olarak nitelendirdi.
Açıklamasında, GKRY yönetiminin bir yandan müzakere sürecinden bahsederken diğer yandan Kıbrıs Türk halkını yok sayan bir tutum sergilediğini ifade eden Üstel, bu durumun niyet konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.
Ada üzerinde herhangi bir askeri düzenleme veya konuşlandırma yapılabilmesi için Kıbrıs Türk tarafının rızasının zorunlu olduğunu vurgulayan Üstel, bu onay olmadan atılacak adımların uluslararası hukuk açısından geçersiz sayılacağını söyledi.
Fransa’nın yaklaşımına da değinen Üstel, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Kıbrıs Türk halkının egemenlik ve güvenlik haklarını göz ardı edecek kararlar alamayacağını ifade etti. Avrupa Birliği’nin bu süreçte tutumunun da eleştiriye açık olduğunu belirten Üstel, adaya yönelik her türlü askeri girişimin bölgedeki hassas dengeleri olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.


