Canlı yayında TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in sorularını cevaplayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi şunları söyledi:
TEDBİRLER ABARTILDI MI?
"Alınması gerektiği ölçüde tedbir aldık. Çünkü biz daha önce başka ülkelerde yapılan NATO zirvelerini de inceledik. Biliyorsunuz, ülkemizde 2004 yılında İstanbul'da bir NATO Zirvesi yapılmıştı. 22 yıl aradan sonra bu kez Ankara'da, 36. NATO Zirvesi gerçekleştirildi.
Örneğin geçen yıl NATO Zirvesi Hollanda'da yapılmıştı. Lahey'de düzenlenen zirvede 38 bin polis görev almıştı. Hollanda, Konya büyüklüğünde bir ülke. Bizim ülkemiz ise coğrafi olarak çok daha büyük. Sınır illerimiz var. Mesela Suriye'deki durumu biliyorsunuz. Ukrayna-Rusya Savaşı'ndan dolayı sınırlarımızdaki durum da malum.
Onun için abartmadık; alınması gerektiği ölçüde tedbir aldık. Az önce de söyledim, biz tedbirimizi kışa göre aldık. Böyle önemli bir zirvede, dünyanın gözünün çevrildiği, basın ordusunun takip ettiği bir organizasyonda en küçük bir hadise, ülkemizin güvenli ülke imajını olumsuz yönde etkileyebilirdi."
SAHİPSİZ SOKAK KÖPEKLERİNİN TOPLANDIĞI İDDİASI
"NATO Zirvesi öncesinde Ankara Valiliğimiz bir açıklama yaptı. Sahipsiz sokak hayvanlarından 52 bininin toplandığını, hedef sayıya ulaşıldığını ve Ankara'da sahipsiz sokak hayvanı kalmadığını ilan etti. Bunun üzerine böyle bir tartışma başladı.
Halbuki bu çalışmalar geçen yıl, 15 Mart 2025 tarihi itibarıyla sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili sürecin başlamasıyla yürütülüyordu. Bugün, zirveden önce tamamlanmış oldu."
"ORAN OLARAK YÜZDE 88'E GELDİK"
"51 ilimizde, yani İl Özel İdaresi'nin olduğu 51 ilde bu süreç zaten tamamlanmıştı. Büyükşehirlerimizde ise çalışmalar devam ediyordu. Ankara da bunu tam zirve öncesinde tamamlamış oldu.
Çalışmaların geçen yıl 15 Mart tarihi itibarıyla başladığını söylemiştim. İlk olarak 51 ilimizde, yani İl Özel İdaresi'nin olduğu illerde başladı. Temmuz ayı içerisinde de büyükşehirlerde bu süreç başlatıldı. Büyükşehirlerle ilgili karar da temmuz ayı içerisinde verilmiş oldu.
Şu anda tüm Türkiye'de, 81 vilayetimiz açısından düşünüldüğünde sokak hayvanlarının yüzde 88'i toplanmış durumda. Oran olarak yüzde 88'e geldik. Geriye yüzde 12'lik bir oran kaldı."
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
"İçişleri Bakanlığı olarak bu konuda bizim de üzerimize düşen görevler var. Terörsüz Türkiye süreci dediğimizde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Sayın Devlet Bahçeli'nin de güçlü desteğiyle devlet politikası haline gelen ve yürüyen bir süreç var.
Biz de İçişleri Bakanlığı olarak bu süreci akamete uğratmaya yönelik bir sabotaj, bir provokasyon olmasın diye çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi ve terörsüz bölgeyi konuşuyor. Adım adım normalleşelim diye birtakım çalışmalar yapıyoruz."
"BUNLARIN DEVAM ETMESİ Mİ GEREKİR Mİ, KALDIRILMASI MI GEREKİR Mİ?"
