Gazeteci Kemal Öztürk, Dışişleri Bakanı Fidan'ın Körfez turunda yaşananları yazdı

0
Gazeteci Kemal Öztürk, Dışişleri Bakanı Fidan'ın Körfez turunda yaşananları yazdı
"Hakan Fidan Türkiye yolunda uçakta biz gazetecilere şunu söyledi: “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, her şeyi yeniden inşa etmemiz gerekecek. Bölge ülkeleriyle daha yakın, daha güçlü ilişkiler kurarak, kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz inşallah.”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçtiğimiz hafta, çatışmaların ortasında Körfez ülkelerinde temaslarda bulundu. Bakan Fidan'ın ziyaretlerini takip eden gazeteciler arasında bulunan Kemal Öztürk kendi internet sitesinde ziyarette yaşananları yazdı:

 Hakan Fidan’ın Körfez Turunun Perde Arkası

Yangın bölgesine doğru uçan bir uçaktayız. Hem de dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la beraber. Uçak Suudi Arabistan’a gidiyor ama sanki değişen dünya sisteminin etkisiyle bu kez rotası çok farklı. Önceden Ankara’dan kalkar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ürdün ve orada Riyad’a giderdi.

Farklı Bir Rota İzledi Bakanın Uçağı

Fakat şimdi o güzergahda ya füzeler ya savaş uçakları uçuyor.

Bu nedenle Bakan ve heyetini taşıyan uçak Ankara’dan kalkıp Akdeniz üzerinde uçtu, oradan Mısır’a ve sonra Kızıldeniz üzerinden Suudi Arabistan topraklarına girdi.

Rotamızın doğu kısmında İsrail’e İran’dan atılan füzeler, İran’a doğru uçan savaş uçakları var. Rotanın güneydoğusunda ise meşhur Hürmüz boğazının girişini kapattığı Basra körfezinde ise yangın var: Körfez ülkeleri İran’ın misilleme saldırısı altında.

İşte Bakan Fidan’ın niyeti uçağı o yangın bölgesine götürmek Suudi Arabistan’ı, Katar’ı, BAE’yi ziyaret etmek… Bunun için bütün ülkeler uçağın takip edeceği özel hava koridorları oluşturdu ve uçak o koridorları takip etti.

Bakanın Konvoyu Üzerinden Geçen Roketler

Riyad’a inip otele geldikten kısa bir süre sonra yangın yerinin nasıl olduğunu gördük. Bakan Fidan’la birlikte otel lobisinde sohbet ederken birden telefonlarımızda daha önce duymadığımız bir alarm sesi çaldı ve sonra Arapça İngilizce bir mesaj düştü ekrana. “Bulunduğunuz yer tehdit altında güvenli bir yere gidin.” Otelde herkes sığınaklara giderken, görevliler Bakanın ve bizim de ısrarla sığınaklara inmemizi istedi ancak kimse inmedi.

Sanırım ilk defa o zaman patlama seslerini duyduk, bu sesleri iki gün boyunca duymaya devam edecektik. İşin tuhaf olan kısmı şuydu ki Hakan Fidan toplantı yerine giderken havada füzeleri görmüş ve sonra patlama seslerini duymuştu.

Toplantı yerinde 12 ülkenin dışişleri bakanları farklı odalarda ikili görüşmelere başlamıştı. Türkiye ve Pakistan bakanları karşılıklı görüşürken Hakan Fidan’ın ekibi İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin acil aradığını söyleyerek toplantıyı böldüler. Fidan cep telefonu kulağına götürürken dron saldırısına karşı atılan füzeler havadan geçiyor ve patlamalar duyuluyordu o esnada. Belki de dünyada eşine az rastlanır bir durumdu bu.

Fidan, telefonda Arakçi’ye şunları söyledi, “Beni telefonla arayıp bir yandan da tepemize füze atıyorsun, böyle mi hoş geldin diyorsun? Bari biz buradayken atmayın.”

