IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti

0
IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti
Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun ocak sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin büyüme beklentilerinde yukarı yönlü revizyona gidildiği belirtildi.

IMF, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,2, gelecek yıl ise yüzde 4,1 oranında büyümesini bekliyor. Fon, geçen yıl ekim ayında yayımladığı raporda Türkiye ekonomisinin her iki yıl için de yüzde 3,7 büyüyeceğini öngörmüştü.

Küresel büyüme tahmini de yukarı çekildi

Raporda, ticaret politikalarından kaynaklanan olumsuz etkilerin, yapay zeka başta olmak üzere teknoloji yatırımlarındaki artış, mali ve parasal destekler, genel olarak destekleyici finansal koşullar ve özel sektörün uyum kabiliyetiyle dengelendiği vurgulandı. Bu çerçevede IMF, küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1’den yüzde 3,3’e yükseltti.

Küresel ekonominin 2026’da yüzde 3,3, 2027’de ise yüzde 3,2 büyüyerek dirençli görünümünü sürdürmesinin beklendiği kaydedildi. Ekim 2025 raporuyla kıyaslandığında, küresel büyüme tahmininde bu yıl için 0,2 puanlık yukarı yönlü revizyon yapıldığı, 2027 yılına ilişkin beklentide ise değişikliğe gidilmediği aktarıldı.

Enflasyonun kademeli olarak gerilemesi bekleniyor

Raporda, küresel manşet enflasyonun 2026’da yüzde 3,8’e, 2027’de ise yüzde 3,4’e gerilemesinin beklendiği belirtildi. Enflasyon tahminlerinin, geçen yıl ekim ayındaki öngörülerle büyük ölçüde uyumlu olduğu, ABD’de enflasyonun hedefe dönüş sürecinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha yavaş olacağının öngörüldüğü ifade edildi.

Riskler aşağı yönlü seyrini koruyor

IMF, küresel ekonomik görünüme yönelik risklerin aşağı yönlü olmaya devam ettiğine dikkat çekti. Yapay zekaya ilişkin verimlilik artışı beklentilerinin yeniden değerlendirilmesinin yatırımlarda azalmaya yol açabileceği, yapay zeka bağlantılı şirketlerden diğer sektörlere yayılabilecek ani piyasa düzeltmelerinin ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturabileceği vurgulandı.

Raporda ayrıca ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanmasının belirsizliği artırabileceği, iç siyasi gelişmeler veya jeopolitik tansiyonların finansal piyasalar, tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebileceği kaydedildi. Yüksek bütçe açıkları ve artan kamu borcunun uzun vadeli faiz oranları üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulunuldu.

Yorum Yazın