"Ben göreve başladığımda şöyle bir talimat vermiştim: Doğu ve Güneydoğu'da yaklaşık 8 sene görev yaptım. Orada arama noktaları var, yol kontrol noktaları var. Artık Terörsüz Türkiye süreciyle beraber bunların da gözden geçirilmesi gerektiğini, görevini tamamlamış bazı yol kontrol noktalarının ve arama noktalarının kaldırılması gerektiğini bütün valiliklerimize bildirdim.
Bu çalışmalar neticesinde biz 2 bin 763 yol kontrol noktasını veya sabit noktayı kaldırdık. Hatta şu anda müfettişlerimiz yine sahada çalışıyor. Kalanları da gözden geçiriyorlar. "Bunların devam etmesi mi gerekir mi, kaldırılması mı gerekir mi?" diye sivil bir gözle tekrar bakıyoruz.
Bu çalışmalar kapsamında Şemdinli'de de artık fonksiyonu kalmamış, görevini tamamlamış bir konteyner yol kontrol noktasını kaldırmışlar. Buna dair bir haberdi. NATO Zirvesi ile yakından uzaktan alakası yok."
TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARINA İKNA YOLUYLA TESLİM OLMAYA YÖNELİK ÇALIŞMA
"Bununla ilgili mesela terör örgütü mensuplarını ikna yoluyla teslim olmaya yönelik bir çalışmamız var. Terör örgütü 12 Mayıs 2025'te silah bırakmıştı, malumlarınız. O günden bugüne kadar 219 terör örgütü mensubunun ikna edilerek teslim olması sağlandı. Bunların 134'ü bu yıl, yani 6 aylık süre içerisinde teslim oldu."
"İSRAİL FİLİSTİN'DE SOYKIRIM YAPIYOR"
"Filistin örnek verelim. Orada güvenlik tam manasıyla sağlanabiliyor mu, sağlanamıyor. Sağlanamıyor. Çünkü İsrail sürekli bombalıyor. Gece gündüz bombalıyor, soykırım yapıyor. Hastaneyi de bombalıyor, okulu da bombalıyor, sığınakları da bombalıyor. Yani insanlar orada en temel hakları olan yaşam hakkını bile güvende hissetmiyorlar."
"GÜVENLİĞİN OLMADIĞI YERDE ÖZGÜRLÜKTE OLMAZ"
"Güvenliğin olmadığı bir yerde hiçbir özgürlük de rahat kullanılamaz. Biz bu meseleye bu perspektifle yaklaşıyoruz. İnsanımız yolda, sokakta, caddede, gecenin herhangi bir vaktinde ıssız bir yerde, eğer hür olarak dolaşabiliyorsa, özgür olarak dolaşabiliyorsa bu güvenliğin bir neticesidir.
Güvenlik sağlandığı için, güven ortamı yeniden tesis edildiği için bugün Cudi Dağı'nda etkinlik yapılabiliyor. Bölgede önceden böyle bir etkinlik düzenlemek hayal gibi bir şeydi.
Bugün insanlar hiçbir endişe duymadan, Türkiye'nin her yerine rahatlıkla gidebiliyorlar. İşte bu güvenliğin sağlanması neticesinde olan bir durum.
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge anlayışı daha da yaygınlaştıkça, güvenlik daha da arttıkça bölgemizdeki hareketliliğin, turizmin ve insan hareketliliğinin daha da artacağını düşünüyoruz."
YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE
"Önceden klasik mafya örgütlenmeleri vardı biliyorsunuz. Siyah giyinirler, siyah gözlük takarlar, başlarında bir mafya lideri olurdu. Bir örgütlenmeleri, merkezleri vardı. Belli alanlarda faaliyet yürütürlerdi. Bunlara ise yeni nesil suç örgütleri, organize suç çeteleri veya şehir eşkıyaları diyoruz. Bunlar klasik mafya örgütlenmelerinden farklı. Giyim tarzları değişik.
