Duran, "2026 Ankara Zirvesi yalnızca bir ev sahipliği meselesi değil. Türkiye'nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne. Zirve, Türkiye'nin askeri katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılacaktır." dedi.
NATO’nun uzun yıllardır uluslararası güvenlik sisteminin en kurumsal yapılarından biri olduğunu belirten Duran, ittifakın değişen tehditlere uyum sağlayarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Duran, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya katılımından bu yana ittifak içindeki konumunun önemli ölçüde değiştiğini vurgulayarak, Türkiye’nin artık sadece sınır güvenliği sağlayan bir ülke değil, ittifakın karar süreçlerinde merkezi rol oynayan bir müttefik haline geldiğini söyledi.
Türkiye’nin NATO’nun 360 derece güvenlik anlayışının önemli bir parçası olduğunu ifade eden Duran, günümüzde tehditlerin tek yönlü olmadığını ve çok boyutlu bir yapıya dönüştüğünü belirtti.
“NATO değişen tehditlere uyum sağlıyor”
Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze’deki gelişmeler ve bölgesel krizlere de değinen Duran, NATO’nun yalnızca askeri değil; siber güvenlik, enerji hatları, tedarik zincirleri ve dezenformasyon gibi alanlarda da faaliyet alanını genişlettiğini söyledi.
Türkiye’nin kriz dönemlerinde gerilimi azaltan ve diplomasi kanallarını açık tutan bir aktör olduğunu vurgulayan Duran, Ankara’nın hem caydırıcı güce sahip hem de diplomatik çözüm süreçlerine katkı sunabilen bir ülke olarak öne çıktığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin uluslararası krizlerde aktif rol üstlendiğini belirten Duran, ülkenin güvenlikten insani yardıma kadar birçok alanda sorumluluk üstlendiğini söyledi.
NATO altyapısında Türkiye vurgusu
Türkiye’de NATO’ya ait önemli askeri yapılanmaların bulunduğunu hatırlatan Duran, İzmir’de NATO Kara Komutanlığı ve İstanbul’da hızlı konuşlanma karargahının yer aldığını ifade etti.
2026 Zirvesi: “Stratejik sahne”
NATO Ankara Zirvesi 2026’nin yalnızca bir ev sahipliği organizasyonu olmadığını belirten Duran, zirvenin Türkiye’nin ittifak içindeki ağırlığını ve savunma kapasitesini görünür kılacağını söyledi.
Zirvede savunma sanayisi, kriz yönetimi kapasitesi ve lider diplomasisinin aynı anda öne çıkacağını ifade etti.
Duran, Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişiminin NATO’nun caydırıcılığına katkı sağladığını belirterek, üretim kapasitesi ve teknolojik esnekliğin gelecekte daha kritik hale geleceğini söyledi.
NATO içinde yük paylaşımının önemli bir gündem başlığı olduğuna dikkat çeken Duran, yeni hedefler çerçevesinde savunma harcamalarının artırılmasının değerlendirildiğini ifade etti.
Duran, Türkiye’nin NATO kapsamında birçok askeri ve diplomatik faaliyete ev sahipliği yaptığını belirterek, Savunma Sanayi Forumu’nun ilk kez zirvenin resmi programına dahil edilmesinin de bu sürecin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin ilerleyen dönemde de NATO’nun farklı faaliyetlerinde aktif rol üstlenmeye devam edeceğini vurguladı.


