Yeni Şafak Gazetesi yazarı ve GENAR Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı olan İhsan Aktaş bugünkü "AK Parti seçmeni olana razı olmadı fakat partisini terk etmedi" başlıklı yazısında, fon soygunu sonrası yaptıkları anketin neticesini köşesine taşıdı. Yazısında anket verilerini yorumlayan Aktaş, fon soygununda Ak Partili üst düzey yöneticilerin yer almasının partiye 3 puan oy kaybettirdiğini vurguluyor.
"GENAR Türkiye Raporu-Ekim 2026
AK Parti: %33,7
Yeni Parti: %23,3
DEM Parti: %9,5
CHP: %7,5
MHP: %7,2
İYİ Parti: %6,5
Yeniden Refah Partisi: %2,9
Zafer Partisi: %2,8
Anahtar Parti: %2,6
TİP: %1,4
Saadet Partisi: %0,8
BBP: %0,6
Diğer: %1,2
Fon krizinden sonra kamuoyunun merak ettiği en önemli soru, fon krizinin siyaseti ne kadar etkileyeceği meselesi oldu. Bu bağlamda, ilk günlerdeki siyasi hasarın daha yüksek olduğu kanaatindeyim.
Eylül sayısında AK Parti’nin oyları %36 bandındaydı. Bugün ise %33 bandında. Burada oy kaybı 3 puan civarında. Oy kaybının az olmasında muhalefetin dağınıklığının da etkili olduğunu düşünüyorum.
Bugün Türkiye’de üç muhalefet partisi yeniden kuruluyor.
Yeni Parti: CHP’den ayrılan bu parti henüz kuruluş aşamasını tamamlayamadı. Her ne kadar bugün aldığı oy itibarıyla ana muhalefet partisi konumuna yükselmiş olsa da bir partinin kurumsal olarak siyaset üretmeye başlaması zaman alacak bir durumdur.
DEM Parti: Terörsüz Türkiye süreci bütün hızıyla devam ederken kongresini tamamlayan DEM Parti, Demokratik Cumhuriyet Hareketi’ne dönüşmek için yeni bir yapılanmaya gidiyor. Bu bağlamda parti, Türkiye partisine dönüşecek ve ülkenin bütünüyle ilgili politikalar üretmeye başlayacak.
CHP: Yeni Parti tarafından yok edilmeye çalışılan parti de diğer partiler gibi kendisini yeniden kurmaya çalışıyor. Bugün il başkanlarını atamakla meşgul olan parti, aynı zamanda kurultaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin yükselişi NATO Zirvesi’nde göz kamaştırmıştı. Daha sonra gündeme gelen dış politika başarıları arasında Irak ile Türkiye arasında kurulan Kalkınma Yolu Projesi, ardından bütün Orta Doğu’da bayram havası estiren Hicaz Demiryolu’nun yeniden gündeme gelmesi, Mekke İttifakı, Somali ve Libya’nın adım adım istikrarlı devletlere dönüşmesi, Suriye’nin üniter bir devlet aşamasına geçmesi ve Terörsüz Türkiye sürecinin adım adım finale doğru yaklaşması yer alıyor. Bunlar, daha sayacağımız yüzlerce dış politika adımından yalnızca birkaçı.
Diğer taraftan hükümetin deprem bölgesinde yürüttüğü 500 bin konut hamlesi, Ulaştırma Bakanlığında yürütülen hızlı tren hattı çalışmaları, ulaşım ve lojistik ekosisteminin kurulması, Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıkların çalışmaları da devam ediyor.
Seçmen davranışı tek bir konuyla şekillenmez. Her ne kadar ekonomi, seçmen davranışını doğrudan etkileyen bir konu olsa da seçmen, sokağındaki yol ve kaldırımdan ülkenin en stratejik konularına kadar her bir konuya bakar ve bütün bu icraatların ortalamasına bakarak bir karar verir.
Türkiye bir güç merkezi olarak her alanda koşar adım yol alırken, tehditlerin daha çok dışarıdan geleceği düşünülüyordu. Ancak hiç hesap edilmeyen bir iç sorunla karşılaşıldı.
Fon krizi: Hükümetler krizlerle karşılaşır ve bu krizleri yönetirler. Fon krizi, ölçek olarak büyük bir kriz. AK Parti ise kurumsal bir parti.
Daha ilk günden millet Sayın Cumhurbaşkanı’na baktı. İlk günden bugüne kadar herkes bizim de fikrimizi soruyor.
Benim kanaatim şu şekilde: Bu millet Sayın Cumhurbaşkanı’nı seviyor ve ona olan desteğini sürdürmek için kendisini ikna edecek adımlar bekliyor.
Biraz argo bir tabir kullanacak olursak millet, Reis’e destek vermek için bahane arıyor.
Bugüne kadar çok açıklama yapıldı. Fakat Sayın Cumhurbaşkanı’nın şu açıklaması her şeyin özeti gibi:
“İhracatçımız ürün satmak için ülke ülke dolaşırken… Sanayicimiz etrafımızdaki ateş çemberine rağmen özveriyle çalışırken… Tüccarımız, esnafımız helalinden kazanmak için kılı kırk yararken… Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını 10’a, 30’a katlayana bu fahiş kazancın bedelini mutlaka ödeteceğiz.”
Fon krizinin üç ayağı var:
* Yolsuzluk yapan iş insanları, hırsızlar.
* Onlara yataklık yapan bürokratlar.
* Sinyal kesici olarak kullanılan siyasiler.
Her bir grup titizlikle süreçten ayırt edildikten sonra, milletin bir daha bu krizle karşılaşmaması için sistemi tepeden tırnağa gözden geçirmek lazım.
AK Parti tabanı kötüye razı olmadı, homurdandı fakat partisini terk etmedi.
Görelim Mevla neyler."