O esnada karşısında oturan Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar eliyle gökyüzünü işaret edip, “Bir tanesi daha geçiyor.” diye katıldı telefon görüşmesine. İşin ilginç yanı Arakçi Hakan Fidan’dan tansiyonu düşürmesini, İran’a karşı sert açıklamalar yapılmamasını rica etmek için aramıştı. Fakat aynı zamanda füzeleri göndererek ne yapmak istediklerini anlayan olmadı.

Kısacası kimsenin tahmin edemeyeceği gariplikler yaşanıyordu 19 Mart 2026 tarihinde Riyad’da.

Son Diplomatik Uyarı, Risk Çok Arttı

Toplantı başladığında tüm bakanların atılan bu füzeler karşısında şaşkınlık ve öfke içinde olduğu görüldü. Hakan Fidan’ın Türkiye’den gelirken tansiyonu düşürme planları, İran’ın füzeleriyle vurulmuş ve yok olmuştu. Tepesine füze atılan birinden yumuşak bir metin yazmasını kimse isteyemezdi sanırım ama Hakan Fidan ve Pakistan dışişleri bakanı tansiyonu düşürme görüşlerini muhataplarına yine de iletti.

Toplantı sonucunda sert sayılabilecek bir metin çıktı. Hakan Fidan toplantı sonrasında uçakta gazetecilere durumu değerlendirirken gazete manşetini üç kelimeyle verdi: “Son diplomatik uyarı.” Toplantıdaki ülkeler, özellikle yoğun füze atılanların sabrı taşmıştı ve askeri seçenekleri dile getiriyorlardı artık.

Bizim bir gün içinde yaşadığımız füze saldırısı altındaki hayatı 20 gündür yaşamıştı körfez ülkeleri. Yüzlerce füze patlamış ve hayatı olumsuz etkilemişti. Sanırım İran’ın misillemeleri artık aşırı doz olmuş ve ülkelerin sabrı taşmıştı. Hakan Fidan bu durumun askeri bir çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği sorusuna şu cevabı verdi uçak Riyad’dan Katar’a doğru hareket halindeyken: “Risk çok arttı.”

“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak”

Katar’a defalarca gelmiştik, burada da havadaki gerginliği ve stresi hissedebiliyorduk. Bu Türk ve Katar dışişleri bakanlarının ortak basın toplantısına da yansımıştı. Mesajlar sert ve kararlıydı.

Körfezin daha derinliğine ve en çok füze atılan ülkesi BAE’ye giderken havaalanında uçak 40 dakika bekledi kalkmak için. Hava trafiği değil de havadaki askeri hareketlilik bekletti bu kez sanırım.

Hakan Fidan ve beraberindeki heyet krizde en büyük travmayı yaşayan BAE’de Devlet Başkanı Zayed ve tüm yetkilerle tek başına görüştü. Heyet son derece şık havaalanında dönmesini bekledi. Görüşme yeri ve görüşülen kişiler gizli tutulmuştu.

Hakan Fidan 3 günlük körfez turunu tamamlayıp öğleden sonra uçağı Abu Dabi’den ayrılıncaya kadar bölgedeki alarmlar çalmaya, füzeler düşmeye, uçaklar sorti yapmaya devam etti.

Olağanüstü günlerde, son derece kritik ve önemli bir ziyaret düzenlenmişti, fakat bu gezi 20 gündür devam eden savaşta bir dönüm noktası anlamına da gelebilirdi.

Hakan Fidan Türkiye yolunda uçakta biz gazetecilere şunu söyledi: “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, her şeyi yeniden inşa etmemiz gerekecek. Bölge ülkeleriyle daha yakın, daha güçlü ilişkiler kurarak, kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz inşallah.”

Kaynak: https://kemalozturk.com.tr/blog/hakan-fidanin-korfez-turunun-perde-arkasi/

Yorum Yazın