Bunlarda mesela hızlı zengin olma arzusu var. Kısa süre içerisinde zengin olma, lüks bir yaşam sürdürme tutkuları var. Silahlarla poz veriyorlar, köpek gezdiriyorlar. Bazen birbirleriyle mücadele ettikleri de oluyor. Yani bunların belli, tek bir liderleri yok.
Bunların çok fazla lideri olabiliyor, birden fazla örgüt başı olabiliyor. Tek eylemlik eleman kiralayabiliyorlar. Özellikle yaşı küçük çocukları, suça sürüklenen çocuk dediğimiz 15-18 yaş aralığındaki çocukları kullanabiliyorlar.
Kendilerine tek eylemlik eleman kiralıyorlar, onlara eylem yaptırıyorlar. Genellikle internet üzerinden veya sosyal medya üzerinden örgütleniyorlar. Örgütü oradan yönetiyorlar, para trafiğini oradan yönetiyorlar, elemanı oradan devşiriyorlar."
"SIKIŞTIKLARINDA YURT DIŞINA KAÇIYORLAR"
"Bunlar hep yeni nesil suç örgütlerinin özelliklerinden. Sıkıştıklarında da yurt dışına kaçıyorlar. Şu anda Yunanistan'da, Gürcistan'da, Fransa'da, Almanya'da bunların kaçtıklarını ve oralarda bulunduklarını sayılarıyla beraber biliyoruz.
İşte yeni nesil suç örgütü dediğimiz yapı budur. İnsanların evini kurşunlatıyor, arabasını kurşunlatıyor, tehdit ediyor, haraç istiyor, sokağın hakkını istiyor."
"YILIN İLK 6 AYINDA 478 SUÇ ÖRGÜTÜNE YÖNELİK 1272 OPERASYON YAPTIK"
"Ben göreve geldiğimde iki konunun üzerinde duracağımızı söylemiştim. Birincisi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadele. Bunu en önemli konulardan biri olarak ilan ettik. İkincisi de uyuşturucuyla mücadele. O da ülkemizin kanayan yaralarından biri, mücadele edilmesi gereken alanlardan biri.
Bu yıl yeni nesil suç örgütleriyle ilgili mücadelemizi de artırdık. Örnek veriyorum; bu yılın ilk 6 ayında 478 suç örgütüne yönelik bin 272 operasyon yaptık.
Bunların bazıları yerel çeteler, yerel suç örgütleri; bazıları ise ulusal çapta faaliyet gösteren yapılar. Ancak ister yerelde olsun ister ulusal çapta faaliyet göstersin, bunlara kesinlikle faaliyet alanı bırakmayacağız. Bunların tamamını tasfiye edeceğiz.
Bu mücadele konusunda son derece kararlıyız. Yurt dışına kaçanlar varsa da onları kaçtıkları yerlerde kırmızı bülten veya difüzyon mesajı çıkarılmak suretiyle yakalayıp adalete teslim edeceğiz.
Hem İçişleri Bakanlığımız hem de Adalet Bakanlığımız son derece kararlı. Zaten birlikte çalışıyoruz. İş birliği ve güç birliği yaptık. Bu yeni nesil suç örgütlerini tasfiye edeceğiz.
Küçük yaşta çocuklar var. 15-18 yaşındaki çocuklardan faydalanıyorlar. Tek eylemlik eleman kiralayabiliyorlar. Onlara para veriyorlar, bir eylem yaptırıyorlar. Yaşı da küçük olduğundan dolayı yasadaki birtakım boşluklardan faydalanabiliyorlar.
Bu kişilerin genellikle eğitim düzeyi düşük, parçalanmış ailelerden gelen, anne ve babası ayrılmış çocuklardan oluştuğunu görüyoruz. Dolayısıyla bunlarla mücadeleyi bırakmayacağız. Sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Hedefimiz, bu yılın sonunda bunların büyük kısmını tamamen çökertmek."


