İsrail basını: Türkiye’yi Suriye’den dışlama stratejisi ters tepecek

0
İsrail basını: Türkiye’yi Suriye’den dışlama stratejisi ters tepecek
İsrail’in Suriye’de Türkiye’nin etkisini sınırlandırmaya yönelik politikasının beklenenin aksine Ankara’nın bölgedeki konumunu güçlendirdiği belirtildi. İsrail’deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) tarafından yayımlanan analizde, Türkiye’nin Suriye’deki varlığını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen yaklaşımın İsrail’in çıkarlarına zarar verebileceği uyarısı yapıldı. Analizde, Türk donanmasının Doğu Akdeniz’deki avantajlarına da dikkat çekilerek Suriye kıyılarında güçlü bir Türk varlığının denizlerdeki güç dengesini değiştirebileceği belirtildi.

Jerusalem Post’un aktardığına göre, INSS araştırmacıları Amal Hayek ve Carmit Valensi tarafından hazırlanan “Agresif plan ters tepecek, Türkiye’yi güçlendirebilir” başlıklı analizde, İsrail’in Suriye’deki politikası ele alındı.

Esed rejiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının tek başına kalıcı sonuçlar sağlamayacağı ifade edilen analizde, Türkiye’nin bölgedeki etkisinin yerleşik bir unsur hâline geldiği vurgulandı.

Araştırmacılara göre, Ankara’nın Suriye’deki etkisini yalnızca askeri saldırılarla ortadan kaldırmaya çalışmak gerçekçi bir yaklaşım değil. Böyle bir politikanın İsrail’in güvenlik hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabileceği değerlendirildi.

Şam yönetimi Ankara’ya daha fazla yaklaşabilir

Analizde, İsrail’in Suriye ordusunun yeniden yapılanmasını tamamen engellemeye çalışmasının Şam yönetimini Türkiye’ye daha fazla yaklaştırabileceği uyarısında bulunuldu.

Araştırmacılar, Suriye yönetiminin güvenlik ve askeri işbirliği konusunda Ankara’ya yönelmesinin, İsrail’in Türkiye’nin etkisini azaltma hedefini tersine çevirebileceğini kaydetti.

İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki bütün faaliyetlerini sona erdirmeye çalışmak yerine, kendi güvenliği açısından doğrudan risk oluşturduğunu düşündüğü alanlara odaklanması gerektiği belirtildi. Operasyonel değeri sınırlı hedeflere yönelik saldırıların diplomatik bir yol haritasıyla desteklenmemesinin ise tarafları istemedikleri doğrudan bir çatışmaya sürükleyebileceği kaydedildi.

Doğu Akdeniz’de Türk donanması vurgusu

INSS analizinde Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askeri ve teknik faaliyetleri de ele alındı. Devlet kurumlarına sağlanan teknik destek, eğitim faaliyetleri ve tesislerin yenilenmesi gibi çalışmaların, Türkiye’nin kendi komuta-kontrol altyapısını kurmasından ayrı değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Jerusalem Post’un aktardığı değerlendirmede, Türk donanmasının Doğu Akdeniz’deki avantajlarına özel olarak dikkat çekildi. Suriye kıyılarında güçlü bir Türk deniz varlığının, bölgedeki deniz gücü dengesini köklü biçimde değiştirebileceği belirtildi.

Analizde, İsrail sınırına yakın Güney Suriye, Tel Aviv yönetimi açısından kritik bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmacılar, İsrail’in bu bölgede Türkiye’nin askeri varlığına karşı çıkması gerektiğini savunurken, Ankara’nın etkisini sınırlandırma hedefinin tüm Suriye’yi karşısına alan kapsamlı bir politikaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

İsrail’in önceliğini, sınırlarına doğrudan tehdit oluşturabileceğini değerlendirdiği unsurlara yöneltmesi gerektiği ifade edildi.

Golan Tepeleri için uluslararası baskı artabilir

INSS araştırmacıları, İsrail’in Suriye’de kalıcı askeri varlık sürdürmesinin uzun vadeli bir çözüm sunmadığını belirterek Şam yönetimiyle güvenlik düzenlemeleri konusunda görüşmeler yapılmasını önerdi.

Analizde, İsrail’in adımlarının Suriye’yi istikrarsızlaştıran girişimler olarak algılanmaya başlamasının Golan Tepeleri meselesini yeniden uluslararası gündeme taşıyabileceği kaydedildi. Tel Aviv yönetiminin, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nda belirlenen hatlara dönmesi için bölgesel ve uluslararası baskının artabileceği değerlendirmesine yer verildi.

 

  • Next Social

Yorum Yazın