Üst üste yapılan yolsuzluk, rüşvet ve irtikap operasyonlarıyla köşeye sıkışan CHP yönetimi, belediyelerine yönelik suçlamalara cevap vermek yerine operasyonların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmesinin kanuna aykırı olduğu iddiasında.
Miting meydanlarında "Yargıya müdahale" söylemiyle seçmeninin dikkatini belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet hadiselerinden dağıtmaya çalışan CHP yönetimine cevap hukukçulardan geldi.
"Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri gereğince yetki meselesi kamu düzenine ilişkin mutlak bir unsur değildir. Bu nedenle soruşturmaların İstanbul’da yürütülmesi herhangi bir hukuka aykırılık teşkil etmemektedir." diyen hukukçular, "CMK’nın 13. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralı, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlarda eylemin birden fazla yerde gerçekleşmesi durumunda, ilk usul işleminin yapıldığı yerin yetkili olacağını açıkça ortaya koymaktadır." diye de belirtiyor.
"CHP'nin iddiaları dezenformasyo"
CHP'li belediyelerdeki rüşvet, yolsuzluk ve benzeri iddialarla alakalı ilk soruşturmayı başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olduğundan, yetki konusunda herhangi bir tartışma bulunmadığına dikkat çeken hukukçular, kamuoyunda dolaşıma sokulan aksi yöndeki iddiaların açıkça dezenformasyon niteliği taşıdığını vurguluyorlar.
Söz konusu soruşturmaların İstanbul merkezli yürütülmesinin temel nedeni, özellikle bazı soruşturmalarda ilk delillerin kamuoyunda “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” veya “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” olarak bilinen çıkar amaçlı suç örgütlerine yönelik İstanbul’da başlatılan soruşturmalar kapsamında elde edilmiş olması.
Suçtan elden edilen maddi menfaatler İstanbul'da toplandı
Her ne kadar soruşturmaya konu belediye başkanları farklı illerde görev yapıyor olsa da, suçtan elde edilen maddi menfaatlerin önemli bir kısmının aracılar vasıtasıyla İstanbul’da toplandığı da tespit edilmesi ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadelerin bütüncül şekilde değerlendirilmesinin gerekliliği, bazı soruşturmaların tek merkezden yürütülmesini de zorunlu kılması hukukçular tarafından ifade ediliyor.
Ayrıca hukukçular, geçmişte de olduğu gibi birden fazla soruşturma ya da davada hukuki ya da fiili irtibat varsa bu davalar birleştirilmesine kanuna ayrkırı bir durum olmadığını hatırlatıp, soruşturma ve yargılamaların daha sağlıklı yapılabilmesi ve delillerin birlikte eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesi açısından bazı büyük ve kapsamlı soruşturma ve davaların birlikte görülmesi uygulama açısından bir zorunluluk olduğunu vurguluyorlar. Aksi durumda, başta suç örgütleri olmak üzere çoğunlukla farklı illeri de kapsamına alan şüphelilerin savunmaları bütüncül bir açıdan değil; ferdi olarak değerlendirilecek şüpheli veya sanığın savunmalarının aksi çürütülemeyeceğini, dolayısıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu soruşturmaları yürütüyor olması hem hukuka hem de usul kurallarına uygun bir durum olduğunu ifade ettiler.


