Kapanma aşamasına gelen BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı: Türkiye'den güçlü siyasi destek alıyoruz

0
Kapanma aşamasına gelen BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı: Türkiye'den güçlü siyasi destek alıyoruz

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) İletişim Direktörü Jonathan Fowler, siyasi ve ekonomik baskıların yol açtığı mali kriz nedeniyle Filistinli mültecilere sunulan hizmetlerde yüzde 20 oranında kesintiye gidildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi ( STRATCOM Zirvesi ) 2026'ya katılan Fowler, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Fowler, şu ana kadar STRATCOM'a 2 kere katıldığını belirterek, 2022'de düzenlenen STRATCOM zirvesinde de dezenformasyonla ilgili bir panelde konuştuğunu hatırlattı.

Farklı anlatıların ve anlatı değişimlerinin uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiği durumlarda daha da kritik hale geldiğine dikkati çeken Fowler, konuşmacı olarak katılacağı panelde bu konunun yol açabileceği ciddi sorunları ele alacağını kaydetti.

Fowler, bu konunun konferans genelinde öne çıkan bir tema olduğuna işaret ederek, UNRWA'nin yanlış bilgi ve dezenformasyon kampanyasıyla hedef alındığını söyledi.

Uluslararası hukuk normlarının giderek aşındığına dikkati çeken Fowler, "Geçmişte, uluslararası hukuk ihlal edildiğinde en azından bir miktar utanma ya da ihlal edilmediği yönünde bir görünüm oluşturma çabası vardı. Ancak bugün dünyanın farklı yerlerinde 'Uluslararası hukuk falan yok. Benim için önemi yok. Bu benim için geçerli değil. Ben geçerli olmayacağına karar verdim' diyen birçok aktörün olduğu bir ortamdayız." ifadelerini kullandı.

Fowler, bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak İsrailli yetkililerin Ocak'ta Doğu Kudüs'teki UNRWA ofislerine el koymasını ve binalarını yıkmasını gösterdi.

Bu durumun birçok açıdan yanlış olduğunu belirten Fowler, "Bunlardan birincisi, UNRWA'nın Birleşmiş Milletler'e bağlı bir kurum olmasıdır. Dolayısıyla bu, Birleşmiş Milletler'e ait bir binayı ele geçirip tahrip etmek anlamına geliyor. Ayrıca, Doğu Kudüs'ün uluslararası hukuka göre işgal altındaki bir bölge olduğu gerçeği de göz önüne alındığında, bunun da yanlış olduğunu görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Fowler, bu gelişmelerin yapılanları meşrulaştırmaya çalışan bir dezenformasyon kampanyasıyla eş zamanlı ilerlediğine dikkati çekerek, "Bana göre artık içinde bulunduğumuz yeni dünya tam olarak bu ve bu durum son derece tehlikeli." dedi.

UNRWA MALİ KRİZ İLE KARŞI KARŞIYA

Türkiye'den güçlü siyasi destek aldıklarını ve Ankara'da bir ofis açma sürecinde olduklarını aktaran Fowler, bunun hem Türk makamlarıyla hem de Türk halkıyla ilişkiler açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Fowler, UNRWA'nın Filistinli mültecilere eğitim, sağlık ve temizlik gibi hizmetleri sunmak ve kriz zamanlarında insani yardım sağlamakla yükümlü olduğunu ancak ajansın karşı karşıya olduğu mali kriz nedeniyle bu hizmetlerin kesintiye uğradığını bildirdi.

UNRWA'nın finansmanının büyük ölçüde gönüllü bağışlara dayanmasının ciddi bir yapısal sorun oluşturduğunu dile getiren Fowler, ajansın yaklaşık 100 milyon dolarlık nakit açığı bulunması nedeniyle Filistinli mültecilere sunulan hizmetlerde yüzde 20 kesinti yapıldığını aktardı.

Fowler, bu mali sorunlar nedeniyle UNRWA çatısı altında hizmet veren doktor, öğretmen ve diğer yerel personelin maaşlarında da yüzde 20 kesinti yapıldığını söyledi.

"YAKLAŞIK 400 MESLEKTAŞIM GAZZE ŞERİDİ'NDE ÖLDÜRÜLDÜ"

İsrail'in kendi toprakları olarak gördüğü bölgede, UNRWA'nın çalışma yürütmesini yasaklayan bir yasa çıkardığını hatırlatan Fowler, "Gazze Şeridi'ne yardım götürme imkanımız elimizden alındı. Bu, tamamen İsrail yetkililerinin aldığı siyasi bir karar." ifadelerini kullandı.

Fowler, UNRWA personelinin işgal altındaki Filistin topraklarında çalışma koşullarının giderek daha tehlikeli hale geldiğine dikkati çekerek, "Yaklaşık 400 meslektaşım Gazze Şeridi'nde öldürüldü. Bu, BM tarihinde daha önce rastlanılmamış bir durum." dedi.

UNRWA çalışanlarına yönelik saldırılar, mali krizler, dezenformasyon kampanyaları ve bazı bağışçı ülkelerin fonlarını azaltma kararı gibi etkenlerin krizi daha da derinleştirdiğini vurgulayan Fowler, mevcut şartların ajansı hizmet verdiği milyonlarca Filistinliyi doğrudan etkileyecek daha zor kararlar almaya zorlayabileceği uyarısında bulundu.

UNRWA'NIN FAALİYETLERİ VE İSRAİL'İN SALDIRISI

BM üyesi devletlerin gönüllü katkılarıyla finanse edilen UNRWA, faaliyetlerine başladığı 1950'den bu yana Filistinli mültecilere gıda, sağlık, eğitim ve barınma gibi insani yardımları sağlayan ana kuruluş konumunda bulunuyor.

Ajans, 5,9 milyon Filistinli mülteciye destek sağlıyor. 75 yılı aşkın süredir Filistinlilerin yaralarını sarmaya çalışan UNRWA'nın tesisleri, bu süreçte defalarca İsrail tarafından vuruldu, tonlarca gıda ve ilaç yok edildi.

İsrail Meclisi, Ekim 2024'te bazı UNRWA çalışanlarının 7 Ekim 2023 olaylarına karıştığı iddiasıyla Ajans'ın İsrail ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki faaliyetlerini yasaklamıştı.

UNRWA'nın faaliyetinin sona ermesi, Filistin topraklarındaki yaklaşık 2,5 milyon mültecinin hayatını olumsuz etkilemişti.

Bu süreçte bazı bağışçı ülkeler UNRWA'ya sağladıkları mali desteği askıya almış, bağışların durdurulması, bütçesinin büyük bölümünü gönüllü katkılardan sağlayan Ajansı derin bir mali açmazla karşı karşıya bırakmıştı.

İsrail güçleri, 20 Ocak'ta UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan genel merkezine baskın düzenleyerek yerleşkeye el koymuş ve içerideki tesisleri yıkmıştı.

Yorum Yazın