Açıklamada, İsrail askerleri ve İsraillilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlarının yanı sıra fanatik Yahudilerin ibadet kitaplarını caminin avlusuna sokması ve burada dini ritüeller gerçekleştirmesine izin verilmesine tepki gösterildi.
Hamas, Mescid-i Aksa'ya giriş ve ibadet kısıtlamalarının yanı sıra kutsal mekanın "zaman ve mekan bakımından bölünmesine" yönelik girişimlerin sürdüğünü savundu.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Yahudilerin ibadet kitaplarını Mescid-i Aksa'nın avlusuna sokmasına ve burada düzenli şekilde dini ritüeller gerçekleştirmesine izin vermesinin, caminin kutsallığını ve tarihi İslami kimliğini hedef alan bir adım olduğu belirtildi.
Açıklamada, 1969'da Mescid-i Aksa'nın yakılması, Kudüs ve kutsal mekanın İslami kimliğine yönelik sürecin "tehlikeli bir dönüm noktası" olarak nitelendirildi.
Hamas, Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğinin değiştirilmesi, özelliklerinin dönüştürülmesi, ibadet alanlarının zaman ve mekan bakımından bölünmesi veya avlusundaki Yahudi dini ritüellerinin meşrulaştırılmasına yönelik girişimlerin başarısızlığa uğrayacağını ifade etti.
FİLİSTİNLİLERE AKSA'DA VARLIKLARINI GÜÇLENDİRME ÇAĞRISI
Hamas ayrıca Kudüs, işgal altındaki Batı Şeria ve İsrail sınırları içinde yaşayan Filistinlilere Mescid-i Aksa'daki varlıklarını güçlendirme çağrısında bulundu.
Arap ve İslam ülkelerinden de İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik uygulamalarını ve planlarını durdurmak için ciddi adımlar atmaları istendi.
Son dönemde bazı İsraillilerin hahamların eşliğinde Mescid-i Aksa'ya girerek doğu bölümünde toplu dini ritüeller gerçekleştirdiği, bazılarının ise Yahudilerin dua kitabı olarak bilinen sidurları beraberinde taşıdığı belirtildi.


