Türkiye ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Fuar öncesinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan Haluk Bayraktar, SAHA İstanbul’un 27 üyeyle başladığı yolculuğun bugün 1300’ü aşkın üyeye ulaşarak Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmelerinden biri haline geldiğini söyledi.
2018’de ilk kez düzenlenen fuarın başlangıçta 170 firma ve 5 bin metrekarelik alanda gerçekleştirildiğini belirten Bayraktar, bu yıl 1700’den fazla firmanın katılımının beklendiğini ifade etti. Katılımcı şirketlerin yaklaşık 260’ının yabancı firmalardan oluşacağını kaydetti.
Ziyaretçi sayısındaki büyümeye de dikkat çeken Bayraktar, ilk fuarı 10 bin kişinin ziyaret ettiğini hatırlatarak, bu yıl 200 bini aşkın ziyaretçi beklediklerini dile getirdi.
Bayraktar, 2024 yılında düzenlenen fuarda savunma sanayisi için önemli bir ihracat başarısı yakalandığını vurgulayarak, SAHA kapsamında 6,2 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandığını söyledi. Bu yıl hedeflerinin en az 8 milyar dolarlık ihracat anlaşmasına ulaşmak olduğunu belirtti.
Savunma sanayisinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu dile getiren Bayraktar, bu kapsamda 81 ilde drone üretim ve eğitim merkezleri kurmayı planladıklarını açıkladı. En büyük merkezin İstanbul’da kurulacağını belirten Bayraktar, bu merkezlerin gençlerin teknoloji alanında eğitim alabileceği ve drone geliştirme süreçlerine katılabileceği açık bir ekosistem oluşturacağını ifade etti.
Bayraktar, SAHA 2026’dan elde edilecek gelirlerin bu merkezlerin kurulmasında kullanılacağını belirterek, “Bu sayede Türkiye genelinde kısa sürede milyonlarca drone üretebilecek bir kapasiteye ulaşmak mümkün olacak.” dedi.
Toplantıda savunma sanayisi temsilcileri de sektördeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Yardımcısı Murat İkinci, Türkiye’nin geniş bir savunma sanayisi ekosistemine sahip olduğunu ve özellikle tedarik zinciri açısından Avrupa’ya kıyasla çok daha dinamik bir yapı sunduğunu söyledi.


